• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Adnan YILDIZ > Yer Adları Meselesi
Yer Adları Meselesi
Adnan YILDIZ
Yazar Adnan YILDIZ   
Pazartesi, 25 Mayıs 2009 20:01

Yer adları milletlerin kimliğinin aynalarıdır. Bu yüzden her millet yurt edindikleri yerlere kendi değerlerinin damgasını taşıyan adlar vermişlerdir. Dağ, tepe, yaylak, ırmak v.s gibi her arazi parçasına verilen isimler tesadüfi değildir. Bilerek, düşünülerek ve bir geleneğe uyularak verilmiştir.

Bazı dönemlerde yer adları yenileriyle değiştirilmiştir veya söylenişinde farklılıklar oluşmuştur. Bu değişiklik gerekçelerinin başında ise o yerin adının verilmesi sebeplerinin ortadan kalkması gelmektedir. Dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de yer adları bazı dönemlerde bu gibi değişikliklere uğramıştır. Bu değişikliklerden bir tanesi de Osmanlı devletinin son yıllarında gerçekleştirilmiştir.

Osmanlı devletinin zayıfladığı yıllar olan XIX. yüzyılın ilk yarısından sonrası, aynı zamanda ayrılıkçı haraketlerin güçlendiği yıllardır. Bu durumu engellemek amacıyla “Osmanlıcılık” uygun bir ideoloji olarak görülmüştür. Ancak Hristiyanların yanında Müslüman toplulukların da ayrılma isteklerinin güçlenmesi sonucunda bu ideoloji bir çare olamamış aksine süreci hızlandıran bir hal almıştır. Osmanlı ülkesinin bir Türk-Müslüman devleti olduğunu hatıra getirebilecek düzenlemelerin yapılmasıyla bu durum önlenmeye çalışılmıştır. Nitekim etnik bölücülüğün had safhaya vardığı Birinci Dünya Savaşı öncesinde dönemin idarecileri bu gibi tedbirleri almak zorunda kalmışlardır. Bu tedbirlerden bir tanesi de yer isimlerinin değiştirilmesi çalışmalarıdır.

Bu dönemde Dahiliye Nezareti tarafından değişik vilayetlerde komisyonlar kurularak, “etnik ve dini çağırımlar yapan” ve “milli terbiyeye aykırı” yer adlarının değiştirilmesi kararını almıştır. Bu konuda 1915 yılında Enver Paşa’nın yayınladığı yer adları ile ilgili emirnamenin birinci maddesi şu şekildedir.

“Osmanlı memleketinde, Ermenice, Rumca veya Bulgarca, hasılı İslam olmayan milletlerin lisanıyla anılan vilayet, sancak, kasaba, köy, dağ, nehir isimlerinin Türkçeye tahvili uygulamasının süratle gerçekleştirilmesi gerekmektedir.” (Bkz.Ayhan Yüksel, “Trabzon Vilayetinde Yer Adlarını ve İdari Yapıyı Değiştirme Girişimleri” Doğu Karadeniz Araştırmaları, s.21)

Bu emirnameye uygun olarak vilayetlerde kurulan komisyonlar çalışmalar yapmıştır. Komisyonların hazırladıkları listelerde önerdikleri isimler Dahiliye Nezaretince bir değerlendirilmeye tabi tutulmuş uygun görülmeyenler listeden çıkarılmıştır.

Değişiklik gerekçesinin en başında gelen ayrımcılığı çağrıştıracak adların değiştirilmesi gelmektedir. Adı geçen listeden bu tip isimlere birkaç örnek verecek olursak,

Ordu ilinde bugün “Taşbaşı” olan yer o zamanlar üç isimle anılmaktaydı. “Taşbaşı İslam”, “Taşbaşı Rum”, “Taşbaşı Ermeni”. Bunların sonundaki ayrım ifade eden adlar kaldırılarak, sonucunda “Taşbaşı” adına dönüştürülmüştür. Yada “Saraycık İslam” ,”Saraycık”olmuştur. “Bahariye maa nahiye”; “Baharlı” olmuştur. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Yukarıda da belirtildiği üzere bu değişikliklerde tek amaç ayırımcılığı ortadan kaldırmaya yöneliktir.

Cumhuriyet döneminde de bazı tarihlerde yer adlarında bazı değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

Yer adlarının değiştirilmesi esasında hassas bir konudur. Burada önemli olan hangi amaca yönelik olduğu ve ortaya çıkaracağı sonuçlardır. Bazen bir yer adının değiştirilmesi zaruret haline gelebilir. Mesela zamanında farklı anlamlar ifade eden “Domalan”, “Dönmeler” gibi birçok yer adı, bu gün orada yaşayanları rahatsız edecek bir anlam ifade etmiş ve değiştirilmiştir. Bu değişikliğin ileride tarihi bağlantılarının kurulması aşamasında bir olumsuzluk ortaya çıkaracağı da bir gerçektir. Ancak amaç açısından değerlendirildiğinde konunun hassaslığı ortaya çıkmaktadır.

Bu hassas konu son zamanlarda yine ülke gündemine taşınmıştır. Eski adlara geri dönülmesi yönünde bazı fikirler ileri atılmaktadır. Ancak bugüne kadar gerçekleştirilen yer adları değişikliklerinde eski adlara dönüş gibi bir süreç yaşanmamıştır. Dünyada da örnekleri bildiğimiz kadarıyla yok gibidir. Varsayalım böyle bir süreç başlatıldı, burada ölçü nasıl konacaktır. Mesela, ne kadar eskiye kadar gidilecektir. Bütün bölgeler için geçerli olacak mıdır? İki yüz yıl önceki adı geri verdiğiniz de, beşyüz yıl önceki bir başka adı da başkaları talep ettiğinde verilebilecek midir.? Verilecekse hangi adı geri verilecektir. İlk medeniyetlerin verdiği adlara da dönülecek midir? Yada Taşbaşı Mahallesi Taşbaşı Ermeni veya Taşbaşı Rum diye tekrar verilebilecek midir?. Şu anda köy adları olarak düşünülen değişikliğin yarın iller içinde düşünülmeyeceğinin ölçüsü ne olacaktır. Mesela; bu durumda İstanbul “Konstantin “ veya “Dersaadet” olabilecek midir?

Velhasıl eski yer adlarına geri dönüş meselesinin, hangi amaçla olursa olsun çok daha büyük meseleleri beraberinde getireceği aşikardır.

Adnan YILDIZ
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızn alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (1)Add Comment
TARTIŞILMASI YANLIŞ
Yazar hasan düzgün, Haziran 12, 2009
Benim köyümün eski adı ŞERAH dır şimdilerde UZUNGÖL olarak anılıyor ben uzungölün daha ünlü olduğunu söyleyebilirim dünya tanımış turizm merkezi oldu Beni zerre kadar ilgilendirmiyor ben eski adını özlüyorum çünkü eski adı ile birlikte doğal yapısınıda istiyorum milliyetçilik bekasının yol açtığı bu ırkçı düzenlemeleri asla doğru bulmuyorum bizler herşeyi bozan millet olarak eskilere özlem duymayacağızda kimler duysun uygulama yanlıştır doğru değildir enazından cumhuriyet döneminde yerleşik isimlerin korunması sınır kabuledilebilir diye düşünüyorum.

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 
Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...