|
91
: Aralık 29, 2008, 16:06:51 ÖS
|
|
Başlatan FATSALi 52,5 - Son mesaj Gönderen: FATSALi 52,5
|
|
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, 'modern batı uygarlığı' vaat edenlerin dünyayı krize soktuğunu söyledi.
SP Genel Başkanı Kurtulmuş, partisinin Karadeniz gezisinin ilk başlangıç yeri olan memleketi Ünye'den 'Saadet Türkiye' buluşmasını başlattı. Belediye Gösteri Salonu'nda yapılan toplantıda partililere hitap eden Numan Kurtulmuş, "Karadeniz halkı eğer doğru karar verip yerinden şöyle bir kalkarsa, Türkiye üzerindeki kara bulutları kaldırır ve Saadet Türkiye buluşmasının buradan başlamasının gerçek gücünü göstereceğine inanıyorum" dedi.
Türkiye'yi kendi değerleriyle, kökleriyle buluşturmayı hedeflediklerini kaydeden Kurtulmuş, "Dünyaya hakim olanlar, modern Batı uygarlığı vaadedenler, şimdi dünyayı krize sokmaktadırlar. Bunun yanında bütün insanlığı krize sürükleyip kirletiyorlar. İşte Türkiye'nin Milli Görüşü sayesinde bunu değiştireceğiz. Bu değişim sizlerin gücü ve Saadet Partisi'nin geleceğe olan inancı ve azmiyle sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada hakim olacaktır" diye konuştu.
1990'lı yıllarda Berlin Duvarı yıkılınca "Dünyada savaş ve zulüm bitecek" dendiğini hatırlatan Numan Kurtulmuş, "Aradan geçen 18 yıla rağmen halen gözyaşı ve katliamlar dinmedi. Bosna'da, Afganistan'da ve hemen yanımızda Irak'ta yapılanlar unutulmadı. 2. Dünya Savaşı'ndan fazla insanlar katledildi ve halen devam ediyor. Hani savaşlar bitecekti, masum insanlar ölmeyecekti. Sadece dünyayı biz yöneteceğiz ve demokrasi getireceğiz diyenler, diyenleri Ömerlerle Alileri karşı karşıya getirdi. İnsanlık bir büyük keşmekeşliğin içinde gidiyor" şeklinde konuştu.
Dünyadaki sıkıntının savaşla bitmediğine dikkat çeken SP lideri Kurtulmuş, şunları söyledi: "Toplumda sigara ve alkol almanın yaşı da her geçen gün aşağıya çekiliyor. Kendilerini dünyanın hakimi ilan edenler, baktığımızda Türkiye'de herkesin nabız atışlarını tespit ederiz diyenler, daha Beyaz Saray'ın etrafındaki kendi sokaklarında kartonların üzerinde yatan vatandaşının halini göremezken, bizlere ve dünyaya ben sizi izliyorum süsü veriyorsa, işte bazıları da bunlara kayıtsız şartsız evet derse, yenilgi psikolojisinin altına girmiş ve boyun eğerse yenilgiyi kabullenmiş demektir. İşte tam bu noktada bütün dünyanın yeni bir ses ve yeni bir ele ihtiyacı var. Bunun için sıra Türkiye'de. Biz siyaseti bir partinin amblemi, bayrağı için, belediye başkanı, milletvekili, bakanı veya başbakanı olmak için değil, bütün insanlığın hayrına olsun diye yapıyoruz. Biz halkın rızasını alıp, hak için siyaset yapıyoruz. Eğer bir siyasi partinin kendi köklü bir programı yoksa ve başkalarının idaresi altında çalışıyorsa, o parti yok olmaya mahkumdur."
Dünyadaki mali krize değinen Kurtulmuş, "Bakın dünyada bir kriz var. Daha Türkiye'ye gelmeden krize girdik, dışarısı hapşırsa, biz verem oluyoruz. 2000'li yıldan buyana biz Derviş politikalarıyla yönetiliyoruz. Hala kendi ekonomik politikamız yok. Özelleştirme adı altında bizim iktidar dönemlerimizde yapılan fabrikaları sattılar. Sizin sanayiyle ne işiniz olur, tarıma yönelin, kurtuluşunuz tarımda diyenler, şimdi tarım ürünlerine kota koyup bizlere tarım yaptırmıyorlar. Peki biz ne yapacağız?" diye konuştu.
iha
|
|
|
92
: Aralık 29, 2008, 13:13:05 ÖS
|
|
Başlatan Mjora - Son mesaj Gönderen: şimal
|
İlacın reklam sloganı: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni… Dilber halanın manilerine benzemiş... 
|
|
|
93
: Aralık 29, 2008, 13:10:25 ÖS
|
|
Başlatan _YaLaN_ - Son mesaj Gönderen: şimal
|
Bıldırcın geceleri
Güz çiseleri düşse çimenlere Tüm bedenimizle sucuksu ıslanıversek İsli çıra ışıklarımızda gezinse Zifiri karanlık vadiler
Çırakmanlarımıza yağsa bıldırcınlar Bulguru kurutsa hohor kuşları Fener alayı düzenlesek gelişigüzel Tutuştursak eylül gecelerini
Keyvaneler bakır kazanları assalar zembillere Çoban ateşleri yükselse mertekler boyu Giysilerimizi kurutsak birer birer Cuguda dumanları yaksa gözlerimizi
Şenlense mezere evleri Kurulsa sofralar pekelere Maşrapalara ayranlar dolsa Bıldırcın pilavı ziyafetimiz olsa
boncuk 2006
Köyde bıldırcına gidenler geldi gözümün önüne....Yağmurda düşmeleri,çıkardıkları sesler... Varolun..
|
|
|
94
: Aralık 29, 2008, 13:09:25 ÖS
|
|
Başlatan _YaLaN_ - Son mesaj Gönderen: şimal
|
AĞIR HASTA
Üfleme bana anneciğim korkuyorum Dua edip edip, geceleri. Hastayım ama ne kadar güzel Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri.
Niçin böyle örtmüşler üstümü Çok muntazam, ki bana hüzün verir. Ağarırken uzak rüzgarlar içinde Oyuncaklar gibi şehir.
Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum Ağlıyorsun, nur gibi. Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha Duvardaki resimlerle, nasibi.
Anneciğim, büyüyorum ben şimdi, Büyüyor göllerde kamış. Fakat değnekten atım nerde Kardeşim su versin ona, susamış.
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
Dertlendirdin beni güneşim...Yüreciğine sağlık...
|
|
|
95
: Aralık 29, 2008, 08:54:55 ÖÖ
|
|
Başlatan _YaLaN_ - Son mesaj Gönderen: boncuk
|
|
Bıldırcın geceleri
Güz çiseleri düşse çimenlere Tüm bedenimizle sucuksu ıslanıversek İsli çıra ışıklarımızda gezinse Zifiri karanlık vadiler
Çırakmanlarımıza yağsa bıldırcınlar Bulguru kurutsa hohor kuşları Fener alayı düzenlesek gelişigüzel Tutuştursak eylül gecelerini
Keyvaneler bakır kazanları assalar zembillere Çoban ateşleri yükselse mertekler boyu Giysilerimizi kurutsak birer birer Cuguda dumanları yaksa gözlerimizi
Şenlense mezere evleri Kurulsa sofralar pekelere Maşrapalara ayranlar dolsa Bıldırcın pilavı ziyafetimiz olsa
boncuk 2006
|
|
|
96
: Aralık 29, 2008, 08:34:43 ÖÖ
|
|
Başlatan uğur_aydın61 - Son mesaj Gönderen: şimal
|
sitede gezinirken atmalara bakarum şimal o dertlerune birazda ben katarum
bakup bakup dururum şimal yazduklaruna çok içerden deyısun ne oldu hallaruna
söylemişsın e şimal sevgi defter kapalı niye e şimal niye senin defter kapalı
diyeyım bi kaçtane yanliş anlama beni defterı kapatursen sevgi bulamaz seni
Yazarız dertli dertli Dert ederiz her şeyi Hoşgeldin sitemize Türkücü papakuti Defter i kapatalı Olmuştur uzun yıllar Her şeyin bir sonu var Kışın sonu ilkbahar...
|
|
|
97
: Aralık 29, 2008, 05:06:52 ÖÖ
|
|
Başlatan Elevili - Son mesaj Gönderen: Trabzonli
|
Birde arkadaşlar bu konuyada acıklık getirirlerse sevinirim. el yapımı kemenceyle torna ve benzeri makinalar kullanılarak yapılan kemence arasında fark varmıdır eger varsa ne gibi farklılıklar olur/ olabilir??
selametlan...
Sahsi görüsüm, birtakim aletlerin yardimiyla yapilan kemencenin (ya da herhangi bir enstrümanin) daha iyi bir ses standardina sahip olacagidir. Tabii ustalik burada da kendini göstermeli. Ne derler; "Alet isler, el övünür"
|
|
|
98
: Aralık 28, 2008, 20:08:16 ÖS
|
|
Başlatan _YaLaN_ - Son mesaj Gönderen: boncuk
|
|
Küresünni Kızı
Küresünde bir kız gördüm Gezer sallana-sallana. Sanki bir sona kaz gördüm Üzer sallana-sallana. Kına yakmış ellerine, Heyran oldum dillerine Altın,mihek tellerine Düzer sallana-sallana. Kızıl könçe yaz çiçeyi, Budur gözeller göyçeyi Saçların hindin ipeyi, Bezer sallana-sallana. Dede Katib görsün gözün Misirde Züleyhanın üzün Kaş altında humar gözün Süzer sallana-sallana.
dede katib
|
|
|
99
: Aralık 28, 2008, 16:51:18 ÖS
|
|
Başlatan kiLLik52 - Son mesaj Gönderen: Mesudiyeli Gül
|
|
killik52 bende mesudiyeliyim. sen hangi köyündensin?? ben yukari gökceliyim
|
|
|
100
: Aralık 28, 2008, 16:23:02 ÖS
|
|
Başlatan _YaLaN_ - Son mesaj Gönderen: cadı
|
|
AĞIR HASTA
Üfleme bana anneciğim korkuyorum Dua edip edip, geceleri. Hastayım ama ne kadar güzel Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri.
Niçin böyle örtmüşler üstümü Çok muntazam, ki bana hüzün verir. Ağarırken uzak rüzgarlar içinde Oyuncaklar gibi şehir.
Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum Ağlıyorsun, nur gibi. Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha Duvardaki resimlerle, nasibi.
Anneciğim, büyüyorum ben şimdi, Büyüyor göllerde kamış. Fakat değnekten atım nerde Kardeşim su versin ona, susamış.
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
|
|
|
|