Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ocak 10, 2009, 00:23:13 ÖÖ
13721 Mesaj 1139 Konu Gönderen: 664 Üye
Son üye: mustafaperiloglu
Serander.Net © | Karadeniz Forum Platformu  |  Güncel Konular  |  Türkiye ve Dünyada Neler Oluyor ?  |  Hüseyin Üzmez « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3
Gönderen Konu: Hüseyin Üzmez  (Okunma Sayısı 2249 defa)
61Ready
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 75


« : Mayıs 01, 2008, 17:02:05 ÖS »

üzmez konusunda ne düsünüyorsunuz? ruhat mengi nin bu yazisi ilgimi cekti ve buraya eklemeyi uygun gördüm.


Ruhat Mengi    rmengi@gazetevatan.com


Düpedüz çocuk tecavüzüne, pedofiliye mazeret üretmek için “Hz. Peygamber, karısı Ayşe’yle 9 yaşında evlendi” rivayetini bile ortaya atmak utanmazlık değilse nedir?

O kadar utanmazlık ki bu hatırlatmayı (!) yapanlar sanki iddiaları Kur’an’da yazıyormuş gibi de kendilerinden eminler.

Oysa koca bir ‘YALAN’dır bu... Peygamber’in yaşamını anlatan kitaplarda, sağlam kaynaklarda da yalan olduğu açıkça görülür. Bunu biliyorum ama yine de en güvendiğim din bilimcilerden birine; Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün’e sordum. İşte gönderdiği bilgiler...

“50 yaşındayken karısı Hz. Hatice’yi kaybeden Peygamber arkadaşı Hz. Ebubekir’in kızı Hz. Ayşe’yi istetmiş.

Hz. Peygamber’in bu isteği vahyin başlangıcından 10 yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından 5-6 yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin evlendiği yaşın 17-18 olduğu ortaya çıkar.

Bu konu daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/997)”

Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğu ablası Esma’nın biyografisinden de anlaşılır. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken:

“Esma 100 yaşındayken, hicretin 73. yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde 27 yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre onun da hicrette tam 17 yaşında olması icab eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı. (Hatemül Enbiya Hz. Muhammed ve hayatı, Ali Hikmet Berki, Osman Keskinoğlu, s. 210)”

Artık küçük yaşta çocuklara taciz ve tecavüz sapıklığını “Hz. Peygamber’in evliliği” üzerinden anlaşılır kılmaya çalışanlar sesini kessin.

Utanmıyorlarsa, günahtan da mı korkmuyorlar yahu!

Aydın cumhuriyet kadını ve din!



Nasıl da karıştırılıyor kafalar... Bir yanda 80’ine gelmiş bir adamın 14 yaşındaki kıza tecavüzü gibi vahşet denecek bir olaya bin çeşit kılıf uydurma çabaları, bir yanda Hz. Peygamber’in, Hz. Ayşe ile “9 yaşında iken” evlendiğini iler sürenler...
Utanmadan, sıkılmadan “Hüseyin Üzmez belki nikah kıymıştır, o zaman suç sayılmaz” diyenler, olayı çetelere bağlayanlar bile var.
Son olarak “kızın tecavüzle ilgili bir şikayeti olmadığı, açıklamaların komplo olduğu” bacanağı tarafından anlatılmış.
Demek ki kızı korkutarak ifadesini geri aldıracaklar, anlaşılan o... Türkiye gibi çivisi çıkmış, dürüstlüğün, adaletin mumla arandığı bir ülkede bunlar artık kimseyi şaşırtmıyor.
Olaya “Azgın teke sendromu” gibi sempatik başlıklar atanları bile gördük. “Azgın teke”, her ne kadar başlı başına iğrenç bir benzetme olsa da ancak belli bir olgunluğa geldikten, çoluk çocuğa karışıp torun torba sahibi olduktan sonra genç kadınlarla evlenenler için kullanılabilir.
Dedesiyle arkadaş olduğu, torunu yaşında, daha ergenliğe yeni girmiş kızlara tecavüz edenler için değil... Onlara -her kim olursa olsun- ancak sapık veya ahlaksız denebilir.
Söz konusu kişinin gazeteci değil de bir işçi olduğunu düşünün... O durumlarda çocuk tecavüzleri için ne hissediyor, ne yazıyorsak bugün de değişmez, değişemez.
Bunun “dinci camia”, “laik camia” gibi çevre farklılığına göre algılanması da olayın kendisi kadar inanılmaz, kendisi kadar insanlık dışıdır.
Laik olsun, radikal dinci olsun fark etmez, laik bazılarının işine gelip empoze etmeye çalıştığı gibi “inançsız, dinsiz” demek olmadığına göre içinde azıcık Allah korkusu, insanlık duygusu olan herkes böyle bir olayı nefretle karşılar, karşı çıkar. Hiç şüphe yok inançsız ama insanlıktan nasibini almış olanlar da...
Bu nedenle böyle bir olayda bile taraf tutmayı anlamak mümkün değildir... Olsa olsa artık iyice insani değerleri ve her şeyi şaşırdığımıza inanılabilir.
(Devam edeceğiz)
Logged
cadı
Jr. Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 444


« Yanıtla #1 : Mayıs 01, 2008, 17:39:31 ÖS »

bu ve benzeri insanlar
çevrelerine ahlak dersi vermeye çalışırlar, kendilerinden olmayanı kınar, günahkar ilan ederler
ama ilahi adalet bu olsa gerek işe...
gerçek yüzleri ortaya çıkıyor

Logged

the_final_victory
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 67



« Yanıtla #2 : Mayıs 01, 2008, 20:17:35 ÖS »

ruhat mengi kim. kifayetsiz bir yazarın kifayetsiz muhteris endamında zuhur etmiş "karı"sı geliyor aklıma. her şey hakkında az biraz derlediği bilgilerle "gazetecilik" yapmaya çalışan eş gölgesi faydalananı gibi bir tanım bu kadın için yeterli mi? sanmam, ama küfür bana yakışmaz. söyledikleri doğru mu değil mi? bunu tartışmam, çünkü bu zatlar dürüstlükle esnek ilişkiler kurmuşlardır. türban karşıtı olmama rağmen (benim düşüncem bu, tartışmam ama illaki tartışcam diyeni de geri çeviremem) onun eksik güdük, yanıldığı bildiğine yetmeyen türban karşıtı görüşleri midemi bulandırmıştı. tam bir okumuş cahil. aslında böyle medyaya yakışan bir figürdür kendisi.
Logged

the_final_victory
cadı
Jr. Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 444


« Yanıtla #3 : Mayıs 01, 2008, 20:26:16 ÖS »

böyle bir konuda hüseyin üzmez denilen .... eleştirmek yerine ruhat menginin eleştirilmesini anlamadım
Logged

the_final_victory
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 67



« Yanıtla #4 : Mayıs 01, 2008, 20:34:15 ÖS »

mesele şu. herkesin tepki gösterdiği bir konuda bu zatın mesafeli olarak objektif kalabildiğini gösterme kaygısında olduğunu düşünmem ve esasen din konusunda oldukça mesafeli birinin kalkıpta dini referanslar vermesini maksatlı bulmam. Nietzsche!nin dediği gibi "kendine inanmayan her zaman yalan söyler"
bu olay ya da başka bir olay, farketmez. akbaba misali durumdan karlı çıkma telaşında, prim elde etme curcunasında bir mücadele var. başka konu mu yok yazacak. mesela 1 mayıs!!!!!!!!!!
güzel bir konu Smiley
Logged

the_final_victory
61Ready
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 75


« Yanıtla #5 : Mayıs 01, 2008, 22:31:29 ÖS »

bu konunun Türkiyede ne kadar önemli oldugunu biliyor musunuz? sadece 1 tane üzmez yok. dini kesim peygamberimizi örnek gösterip cocuklarin üstüne biner. tabi doguda olan sanirim dinle ilgisi yok mesela güney doguda 12 yasinda ki kizlar kocaya verilir ve 25 yasina kadar etmis bu kizlar 10 cocuk. ekmek yiyecek para yok ama 10 cocuk var. olan kücük kizlara oluyor resmen hayvan yerine koyuluyor kizlar. yazari hedef aldiniz ama bu önemli konu hakkinda ne düsünüyorsunuz? farkinda misiniz "baba beni okula yolla" kampanyasi anca bizim ülkede olur. acaba neden?

bu is ayni cocuk pornosu gibi.
Logged
the_final_victory
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 67



« Yanıtla #6 : Mayıs 01, 2008, 22:53:17 ÖS »

evet. üzmez konusundan hareketle bu konulara seyreylemek oldukça hoş. şimdi doğuda böyle bir durum var, ama bana ne bundan. kızını okula göndermiyor, hayvan gibi muamele ediyor. bana ne!! sanki devlet batıdaki çocuğa gence çok sahip çıkıyormuş da kendimizi bırakıp oraların iyileştirlmesine mi kafa yoracağım bir de. kendi anası babası evladını düşünmüyorsa bana ne bundan. onun derdine ben mi düşeceğim. bazılarının o kadar çok çocuğu var ki adlarını dahi bilmiyor, sonra da kalkıp "devlet bana yardım etsin" diyor utanmadan. sana ben yardım etmem, devletin yardım etmesine de en başta ben karşı çıkarım. vatandaşından dünya kadar vergi alan bir devletin bu vergileri böyle berhava etmesine her sorumlu yurttaş karşı koymalıdır.
 bu arada okula gidince ne olacak o kız çocuğu? durmadan eleştirdiğimiz eğreti eğitimden geçtikten sonra rönesansı mı getirecek köyüne?
komşun, çocuğunu okula göndermese diyecek misiniz "çocuğunu okula göndermelisin" diye. dersen de  o adam "sen mi okutacan" derse ne diyeceksiniz. devlet okulu da olsa okumak paralı.
 ilkokulu bitirecek sonrası......hadi diyelim liseye de gitti........çocuğunu ilkokula bile göndermeye karşı bir adam liseye gönderir mi?  hadi diyelim üniversiteye de gitti.  en fazla bir yığın üniversite öğrencisi gibi ya da mezunu gibi, buna tanıdığım bazı akademisyenleri de ekleyebilirim, yarı cahil olarak kalacak. tek fark iş bulması olabilir. yani sorun iş mi? ya bir durun da ben kendi meramımı anlatayım o zaman. ben işsizim. beni hatırlayan var mı?
hazır meyveleri bırakıp, tohum atalım da mahsül alalım gibi bir kaygının ne kadar saçma olduğunun farkında mısınız?
 doğuda diye oryantalist bir bakışla yardıma muhtaç insanların olduğu bir coğrafyaya sempatiyle bakmak da neyin nesi. ben bunca eğitimime ve donanımıma rağmen işsizsem önce benim sorunum çözülsün. 
« Son Düzenleme: Mayıs 04, 2008, 02:01:58 ÖÖ Gönderen: the_final_victory » Logged

the_final_victory
Sungur
Administrator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1226


« Yanıtla #7 : Mayıs 02, 2008, 00:30:30 ÖÖ »


Hüseyin Üzmez’i 12 sene kadar önce köşe yazılarından tanıdım, ne geçmişi hakkında fazla bilgim vardı ne de kişiliği hakkında… Baktım sık sık abuk subuk şeyler yazıyor, fikri anlamda da bana vereceği bir şey yok, unuttum gitti.

Kendisini doğrudan savunan kimse yok, hâttâ İslamcı kesim yazarlarından bir çoğu “çok genç bir hanımla evli olması, verdiği röportajlarda genç hanımlara karşı zaafı olduğunu açık açık ifade etmesi” vs. gibi sıra dışı özelliklerini sıralıyorlar. Henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı da yok, bir itiraf da… Dolayısıyla temkinli olmakta fevkalade fayda vardır, iftiranın günahı çok büyüktür. Hüseyin Üzmez masum mudur suçlu mudur bilmem. Fakat benim çevremde sonradan iftira olduğu ortaya çıkmış hadiseler gördüm, şahit oldum. Hepsinde de insanlar bir hayli hırpalandılar, zarar gördüler. Suçluysa elbet cezasını çeksin. Masumsa aklansın. Genç hanımıyla ahr-ı ömründe mesut bahtiyar olsun.

Ruhat Mengi’ye gelince. Medyanın neden bu halde olduğu onun şahsında apaçık görünüyor, fazla söze hacet yok. Şu “çocuk tecavüzüne Hz. Peygamber’in karısı Ayşe’yle 9 yaşındayken evlendi” diye mazeret üreten bir tek kişinin adını versin, gazeteye gidip bizzat kendisinden özür dileyeceğim. Hanımefendi herhalde şu (ve benzeri) satırları eksik ya da işine geldiği gibi okudu:

sorun şu ki, 'dindarım' diyen herkesin elinin-belinin-dilinin kabahatini yine İslam çekecektir. Artık bu ülkede erken evlendirilme yöneliminin 'din'den değil gelenekten sadır olduğunu, Ayşe anamızın ise evlilik yaşının 9 değil, 17 ya da 25 olduğu yönünde muhtelif kuvvetli rivayetler bulunduğunu söyleseniz de, fayda vermeyecektir.

Üzücü olan, Güzel Peygamber'le
'sübyancı' kelimesinin aynı cümle içinde kullanılacağı günlerin yakın oluşudur. Yeri gelince Danimarka'daki Peygamber'e hakaret içeren karikatürleri kınamakta milli reflekslerle cevval davranan medyanın da içinde bulunacağı bir koro tarafından hem de…

Ama bu riya psikolojisidir demeyin; sözkonusu Türkiye'deki İslamcıları dövmekse, Peygamber'e saygı da, tutarlılık da teferruat olacaktır. Göreceksiniz.”


Özlem Albayrak, (Yeni Şafak)


Logged
bay_erlik
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34



« Yanıtla #8 : Mayıs 07, 2008, 16:05:25 ÖS »

hüseyin hoca yapmaz öle şey. allah yolunda bir mücahittir. ruhat mengi gibiler her türlü sapkınlığı alenen yaparlar. böyle bir şey çıkınca akbaba gibi saldırıp namus bekçisi kesilirler. kimmiş o ya bir tane yazısını gösterin ki bir şeye benzesin. çakma gazeteci hepsi.
Logged

Kırk çeri ile çin sarayını basan kim di?
O deli kan hangi damarlarda dolaşıyor şimdi?
Trabzonli
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 618



WWW
« Yanıtla #9 : Mayıs 07, 2008, 19:27:45 ÖS »

Hüseyin Üzmez hukuken suclu degilse de, tutuklanip cezaevine konmus bir zanlidir. Her iki tarafin da önce yargilama sonucunu beklemesi gerekirdi. Vakit Gazetesi yazarlari genel hatlariyla "Yaptiysa yaziklar olsun" derken, tabii bir yandan da olanlara anlam verememekte ve "insallah dogru degildir" demektedirler.

Tuhaf olan, medyadaki karsit görüslü yazarlarin "Yuh size, bunu da savunuyorsunuz" seklinde bir okudugunu anlamamazlik tutumu sergilemesi.

Vakit Gazetesi nin en üst yetkilisi yine "Eger dogruysa gazeteyle ilisigi kesilir, gazeteye sokmayiz" mealinde birseyler söylüyor. Aciklamanin icinden bir cümle secip "Yuh, yaziklar olsun" deniyor.
Logged

"Bir çivi yüzünden bir nal kaybedildi‚ bir nal yüzünden bir at kaybedildi‚ bir at yüzünden bir komutan kaybedildi ve düşman tarafından işgal edildiler‚ katledildiler; hepsi önemsenmeyen bir çivi yüzünden..." 

Benjamin Franklin
61Ready
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 75


« Yanıtla #10 : Mayıs 07, 2008, 23:32:54 ÖS »

bana ne!! sanki devlet batıdaki çocuğa gence çok sahip çıkıyormuş da kendimizi bırakıp oraların iyileştirlmesine mi kafa yoracağım bir de. kendi anası babası evladını düşünmüyorsa bana ne bundan. onun derdine ben mi düşeceğim. bazılarının o kadar çok çocuğu var ki adlarını dahi bilmiyor, sonra da kalkıp "devlet bana yardım etsin" diyor utanmadan. sana ben yardım etmem, devletin yardım etmesine de en başta ben karşı çıkarım.
iste doguda bu yapi devletin basina bela oluyor. babalarda ekmek icin para yok ama 10 cocuk var.dediginiz gibi "devlet bana yardim etsin" derler. ben bir devlet olsam yardim degil, bunlarin yüzüne bile bakmam. doguda bu cocuklar gittikce büyüyor ve her seyi devlette bekleniyor cünkü para yok. bu kes bu cocuklar ortada kaliyor, devlet düsmani oluyor ve bazilari daga cikiyor.okul yapsan bu cogalmaya okul mu dayanir? almanyada cocuk parasi var.  her cocuk 152eu para alir.. iyiki Türkiyede cocuk parasi yok. eger olsaydi millet 20 cocuk yapmaya calisirdi sirf para gelsn diye. doguda kürt sorunu var diyor bazi kesim ama bana göre kürt degil, baba sorunu var.


Ruhat Mengi’ye gelince. Medyanın neden bu halde olduğu onun şahsında apaçık görünüyor, fazla söze hacet yok. Şu “çocuk tecavüzüne Hz. Peygamber’in karısı Ayşe’yle 9 yaşındayken evlendi” diye mazeret üreten bir tek kişinin adını versin, gazeteye gidip bizzat kendisinden özür dileyeceğim. Hanımefendi herhalde şu (ve benzeri) satırları eksik ya da işine geldiği gibi okudu:

anlamadim, bunu yazar mi yoksa siz mi dediniz?
hüseyin üzmez gibileri sadece bir tane degil ki. islam ülkeleri kayniyor.
Sahih-i Buhari alintisi.     


hüseyin hoca yapmaz öle şey.
ha yaptiysa grin

müslüm gündüz ve fatime sahin olaynda da aynisini diyordunuz grin bir insan göründügü gibi cikmaz.
jet-ski hoca yi sakin unutmayin grin

« Son Düzenleme: Mayıs 07, 2008, 23:45:07 ÖS Gönderen: 61Ready » Logged
bay_erlik
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34



« Yanıtla #11 : Mayıs 09, 2008, 00:35:22 ÖÖ »

jet ski hoca dediğiniz Cübbeli Ahmet Hoca İsmailağa' nın önde gelen imamlarındandır. çok da saygı değer bir kişiliktir. insanları tanımak için basın yayın argümanlarını kullanırsanız herzaman yanılırsınız. bunu size bir iletişimci olarak söylüyorum. Bir imam Jet ski ye binemez mi? elbette biner. Fadime şahin müslüm gündüz olayında ise bir gece  bir kadınla yataktayken içeri fuhuş var diye polisten önce kameralar girerse burda terbiyesizlik ahlaksızlık habercilerindir. başka kimsenin değildir. islam ülkeleri kaynıyor derken bu adamlar nikah akti ile bu işi yapıyorlar ki buna zina da denmez zaten. Avrupa da ve ABD de böyle şeylerin olmayışı ise ahlak ve namus kavramları kalmayan bu toplumlarda böyle bir olay olması bunun olay sayılması zaten düşünülemez. Buhari den verdiğin örnekle neyi anlatmak istediğini açık yazarsan sevinirim. Peygamberin yaşadığı dönemle bugünkü medeni hukuka tabi toplumu bir tuup yorum yapmıyorsundur umarım. çünkü öyle ise bu tutumun tavrı çok yanlış yerlere çıkar. 
Logged

Kırk çeri ile çin sarayını basan kim di?
O deli kan hangi damarlarda dolaşıyor şimdi?
_YaLaN_
Global Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1892



WWW
« Yanıtla #12 : Mayıs 09, 2008, 12:43:59 ÖS »

islam ülkeleri kaynıyor derken bu adamlar nikah akti ile bu işi yapıyorlar ki buna zina da denmez zaten. Avrupa da ve ABD de böyle şeylerin olmayışı ise ahlak ve namus kavramları kalmayan bu toplumlarda böyle bir olay olması bunun olay sayılması zaten düşünülemez.

İran'da geneleve gidildiğinde takı merasimine geçilmeden önce kapıda imam nikahı kıyılır, çıkarken "boş-ol"unur.. Buna da zina denmez.. Sizin bahsini ettiğiniz akit, ne vakit Allah tarafından yasaklanmamıştır..
Logged

Bir Gece Sevgi Duvarı'nı Aştık..

Kanserden Kararmasın Karadeniz / Karadeniz Fikir Kulübü Platformu / KFK / http://www.kfk-platformu.org
bay_erlik
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34



« Yanıtla #13 : Mayıs 09, 2008, 18:19:54 ÖS »

 İran örneği ile üzmez hoca olayı arasından yada benim söylediklerim arasında ne gibi bir bağ olabilir?
mezhep farklılıklarından doğan durumları karıştırmamak gerekir.
Logged

Kırk çeri ile çin sarayını basan kim di?
O deli kan hangi damarlarda dolaşıyor şimdi?
_YaLaN_
Global Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1892



WWW
« Yanıtla #14 : Mayıs 09, 2008, 19:58:13 ÖS »

Yazınızdan alıntı yaptığım parçada koyu renkle işaretlenmiş kısıma bakarsanız, yazdıklarımın dediklerinizle alakalı olduğunu anlayabilirsiniz.. Üzmez Hoca olayına daha girmedik, yargı kararını vermeden kimseye sapık yaftası yapıştırma niyetinde olamam.. Sadece şunu diyebilirim, bu olay bir ilk değildir ama umarım son olur..
Logged

Bir Gece Sevgi Duvarı'nı Aştık..

Kanserden Kararmasın Karadeniz / Karadeniz Fikir Kulübü Platformu / KFK / http://www.kfk-platformu.org
Sayfa: [1] 2 3
Serander.Net © | Karadeniz Forum Platformu  |  Güncel Konular  |  Türkiye ve Dünyada Neler Oluyor ?  |  Hüseyin Üzmez « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: