• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Birol BAHADIR > Popülerleşen Doğu Karadeniz Kültürü
Popülerleşen Doğu Karadeniz Kültürü
Birol BAHADIR
Yazar Birol BAHADIR   
Pazar, 18 Kasım 2007 20:53

Karadeniz kültürü son 2-3 senedir popülerleşti. Popülerleşmeye ve ilgi görmeye başlayınca ben sevinmiştim. Ama daha sonra gördüm ki bu popülerleşme Karadeniz kültürünün yararına değil tamamen zararına oldu. Bu durumdan en büyük zararı ve darbeyi yiyen taraf ise yine Karadeniz ve Karadenizliler oldu.

Popülerleşen kültürün ranta dönüşmesi sonucu, Karadeniz kültüründe yer alan bazı kalemler bir bir farklı unsurlar tarafından sahiplenilmeye başlandı. Mutlak amaç Karadeniz kültürünü sahiplenmek ve yaymaktan çıktı, Karadeniz kültüründen bir şeyler koparma hevesine dönüştü.

Popülerleşen Karadeniz Kültüründen herkes en yüksek maddi ve manevi çıkarı elde etmek için sonu kötüye giden bir yarışa girmiş bulunmaktadır.

Peki, Karadenizliler neden kültürlerini beraber sahiplenemiyor konusuna gelirsek; aslında benim bu konuda söyleyecek pek bir şeyim yok. Karadenizliler hiçbir zaman birlik beraberlik içinde bulunmamışlardır ve bulunamazlarda. Karadeniz insanının karakteristik yapısı buna engel teşkil eder.

Karadeniz öyle bir bölge haline geldi ki; aynı ilde bulunanlar ilçeler arası, aynı ilçede bulunanlar köyler arası, aynı yaylada bulunanlar ise obalar ya da mezereler arası rekabete girişir hale geldiler. Hatta son olarak Yusuf Kurt Hocamızın yazılarına gelen yorumları okudukça şoka girdim. Yok efendim horonda nerede oynanır, Kemençe kimindir, yok Kadırga kimin neyin hangi beldenin şenlikleri daha güzel, hangi oba olmadan Kadırga olmazmış gibi ipe sapa gelmeyen yorumları okumaktan ben utandım.  İşin en ilginç tarafı bu tür yorumları yapanlar Of ile Beşikdüzü insanı değil, aksine aynı yaylanın farklı obalarına mensup insanlar. Yani ayrışım öyle bir hale gelmiş ki ilçeler ya da iller arası savaş artık obalar bazına inmiş.

Popülerleşen Karadeniz Kültürü Karadeniz’e yarar getireceğine sadece insanların şahsi ihtirasları nedeniyle geri dönülmez saçma bir sürece doğru ilerlemektedir, Allah sonumuzu hayırlı etsin.  Kendi fikrime göre bu kavganın temelinde göç vardır.  Karadeniz insanı bölgede geçimini sağlayamayınca büyük şehirlere göç etmişlerdir. Kültürlerini de büyük şehirlere taşımışlardır. Göç eden birinci nesil kültürel açıdan herhangi bir problem yaşamazken, ikinci nesil ve üçüncü nesil kişilik ve kimlik bunalımına girmiştir.

Yaşadığı yer, memleket diye bildiği yerden farklı olunca " Ben nereye aitim? " gibi sorulara cevap arayan öteki nesiller, bu bunalımdan çıkmak için, Karadeniz’e ait bazı değerleri sadece kendi iline, ilçesine hatta çok komiktir ki köyüne, obasına, mezeresine ait görmeye ya da göstermeye gayret etmektedir. Velhasıl lafı fazla döndürüp dolaştırmaya gerek yok. Karadenizliler hiçbir zaman birlik olamazlar, olmaları da mümkün değildir.

Birlik için atılan her adım aksine uçurumlar yaratmaya devam etmektedir. Hayatında hiçbir zaman yaylacı olmamış, bir yazını bile mezerede geçirmemiş (tatil amaçlı olarak değil) üç beş kere Kadırga’ya ya gitmiş ya gitmemiş insanlar bile ahkâm kesmeye devam ediyor. Birlik beraberliğin sağlanması için bu kültürü gerçekten özümsemiş ve yaşamış insanların bir araya gelmesi şarttır. Dernekçilik çatısı altında birleşmenin bize hiçbir yarar getirmediğini gördük. Bunun için başka başka formüller ortaya atmamız gerekmektedir. Ha, bu formüller bir işe yarayacak mıdır? Tabii ki hayır... Ama sadece bu kültürü ve bu işi iyi bilen iyi yaşayan ya da yaşamış insanların birlik ve beraberlik içinde bulunması çok iyi olacaktır. Yoksa başta dediğim gibi Karadeniz için birlik beraberlik gibi kelimeler çok anlamsız.

Söz gümüşse sukut altındır. Karadenizli’nin her konu hakkında yorum yapmayı bırakması lazım. Bilen derdini anlatamıyor bilemeyen ya da az bilen ise bir yerlerden kendine pay biçmeye çalışıyor.

Ben ilk başta ne yapabilirim sorusunun cevabı yukarıdadır.

Saygılarımla.

Birol BAHADIR
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar