| Fındığa Teşvik Şart |
| Birol BAHADIR |
| Yazar Birol BAHADIR |
| Cumartesi, 29 Ekim 2011 21:32 |
|
Geçtiğimiz günlerde 2010-2011 ihracat rakamların açıklanmasının ardından fındık ihracatında son otuz yılın fındık ihracat rekorunun kırıldığını öğrenmiş olduk. Yapılan ihracat ve elde edilen gelirin Türkiye'nin bu alandaki en yüksek rakamı olduğunu görüyoruz. 2010-2011 yılı için 281 bin 330 ton fındık ihracatı yapan Türkiye’nin, fındık ihracatından elde edilen geliri ise 1 milyar 700 milyon dolar gibi ciddi ve dikkat çekici bir rakamdır. Son otuz yılda ise ülke olarak fındıktan 23,5 milyar dolara yakın gelir elde ettik. İhraç ettiğimiz fındığın yüzde 60'ı natürel, yüzde 40'ı ise işlenmiştir. Natürel fındık; fındıkkabuğundan ayrılmış fındık demektir. İşlenmişe örnek verecek olursak kavrulmuş ya da çikolata vb fabrikalara gönderilen fındıklardan bahsedebiliriz. Dünya fındık ihtiyacının yüzde 75'ini tek başına karşılayan Türkiye'de ise fındık üretimiyle ilgili uygulanan ya da duyduğumuz belirli bir teşvik yok. Eğer fındıkta teşviği arttırabilirsek yurtdışına daha çok işlenmiş fındık ihraç eder daha çok katma değer kazabiliriz. Türk fındığının büyük çoğunluğunun natürel olarak ihraç edildiğine göre işlenmiş ya da hammaddeye dönüşen fındığın katma değerini ise maalesef ihraç ettiğimiz ülkeler kazanıyor. Fındık ihracatçısına ya da işleme fabrikalarına daha çok destek ve teşvik verip bu kata değerini kendimiz geri almaya çalışmalıyız. Kafalarımız belirli rakamların oluşması açısından aşağıdaki tabloda yer alan işlenmiş ve natürel fındık ihraç ve üretim bilgilerini yayınlıyorum. Ürün Cinslerine Göre Türkiye Fındık İhracatı
Kaynak: Karadeniz İhracatçı Birlikleri Giresun Dünyada fındık % 70 oranında çikolata, % 15 pasta ve şekerleme, % 10 çerez olarak ve % 5 diğer alanlarda tüketilmektedir. En büyük ihraç pazarımız Avrupa birliği ülkeleri olup, toplam ihracatımızın % 82,3’nü kapsamaktadır. AB ülkeleri içerisinde Almanya % 30,2’lik payla ilk sırayı almaktadır. Son yıllarda üreticiye yeterli olmasa da dönüm başına destekleme yapılıyor. Diğer bölgeler kadar biz maalesef destek alamıyoruz. Çünkü yöremiz insanı bugüne kadar oy potansiyeli olarak görülmedi. Kim mevcutta güçlüyse biz onun tarafındaydık ve halen daha öyleyiz. Bundan dolayı hazır oy deposu görülen bölgemiz haklı da olarak ihmal edilmektedir. Mesela; Diyarbakırlı çiftçiye makine ve ekipman, mazot desteği veriliyor, ama doğu Karadeniz’deki fındık üreticisine verilmiyor. Mardin'in Kızıltepe ilçesine maliyeti 25 milyon dolar olan Hububat ve Ticaret Merkezi yapılmaya başlanıyor ama doğu Karadeniz’e fındıkla ilgili herhangi bir merkez açılmıyor. Doğu Karadenizli fındık ihracatçısına özel bir teşvik ile aslında fındıktan elde ettiğimiz gelirin kat be kat üzerinde bir gelir elde edebiliriz. Bu aralar her yerde duyduğumuz meşhur cari açığımızın yüksek olmasının nedenlerinden biri de ülkemizde fındığın stratejik bir ürün olarak görülmemesinden ve yeterli destek ve teşviklerin verilmemesinden kaynaklandığını iddia etsek yanılmış da olmayız. Birol BAHADIR Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net’in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 628 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|