• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Birol BAHADIR > Ne Olacak Bu Fındığın Hali?
Ne Olacak Bu Fındığın Hali?
Birol BAHADIR
Yazar Birol BAHADIR   
Cuma, 15 Eylül 2006 20:29

İlk başta herkese selam ve saygılarımı iletiyor ve yazıma üniversitedeyken bir hocamın anlattıklarıyla başlamak istiyorum.Kendisi yıllarca ABD’de çalışmış bir insandı. ABD’nin bir çok yerini dolaşmış bir kişi.

ABD’nin petrol kaynağının bulunduğu Teksas eyaleti de bu gittiği yerlerden biri. Bir tepeden petrol kuyularının olduğu yere doğru bakmış. Neredeyse 100 Petrol kuyusundan sadece 2 ya da 3’ünden petrol çıkartılıyormuş. Bunun nedeni ise; ABD’nin dünyada petrol fiyatlarının düşmesini istemeyişi. Aynı zamanda kendi rezervlerini korumaya çalışması...

Yine bu hocamız ABD’nin en çok buğday ürettiği eyaletini de (ismini hatırlayamıyorum) gezmiş. Uçsuz bucaksız buğday tarlaları varmış. Hatta o kadar çok buğday biçme makinesi çalışıyormuş ki arabanın camlarını kapatmasına rağmen içerisi yine de buğday  samanlarıyla dolmuş. Ama bu buğday tarlaları aniden bir yerde kesilmiş. Oralarda köylülere ait bomboş tarlalar varmış. ABD bu boş tarlalarda köylünün üretim yapmaması halinde sanki üretim yapıyorlarmış gibi aynen parasını ödeyeceğini vadediyormuş. E haliyle de köylü parası ödenen yerde neden bir daha zahmet çeksin ki? Boş tarladan üretim yapmadan parasını almaya devam ediyorlar tabii ki...

Peki sizce ABD neden böyle bir uygulama yapıyor? Dünya da buğday fiyatlarının düşmemesi için...

Bakınız, ne kadar ABD’yi sevmesek te adamlar gelişmiş bir ülke ve yöneticileri kafalarını çok iyi kullanıyor. Üretim yönetiminde o kadar ileriye gitmişler ki ; üretim de herşeyi en ufak parçasına kadar hesaba katıyorlar.

Peki Türkiye ne yapıyor? Hepimizin yakından ilgilendiği fındık konusunda olduğu gibi üreticiyi başıboş bırakmış... İsteyen istediği yere boş bulduğu toprağa fındık dikiyor.Devlet hiç karışmıyor bile. Kocaelinden taa düzceye kadar, yukarılarındaki Zonguldağa kadar bir alan genişliğinde fındık ekimine hiç karışmıyor.

Bu yörelerde üretilen fındık zaten çok kalitesiz ve randımansız. Geçen sene yöremizde bizzat kendi şahit olduğum olaylar var. Mesela; çoğu kişi ormanlıklarını kesip yerine fındık dikti.

Torul’dan Kürtün’e kadar fındık dikildi. Kocaeli'nde fındık tarlaları aşırı derecede arttı.

Bu duruma neden devletimiz müdahale etmiyor? İşte müdahale etmediği için bugün fındık serbest piyasada TMO'nun da fiyatı açıklamamasıyla birlikte 3 YTL'ye düşmüş durumda. Dün aldığım bir habere göre ise; fındığa 2,8 TL veren tüccar da varmış. Peki ülkemizde bu konuda ne yapılması gerekli?

İlk olarak Kocaeli-Düzce hattındaki fındık üretimini yasaklayacak. Bu illerimizdeki fındık üreticisinin yapabileceği başka işler zaten vardır. Toprakları verimlidir, sanayileri gelişmiştir. Fakat Doğu Karadenizde tek geçim kaynağı fındıktır. Toprakta başka çeşit üretim yapamaz yöremizin insanı. En önemlisi arazi yapısı tarıma elverişli değil. Sanayimiz ise hepimizin malumu gelişmemiş. Bir ara kivi üretilebilir denerek çok komik bir alternatif sunulmuştu. Kivinin dünya üzerindeki değeri ve geçerliliği nedir ki biz kivi üretelim? Fındığın ise dünya bazında değeri herkesin malumu.

İkinci olarak; Doğu Karadenizli fındık üreticisinin üretim alanlarına yenilerini eklemesi engellenmelidir. Böylece üretim sabit bir miktara çekilip fiyatın yükseltilmesi sağlanmalıdır. Bundan hem üretici hemde devlet oldukça iyi para kazanacaktır.

Üçüncü olarak;  fındık alımı yapan ve fiyat veren kurumlar ya da devletin bizzat kendisi fındığın satılabileceği yeni pazarlar aramaya koyulmalıdır. Bugün Çin'e, Kanada’ya ve Rusya’ya ne kadar fındık ihraç edebiliyoruz ki?

Fındık yağlı bir besindir. Soğuk ülkelerde yaşayan insanlar bu besini mutlaka daha çok tüketecektir. Örneğin bir İskandinavya, Rusya ve Kanada gibi oldukça soğuk ve geniş topraklara sahip ülkelerdeki insanlara fındığımızı ne kadar tattırabildik? Bu ülkelerdeki insanlara nasıl fındık tüketme alışkanlığı getirebileceğimizi sorgulamalıyız.

Dördüncüsü; fındığı işleyerek de ihraç etmeye çalışmalıyız. Türkiye’nin ihraç ettiği  fındığın %80'i naturel iç fındık olarak çuvalla ihraç edilmektedir. Geri kalan %20'si ise işlenerek ihraç edilmektedir. Eğer işlenmiş fındık da ihraç etmeye çalışırsak gelişmemiş ve sürekli göç veren Doğu Karadeniz bölgesinde fındık işleme fabrikalarının sayısı artacak, buna paralel olarak göç ve işsizlik azalacak, ülkedeki istihdam oranı ve gelir düzeyi artacaktır. Satılamayan fındıklar yağ yapılacağı yere işlenerek satılmaya çalışılmalıdır. Türkiye'de fındık fiyatları sürekli dalgalandığı için fındık işleme sanayii sermaye birikimi yaparak gelişemez. Gelişmesi için hammaddede istikrar gereklidir. Geçen sene fındığa verilen fiyat 7,5 YTL... Aradan daha bir sene geçmeden fındığın fiyatı 2,5 TL ye düştü. Diyelim ki; bir fındık işleme sanayicisi fındığı 7 YTL den üreticiden aldı. 5 ay sonra fındığın fiyatı 3 YTL ye indi. Sanayici büyük zarar etmiş olur. Bu duruma hiçbir sanayici ayak uyduramaz ve dayanamaz. Fındık üç seneden fazla bekletilemez, ikinci senenin sonunda acılaşmaya başlar. Biz fındıkları ne yaptık? Orduda soya işlemek için kurulan Ordu Soya Yağı fabrikasına yolladık. Soya yerine acı fındık yağı ürettik...

Beşinci olarak; fındık üreticisini bilinçlendirmeliyiz. Bugün ülkemizde fındık çoğu üretici tarafından son derece bilinçsiz şekilde üretilmektedir. Mesela; farklı fındık çeşitleri yetişen fındık ağaçları fındık tarlalarından üreticiler tarafından kesilerek çıkarılmaktadır. Bu her yönden yanlıştır. Her fındıklıkta farklı tozlayıcıya sahip fındık ağacı çeşitleri bulunmalıdır. Böylece fındıkta; farklı çeşitler arasında tozlaşma olacak ve kalite standartları artacaktır. Aynı zamanda fındığın toplandıktan ve patoza attırıldıktan sonra kurutulmasında ve saklanmasında naylon tenteler değil "jüt" diye tabir edilen tenteler kullanılmalı, sonra fındık jüt çuvallarda saklanmalıdır. Aksi takdirde alfatoksin oluşumu ve küflenme kaçınılmaz olur. Fakat çoğu üreticimiz halen daha naylon çuvallar ve tenteler kullanmaktadır.

Fındığa verilen 4 TL fiyat az mıdır ya da çok mudur tartışması yapmak istemiyorum. Biz bugüne kadar fındık için ne yapmışız ki o bize ne versin? Bugüne kadar fındıkla ilgili  ne tür çalışmalar yapılmış?Yapıldıysa bile kime ne kadar ulaştırılmış? Bakınız; fındığa verilecek fiyattan edilen zararı hesaplayan hükümetlerimiz ve kurumlarımız bazı şeyleri hiç
düşünmemişler.

Mesela; diyelim ki fındığa 5,5 TL fiyat verilmesi halinde 50 milyon dolar zarar edildi. Bu zarar fındığa düşük fiyat verilerek kapatılamaz. Eğer düşük fiyat verilerek kapatıldığını düşünenler varsa çok büyük yanlış içerisindediler. Fiyatı düşük vermekle 50 milyon dolar zarardan kurtulunmaz aksine çok daha büyük zarar girilir. Yeterli para kazanamayan üretici batıya veya yurtdışına göç etmek zorundadır. Bu göçün masrafına devlet fazlasıyla katlanacaktır. Sigorta ve sağlık harcamaları artacak, yeşil kartlı sayısı daha da çoğalacaktır. Fındığa bağlı yöremizde ticari ve sosyal hayat duracak bu da piyasalarda durgunluğa yol açacaktır.Velhasıl bunlar gibi piyasayı etkileyecek bir çok ekonomik sorun ortaya çıkacaktır.

Birol BAHADIR
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar