Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Kasım 20, 2008, 15:47:55 ÖS
13104 Mesaj 1087 Konu Gönderen: 641 Üye
Son üye: arif bal
Sayfa: [1] 2 3 ... 10

 1 
 : Bugün 13:17:39 
Başlatan uğur_aydın61 - Son mesaj Gönderen: şimal
Doğru dersin gardaşım
Hep umutla bekledik
Şimdi Erkan abiyi
Mevlaya yolcu ettik


 2 
 : Bugün 13:16:25 
Başlatan Elevili - Son mesaj Gönderen: şimal
kocer: köpeğin yemek yediği kap... smiley

 3 
 : Bugün 10:17:20 
Başlatan Zuğaşi Nena - Son mesaj Gönderen: dutxuri

  Kim  ne  derse  desin Bizim  insanımız  (Karadenizliler)  eğlenmesini  biliyor  yavv  smiley   TULUM  sesi  duymaları  yeter  Yer  Mekan  fark  etmez  horon  için  smiley

 4 
 : Bugün 10:15:06 
Başlatan Sungur - Son mesaj Gönderen: dutxuri

  Allah  rahmey  eylesin  Mekanı  Cennet  Olsun  sad

 5 
 : Bugün 08:18:28 
Başlatan Sungur - Son mesaj Gönderen: since 1299

Şimdiye kadar katıldığım cenaze sayısını inanın hatırlamıyorum.

Akrabamdan, mahalle, okul, askerlik ve iş arkadaşlarımdan veya hiç tanımadığım, namaz kıldığım herhangi bir camide tesadüfen rastladığım onlarca cenaze namazı, en son hangi cenazede de ağladığımı da hatırlamıyorum. Belki de 33 sene önce rahmetli dedemin cenazesiydi her hal. Her ölüm bir vaka-i hak lakin ahh o ayrılık olmasa.

Dün Erkan Ocaklı ’ın cenaze namazına giderken, biliyordum öyle bir cemaat olacaktı ki o cemaat o avluya sığmayacaktı. Nitekim bırakın avluyu yollara, caddelere sığmadı.

İstanbul “Altunuzade”ye verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı binlerce özürler diliyoruz. İnanın İstanbullular inanın çok geçerli bir mazeretimiz vardı. “Temel emice”, “kösedayı”,” Ayşe nene”, “emiceoğli dursun”, “Aga Niyazi” , “Oflihoca”, “Yakupreis”, “mollaisiin”,“Fadimehala” ama illede binlerce “Emine” toplandık orada. Ama inanın çok büyük mazeretimiz vardı.

"Tarihe tanıklık etmek" için toplandık orada.
“Affola”

Ne mutlu bana, tarihe tanıklık etmek bu imiş demek.

Okunan “Sala” ya kadar sanki bir barbekü partisindeyiz, bir kokteyl havası hakim. Erkan ağabey iç avluda saçak altında yatıyor. Gelenler büyüğü, küçüğü önce Erkan ağabeylerinin, yanına uğruyor bir selam veriyor, tabutuna kâh elini kâh yüzünü sürüyor. Erkan ağabeyde o güleç yüzlü fotoğrafıyla “hoşkeldunuz uşaklar” diyor gelenlere sanki. Kıyafetlerde hakim olan “kara renk” de olmasa cenazemi, düğünmü belli değil.

Taaki namaz kılındı, helâllıklar büyük çoşku ve içtenlikle verildi, tabut omuzlara alındı. Tekbirler eşliğinde götürülmek isteniyor. Fakat o arada ilginç şeyler oluyor, hiç kimse yerinden kımıldamıyor. Evet, sıkışıklık, izdiham var fakat bu başka bir şey, hiç kimse kımıldamak istemiyor, gayri ihtiyari tabuta yol vermek istemiyor, “Erkan ağabey biraz daha ne olur biraz daha kal” der gibi

O ara Erkan ağabey "uşaklar etmayin yolcu yolunda gerek" der misali, tabutun baş tarafı bir küheylan edasıyla şaha kalktı (hâlbuki tabutun önündekiler hep kısa boylu, en baştaki de Türüt) , nafile cemaat sanki barikat kurmuş yol vermiyordu. Fakat emir çok çok büyük yerden, o zaman avuçlar üzerinde sanki karadenizde yüzen güvertesi kırmızı beyaz, bordosu yeşil bir taka gibi süzüldü gitti Erkan ağabey. Bayrak direğinde bir bordomavi flaması eksik.

Karadenizi YETİM, ÖKSÜZ bırakarak.

Biz olmayan haklarımızı helal ettik, sende hakkını helal eyle ERKAN OCAKLI ağabey sende.
       
İsmet BABAOĞLU

 6 
 : Kasım 19, 2008, 19:39:00 ÖS 
Başlatan Sungur - Son mesaj Gönderen: şimal
Toprağı bol olsun...
Öğrendiğimde acayip bir hisse kapıldım.
Buzdolabını açmış benim meşhur "kolot peynir"lerinden birini elime almıştım. Aklıma Şimal geldi, gülümsedim. Ardından eşim yaklaştı ve haberi verdi. Yine gözümün önüne Şimal geldi... Çok kötü oldum.
İçtenliğin için sağol Gölköylu..

 7 
 : Kasım 19, 2008, 00:15:51 ÖÖ 
Başlatan Elevili - Son mesaj Gönderen: sahinaydin4152
Değerli Sungur şimdi Ordu-Giresun ağzı olarak adlandırılan bu ağız Ordu ağızını araştıran ve benimde hemşerim olan Prof. Dr. Necati Demir ve bu konu üzerinde çalışan diğer dil bilimciler tarafından verilmiş ve bilmsel olarak da böyle kabul edilmiş bir addır.Bu ağız Ağasardan başlar ve Termenin bazı köylerine kadar ilerler ve bu bölgede son bulur.Samsun'un Terme ilçesinden sonraki ilçelerinde ağız özelliklerinde sapmalar olduğu için bu bölge yani Terme ve sonrası (batısı) Ordu-Giresun ağzı kapsamına girmez.Ancak tabi ki bu ağızın etkilediği bölgeler mevcuttur.Sizde bunlara örnek vermişsiniz.Mesudiye ilçesi benim ilime bağlı olduğu için gelin ona değinelim.Mesudiye ilinde de elbette bazı kelimeleri duymak normaldir.Ancak söyleniş açısından Ordu-Giresun ağzının etkilediği bölgeden farklıdır ve farklı bir başlıkta değerlendirilir.Çünkü Mesudiye,Alucra ve Şebinkarahisar yani Kelkit vadisi denilen bölge sahil ilçelerine göre (onlar bize Canikli) derler farklılık gösterir.

Ben şahsen Ordu-Giresun ağzını klasik Karadenizlilerin ağzı sanılan ama elbette olmayan Trabzon ağzından daha fazla severim.Elbette Trabzon ağzı da çok hoş hatta deyinmiştim babannem tarafından Yomralı epey bir akrabamız da var onların konuşmalarını dinlemek de çok keyifli ama Ordu-Giresun ağzı bana daha hoş geliyor.Trabzonlu arkadaşlar kızmasın. smiley Hoş kızılacak bir şey de yok sanırım.

Bu kadar geniş bir coğrafyada konuşulan bir aksanın Türkiye genelinde neredeyse hiç bilinmemesi şayan-ı hayrettir ve bence sebepleri incelenmelidir.
 
demişsiniz.Pek çok hocamız bu ağızın etkilediği bölgeye varana kadar çalışmalarını yapmışlar ancak sizde takdir edersiniz ki popüler kültür ortada ne bilim bırakta ne de işe yarar başka birşey.Ancak sizin bizim gibi kültür hayranı ve araştırmacıları bulup ortaya çıkarıp duyurabiliyor.

Şu sıralar sizin Ağasarlıların gözde olduğu bir dönemdeyiz.İnanın çok hoşuma gidiyor sizin bölgenizden çıkan türkücüler.Onlarda kendimizden çok şeyler buluyoruz.En başta türkülerini söylerken kullndıkları ağız.Tam tamına bizim ağız,bizim kelimeler.Şu sıralar özellikle Ağasarlı Zülfiye yi ve Yaylacıyı dinliyorum.Zülfiye için biz köyümüzden biri diyoruz.Türkülerini de nerdeyse ezberledim.Bazen yakın akrabalarım yanında söylüyorum.Onlarda sanıyor atma türkü atıyorum devamını da onlar getiriyor.Ama bu türküler Trabzon ağzıyla olsa tamamlamıyorlar,türkünün devamını getirmiyorlar çünkü sahiplenemiyorlar çok ilginç ama. :-)Türkülerin içerisinde tanıdık, tanıdığı bırakın birebir kendi kullandıkları kelimeleri bulunca dayanamayıp türküye eşlik ediyorlar. smiley

Geçende karadeniz kanallarından birinde Ağasarlı Zülfiye yi izliyorum babam dedi bu bizim oralı mı. smiley Dedim yok o Ağasarlı. smiley İşte böyle.Bence kültürlerin benzemesinde, kullanılan ortak ağızın çok önemli bir yeri var.İnşallah bundan sonra Karadeniz Bölgesi ile araştırma yapanlar daha dikkatli çalışırlar ve bölgeyi daha iyi analiz ederler.Doğru ve sağlam bilgilere ulaşırlar

İyi akşamlar.

 8 
 : Kasım 18, 2008, 22:43:33 ÖS 
Başlatan Elevili - Son mesaj Gönderen: Sungur

Elbette bilgim var çünkü ben Ağasarlıyım. smiley

Sayın Şahin Aydın, Şalpazarı’nda sizin Ordu-Giresun ağzı diye tanımladığınız şive konuşulur. “Sizin tanımladığınız” derken katılmadığımı ima etmiyorum, muhtelif isimler verildiği için öyle ifade etmeyi tercih ettim.

Şalpazarı bu şivenin doğu sınırıdır ve Ağasar Deresi’nin doğu yakasının hemen arkasında bilinen Trabzon şivesi başlar. Yıllar önce bir cemiyette tıpkı Şalpazarı’nın yüksek köyleri gibi konuşan birini görüp doğrudan “Hangi köydensiniz? Doğancı? Dorukkiriş?” diye sormuş ve muhatabımdan şaşkın bakışlar eşliğinde “Ordu-Perşembeliyim” cevabını almıştım. smiley

Sadece Trabzon’un batısı, Giresun ve Ordu değil söz konusu olan. Helle, cırıtta, gendeme, baldıran, peğ gibi kelimeleri taa Almus’ta, Mesudiye’de bulunca nasıl şaşırdığımı anlatamam.

Bu kadar geniş bir coğrafyada konuşulan bir aksanın Türkiye genelinde neredeyse hiç bilinmemesi şayan-ı hayrettir ve bence sebepleri incelenmelidir.










 9 
 : Kasım 18, 2008, 13:41:16 ÖS 
Başlatan Trabzonli - Son mesaj Gönderen: eren179
bu arada bu dizi neden bu kadar kısa sürüyor???

 10 
 : Kasım 18, 2008, 13:40:12 ÖS 
Başlatan Sungur - Son mesaj Gönderen: köylü kızı

Bugün cenazedeydik. Tarifi zor bir izdiham vardı orada. Capitol’ün önündeki yol uzunca bir süre trafiğe kapandı, cenaze de bir o kadar zaman avluda beklemek zorunda kaldı.

Cemaatin çeşitliliği son derece anlamlıydı. 80 yaşındaki hacı dededen sosyetik giyimli hanımlara, İstanbul valisinden Beykoz’un köyünde oturan halam kızına kadar herkes oradaydı. Karadeniz gibi son yıllara kadar komşu derede yaşayan insanların birbirini tanımadığı bir coğrafyada böyle bir ortak payda tutturabilmek her yiğidin harcı değil gerçekten.

Allah gani gani rahmet eylesin.

Cenazeye katılmayı hiç aklımdan geçirmemişken bi arkadaşımı acil hastaneye götürmek için yola çıkınca tevafuk ettik Altunizade'deki izdihama. Uzunca bir süre trafikte kalınca cenaze törenine gelen değişik kesimlerden insanları müşahede ettik bizde. Herkese nasip olmayacak bir topluluktu. Mekanı cennet olsun...

Sayfa: [1] 2 3 ... 10