• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Birol BAHADIR > Biyomas Enerjisi ve Fındık
Biyomas Enerjisi ve Fındık
Birol BAHADIR
Yazar Birol BAHADIR   
Cumartesi, 14 Şubat 2009 21:00

12 Şubat 2009 tarihli Sabah gazetesi haberinde Karadenizli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ‘in Yenilenebilir Enerji Yasası üzerinde çalışma yaptıklarına dair açıklamaları okuduk.

Gerçekten Türkiye’nin böyle bir yasaya ihtiyacı var. Yenilenebilir enerji konulu çalışmalarda gelişmiş ülkeleri çok geriden takip ediyoruz. Yani israfçı bir toplumuz. Dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkeleri belki de zenginliklerini uyguladıkları sıkı tasarruf sayesinde sürdürüyorlar. Türkiye’de bildiğiniz üzere artık KYOTO protokolüne dâhil olacak. İşte bu protokolle birlikte yenilenebilir enerji konusuna çok daha fazla eğilmemiz gerekliliği ortaya çıkacak. Bakan Güler KYOTO süreciyle birlikte enerji verimliliği yani EN-VER projesini hayata geçireceklerini beyan ediyor.

Bu projeyle birlikte Güneş ve rüzgâr enerjisinden en iyi şekilde yararlanmak amacıyla elli (50) üniversitede oluşturulan elli (50) grubun çalışmalar yapmaya başladığını söyleyen Bakan Güler; aynı zamanda “Güneş enerjisinde de harikulade bir zenginliğe sahibiz. Bunların farkına yeni vardık. Burada da 56 bin megavat doğal gaz santrali kuracak bir potansiyel var'' diye dikkat çekici bir açıklamada da bulundu. Açıklamalarının devamında ise “'Boşa akan sularda 1600 proje, 6 Keban barajı yapacak kadar proje başlattık. Şimdi bu çalışmalar yürüyor'' görüşünü ifade eden Bakan Güler, jeotermal kaynaklarda da yoğun bir çalışma yürütüldüğünü, yerin altındaki kaynakları hayata dahil etmeye çalıştıklarını anlattı. Güler, ''Bundan hem enerji üreteceğiz, hem de karbon ticaretinden para kazanacağız'' dedi. 

EN-VER projesinde bölgemizi çok yakından ilgilendiren bir konudan da bahsedilmiş. Biyomas enerjisi ve Fındık…

İlk başta biyomasın tanımından başlayalım. Biyomas, ısı veren biyolojik kaynaklara verilen bir isim. Örnek olarak doğalgaz, kömür, kuru yapraklar, odun biyomas enerji kaynaklarıdır. Daha geniş bir tanım olarak ise; dönüştürülmüş enerji üretmek için yararlanılan organik kökenli maddelere, genel bir terimle biyomas ve bunlardan elde edilen enerjiye ise, biyomas enerjisi adı verilmektedir. Biyomas enerji kaynakları küresel enerji ihtiyacının %10’nu , kentte yaşayanların %30’unu ve köyde,kırsal kesimde yaşayanların %90’nını karşılar.

Bu tanımlar ve kısa açıklamalardan sonra EN-VER projesiyle birlikte Fındıktan nasıl   Biyomas enerjisi elde edilerek ısı ihtiyacımızın giderilmeye çalışacağını Bakan Güler’in açıklamalarından okuyalım:

“Ben Karadenizliyim, Karadeniz'de 750 bin ton fındık üretilir, 750 bin ton da bunun kapsülü var. Kabuğunu saymıyorum. Bu da durduğu yerde çürür. Görürsünüz zaten gaz çıkar. O gazın aynı zamanda bir kısmı metandır, bir kısmı diğer kimyasallar, uçucu-yanıcı gazlardır. Bunlar ziyan oluyor, bunlar aynı zamanda karbondioksit kaynağı. Yani olayı hep kömür santrallerinden çıkan dumanlar olarak bakmamalıyız. Durup dururken çürüyen, yaprağından, orman ürünlerinden, mısır, pamuk atıklarından, bunların çoğu maalesef enerjiye dönüşmeden kirletici olarak gidiyor. “

Fındık tarımının ülkemize kazandırabileceği ek bir yarar. Hem de uğruna savaşların çıktığı ve krizlerin yaşandığı enerji ile ilgili.

Aslında hepimiz biliriz, fındığın kabukları Giresun’da, Ordu’da, Trabzon’da yakacak olarak da köylülerce kullanılır. Ama tabii ki burada önemli olan ve bakanımızın anlatmak istediği bu kullanımın sanayi bazında gerçekleştirilmesiyle hem Karadenizliye ek gelir sağlamak hem de ülkenin enerji ihtiyacını %100 fındık artıklarından %100 yerli enerjiye dönüştürmek ve kullanımını yaygınlaştırmaktır. Ülkemizin en büyük %100 yerli ihraç kaynağı olan fındıktan %100 yerli enerji kaynağı üretimi çalışmaları EN-VER projesiyle hayata geçirilmeye çalışılacaktır. KYOTO protokolüne imza atmamızla bitlikte bu tür çalışmalar sözde kalmayacak ve bir gereklilik haline gelecektir.

KYOTO protokolünden Karadenizlinin kıvrak zekâsı mutlaka bu tür çalışmalarla daha fazla yarar sağlamaya çalışacaktır. herşeyi fırsatlara çevirmeyi çok iyi bilen bölgemiz insanı devletimizin de desteğiyle KYOTO’dan olumlu fırsatlar elde edecektir.

Birol BAHADIR
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar