Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ocak 10, 2009, 01:03:08 ÖÖ
13721
Mesaj
1139
Konu Gönderen:
664
Üye
Son üye:
mustafaperiloglu
Ana Sayfa
Yardım
Ara
Giriş Yap
Kayıt
Serander.Net © | Karadeniz Forum Platformu
|
Güncel Konular
|
Türkiye ve Dünyada Neler Oluyor ?
|
Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
2
Yazdır
Gönderen
Konu: Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti (Okunma Sayısı 898 defa)
61Ready
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 75
Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
«
:
Eylül 05, 2008, 03:00:34 ÖÖ »
degerli serander,
a.gül, ermenistan‘a gidiyor. türkiye’nin toprak bütünlügünü tanimiyorki ermenistan. neden ziyaret ediliyor ermenistan? türkiye’nin onuru yok mu?
bu kadarda iki yüzlülük olmaz ki. ayni gül zamanla ne demist? Neden böyle yapiyor bunlar?
Melih Aşık
Kadere bak!
Bundan 15 yıl önce..
1993 yılında.. Demirel Hükümeti’nin Ermenistan politikası konusunda verilen gensoru sırasında Refah Partisi adına Abdullah Gül söz alıyor... Bakınız zabıtlara göre, neler söylüyor:
“
Hükümet, bu politikasıyla, geleceğimizi gerçekten ipotek altına almıştır ve öyle ipotek altına almıştır ki, Ermenistan Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanının cenaze merasimine katılma cesaretini göstermiştir.
HALİL ORHAN ERGÜDER (İstanbul) Beynelmilel protokol o..
ABDULLAH GÜL (Devamla) .
..Sizin nasıl bir uzlaşmacı olduğunuzu, Türkiye’nin menfaatleri söz konusu olduğunda, sizin şahin gibi davranmayacağınızı bildiği için, yüzünüzün ne kadar yumuşak olduğunu bildiği için cesaret bulmuş ve Türkiye’ye gelmiştir.
Siz bana bir ülke gösterin ki, kardeşleriniz savaş halinde olacak, kardeşleriniz katledilecek ve onlar katledilirken, ‘
Bunun müsebbibi Türkiye’
dir’ diye demeçler verecek; o kardeşlerimiz katledilirken, ‘Avrupa’nın haritaları bellidir, yerine oturmuştur; fakat Ortadoğu’nun, Asya’nın haritaları nihai şeklini almamıştır’ diye açıklamalar yapacak; Kars’ın, Ermenistan toprağı olduğunu iddia edecek,
bütün bunlardan sonra o adam Türkiye’ye gelecek ve siz de elini sıkacaksınız!..
”
Evet.. Sayın Gül 15 yıl önce Ermenistan’dan Cumhurbaşkanı’nın değil maç, cenaze için bile Türkiye’ye gelmesini eleştirmiş... Arada değişen bir şey olmadı... Şimdi onun elini sıkmaya Ermenistan’a gidiyor...
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=986512&b=Bakin%20neler%20demisti..&ver=60
«
Son Düzenleme: Eylül 08, 2008, 05:53:11 ÖÖ Gönderen: Trabzonli
»
Logged
Trabzonli
Global Moderator
Hero Member
Offline
Mesaj Sayısı: 618
Ynt: abdullah gül, ne yapiyor?
«
Yanıtla #1 :
Eylül 05, 2008, 18:34:25 ÖS »
15 yil önceki bu sözlerin, Hocali katliaminin etkisiyle söylendigini saniyorum. O görüntüler akillardan cikacak gibi degildi. Bir de, muhalefet partisi olmanin getirdigi bir sorumluluk duygusuna kapilmis olmali (!). Türkiye de "Muhalefet partisi herseye muhalif olmali" gibi bir anlayis var.
Devletler arasi iliskilerde husumete yer olmamasi gerek. Gitmesini normal buluyorum.
Logged
"Bir çivi yüzünden bir nal kaybedildi‚ bir nal yüzünden bir at kaybedildi‚ bir at yüzünden bir komutan kaybedildi ve düşman tarafından işgal edildiler‚ katledildiler; hepsi önemsenmeyen bir çivi yüzünden..."
Benjamin Franklin
Sungur
Administrator
Sr. Member
Offline
Mesaj Sayısı: 1226
Ynt: abdullah gül, ne yapiyor?
«
Yanıtla #2 :
Eylül 05, 2008, 22:26:03 ÖS »
Sevgili 61Ready, 15 sene herhangi bir meselede her şeyin tamamen değişebileceği kadar uzun bir zaman dilimidir. Bir siyasetçi 15 senedir aynı şeyleri söyleyip duruyorsa asıl o zaman işkillenmek gerekir. Kendinden pay biç bakalım ve bırak 15 seneyi, birkaç sene öncekiyle aynı kişi misin?
Atatürk’ün 1919’da, 1921’de, 1925 ve 1930’larda söyledikleri birbirinin tıpatıp aynı mıdır? Olamaz ve bunda bir yanlışlık da yoktur. Çünkü hiçbir şey yerli yerinde durmuyor ki söylem ve politikalar da aynı olsun.
Abdullah Gül doğru olanı yapmıştır. Rahmetli Türkeş’in dediği gibi Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde ve dahi Çanakkale’de bizimle birlikte olan Ermeniler vardı. Tabiî yüzlerce yıllık barış dönemlerinde de… Geçen yüzyılın başında meydana gelen acı olaylar büyük bir kazadır. Tarihle yüzleşmek kolay değil ama elzemdir ve günün birinde elbet gerçekleşecektir.
Logged
birol_61
Global Moderator
Hero Member
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 886
Ynt: abdullah gül, ne yapiyor?
«
Yanıtla #3 :
Eylül 05, 2008, 23:25:43 ÖS »
amerika gideceksin demiştir, arayı sıcak tutacaksınız demiştir o da gitmeye karar vermiştir.
yok daha neler diyorsanız , F-16 ların modernizasyonu için neden ABD den izin çıkması gerektiğini izah edin.
Not:2004 yılında türk F-16 uçaklarının modernizasyonu ABD tarafından uygun görülmediği için , modernizasyon yapılmamıştır.
Logged
Karadeniz müziği denilince, yöre insanının kendine has şivesiyle tulum ve kemençe eşliğinde söylediği saf, temiz ve doğal duygularla süslenmiş, çoğu yaşanmış öykülerden oluşan halk ezgileri akla gelmeli.....
_YaLaN_
Global Moderator
Sr. Member
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1892
Ynt: abdullah gül, ne yapiyor?
«
Yanıtla #4 :
Eylül 06, 2008, 00:32:32 ÖÖ »
Bugünün Cumhurbaşkanı ile 15 sene öncesinin muhalifinin birbirine tam anlamıyla paralel hareketlerde bulunması beklenemez.. Ama hesap ne olursa olsun tedbirli hareket etmek gerekir..
1991 yılında
Ermenistan'ın bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte onu ilk tanıyan ülkelerden biri de Türkiye'ydi
.. Milli maçın yanı sıra
Karabağ ve Kafkas İttifakı
da gündemde olacaktır..
Ermenistan Futbol Federasyonu'nun ambleminden Ağrı Dağı'nı çıkaracak olması da söz konusu
.. Muhakkak ki bu ve buna benzer gelişmeler yaşanacaktır.. Kanımca tedbirli davrandıktan sonra olumsuz bir ziyaret olmayacağını düşünüyorum..
Logged
Bir Gece Sevgi Duvarı'nı Aştık..
Kanserden Kararmasın Karadeniz
/ Karadeniz Fikir Kulübü Platformu /
KFK
/
http://www.kfk-platformu.org
61Ready
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 75
Ynt: abdullah gül, ne yapiyor?
«
Yanıtla #5 :
Eylül 06, 2008, 02:33:22 ÖÖ »
merhabalar,
türkiye -ermenistan ile gizli görüsüyor ve sonucunda görevden alındı prof. halacoglu. halacoglu son zamanlarda belgelerle cevap veriyordu diaspora’ya. ridakal demecler vermeye baslamisti mesela etnik temizligi ermeniler yapti dedi halacoglu hatta belgeleri bile gösterdi. bu tokat gibi cevaplardan rahatsiz oluyordu diaspora.
„ben senin sinirlarini tanimiyorum“ diyen bir ülke ziyaret edilmez. dünyada böyle örnek bir ziyaret yoktur?? Iftiraci diaspora’nin iftira atmaktan vazgececegini mi saniyorsunuz siz? birilerin kabesi AB-D oldu desek daha dogru olmaz mi?
bana göre mac icin gitmek bir bahanedir. sadece maci firsat bildiler.
Iftiraci diaspora bizden özür dilemez. ben bir türk olarak diaspora tarafindan atilan iftirayi görmezden gelmem mümkün degil.
http://img166.imageshack.us/img166/1864/soykrmob6.jpg
http://www.tallarmeniantale.com/pics/genocide-pileofbones.JPG
cok örnekler var. böyle bir ülkenin ayagina gitmek, basiretsiz olusu kabül etip, diaspora’nin eline koz vermek gibi olmayacak mi?
Sayin Trabzonli,
abdullah gül, sadece bir keren yapmadiki. defalarca yapti, defalarca kendi tükürügünü yaladi. 2001 yilinda afganistana asker yollayan haindir diyen O degil mi? bugün israil’in güvenligi icin asker yollayan ayni kiside o degil mi? cünkü türkiyede iktidari iktidar yapan AB-D’dir. basa kim gelirse gelsin, kabesi AB-D olacak diye düsünüyorum.
abdullah gülün bu konumasini cok iyi hatirliyorum o zamanlari helal olsun diyordum buna.
http://video.google.de/videosearch?q=ABDULLAH+G%C3%9CL&emb=0#
Sayin Sungur, ermenistan hic degismedi ki. diaspora hic degismedi ki.bana hala iftira atacaklar.alman halki diaspora ya inaniyor.ben hicbir almanin önünde sanli türk tarihinden bahsedemiyorum cünkü neye empoze olduysalar ona inaniyorlar buda utanc vericidir.
Alıntı
1991 yılında Ermenistan'ın bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte onu ilk tanıyan ülkelerden biri de Türkiye'ydi.. Milli maçın yanı sıra Karabağ ve Kafkas İttifakı da gündemde olacaktır.. Ermenistan Futbol Federasyonu'nun ambleminden Ağrı Dağı'nı çıkaracak olması da söz konusu.
Sayin Yalan,
4 simgeden biri olan o amplemi, anayasadan cikaracaklar mi?
1991 yilinda tanima konusuna gelince, aciz bir ülke oldugumuz anlasiliyor. sözde soykirimi yüz yilin yalanini yari dünyaya kabül ettirdiler. bu gittikce cogalacak ve zararli biz cikacagiz.mesela almanyada türk genclere bile super ermeni egitimi verecekler ileride.ermeni propagandasi gittikce yayiliyor.azeri topraklar isgal altinda.yoksa iade mi ettilertopraklari?neden her konuda ezilen taraf hep biz oluyoruz ve sesimiz bile cikmiyor, cikaramiyoruz?
Logged
Trabzonli
Global Moderator
Hero Member
Offline
Mesaj Sayısı: 618
Ynt: abdullah gül, ne yapiyor?
«
Yanıtla #6 :
Eylül 07, 2008, 10:36:26 ÖÖ »
Amacim Abdullah Gül ü savunmak degil. Dedigim gibi, muhalefette iken bol keseden atmak ve elestirmek sorun olmuyor. Mesela Erbakan in AB nin adi henüz Ortak Pazar iken bu birlige karsi ciktigi ve "Onlar ortak biz Pazar" oluruz demisligi vardir. Cekic Güc konusunda da en sert muhalefeti yapan, ülkemizden cikmasini talep eden kendisiydi. Ne varki iktidara gelince AB ile görüsmeleri de sevkle sürdürdü, Cekic Güc ün görev süresini de bizzat uzatti.
Belki Abdullah Gül ün mac icin gitmesi yadirganabilir. Ama kabul etmek gerekir ki, lobi faaliyetlerimiz güclü olmadigindan uluslararasi arenada magdur ve baris yanlisi pozisyonunda olmamiz gerekmektedir. Ne yazik ki yakin gelecekte Ermeniler ya da Rumlar kadar güclü bir lobimiz olmayacaktir.
Abdullah Gül ün Ermeni cumhurbaskanina gerekli uyarilari yaptigini ve isbirligi icin nelerin gerektigini anlattigini umuyorum. Bu seyahatin bir futbol karsilasmasindan daha öte anlamlar tasidigini düsünüyorum. Devletler arasi iliskilerin husumete dayali politikalarla daha da gerilmemesi gerektigi kanaatimi yineliyorum.
Libya 55 yil aradan sonra ABD ile diplomatik temas kurdu. ABD Disisleri Bakani Kaddafi nin iftar cadirina konuk oldu! ABD nin istedigini aldiktan, Kaddafi yi kendine bagladiktan sonra temas kuruldugunu söyleyebiliriz. Buna kimsenin itirazi olmaz. Ancak 5 sene öncesine kadar terörist olarak anilan Kaddafi ye yapilan ziyaret anlamlidir.
Abdullah Gül ün attigi bu cesur adimin lehimize olacak sekilde genisletilmesini ümit ediyorum.
Logged
"Bir çivi yüzünden bir nal kaybedildi‚ bir nal yüzünden bir at kaybedildi‚ bir at yüzünden bir komutan kaybedildi ve düşman tarafından işgal edildiler‚ katledildiler; hepsi önemsenmeyen bir çivi yüzünden..."
Benjamin Franklin
61Ready
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 75
Ynt: abdullah gül, ne yapiyor?
«
Yanıtla #7 :
Eylül 07, 2008, 23:36:39 ÖS »
Sayin Trabzonli,
sakinlestiri cevabiniz icime yaradi.birazda olsa baska düsünmeye basladim.tesekkürler.
Logged
61Ready
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 75
Ynt: Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
«
Yanıtla #8 :
Eylül 15, 2008, 01:17:58 ÖÖ »
Sn.Trabzonli,
bence a.gül gitmeyecekti ermenistan’a.koz bizim elimizdeydi cünkü ermenistan a.gül’ü davet ettiginde söyle diyebilirdi a.gül;
1.topragimizi tani
2.agri dagini anayasadan cikar
o zaman gelirim!
tabi bunlari ancak milli bir hükümet söyleyebilir bu ayri bir konu.
yukari karabag meselesene girmediler bile zaten kendileri söyledi bunu.
a.gül’ün gecmis muhalefet damarina gelince,bence muhalefet olmak ile ilgisi yok.emir büyük yerden geliyor(ab-d
).
ben diyalog palavrasina karsiyim.diyalog denilen sey, yavas yavas soykirimi tanima politikasidir.cünkü dünyada diaspora’nin hedefi,amaci,tutumu ve durusu ortada. diaspora’nin amacini görmek istemeyenler korkudan dolayi kafayi deve kusu gibi kuma gömenlerdir.mesela gül ve tayyibi demek istedim..
lobi konusunda hak veriyorum size ama kurtulus savasinda da güclü degildik.biz istersek her seyi basaririz ama milli bir hükümet sart.dünya, ermeni lobisini bize karsi kullaniyor.adim atmamiz lobi’nin elindeyse vay halimize.bir kes daha söylüyorum, devlet eger bagimsiz degilse devlet degildir.devlet olmanin ön kosulu bagimsiz olmaktir.
eger ermenistan benim topragimi tanimaz,agri dag anayasadan cikmaz ve sinirlarda acilirsa, benim icin akp hükümeti „vatani satan adam“ olarak tarih’e gececek..1991 yilinda yapilan ayni hatalari tekrarliyorlar.benim toprak bütünlügünü tanimayan bir ülkenin bagimsizligini ilk taniyan biz ve dünyada suclu duruma dusen biz.ermeni-mermeni anlamaz dostluk.bizim devlet istedikleri kadar yalaklik etsin, ermeni der soykirim.agri dag anayasadan ciksin,topragimi tanisinlar o zaman sinir/kapi mi yoksa pencere mi acilacak diye karar verirler.ayrica dogu ve güneydogu anadolu'yu kendi hudutlarindan cikarsinlar.bu tip ziyaret cesaret istemez cünkü bu tip ziyaretin arkasinda ab-d var
.iran ile enerji anlasmasi imzalamadilar cünkü yine emir büyük yerden.yoksa imzaladilar mi?
gül gitmeden önce yazdi bu yaziyi.
Hasan PULUR
EĞER,
Cumhurbaşkanı Gül, futbol maçı bahanesiyle Ermenistan’a giderse sormak gerekmez mi? Ne oldu? Ermenilere ne oldu? Soykırım suçlamasından vaz mı geçtiler?
Toprak taleplerinden vaz mı geçtiler?
İşgal ettikleri Azerbaycan topraklarından çıkıp yerlerinden yurtlarından ettikleri Azerilere kapıları mı açtılar?
Ya da başlarına saksı mı düştü?
* * *
ERMENİLER, son yıllarda “Türkiye’den toprak talepleri olmadığını” ısrarla ileri sürmektedirler. Mesela, Ermenistan Bilimler Akademisi Doğu İncelemeleri Enstitüsü Direktörü Ruben Safrasyan, bir gazeteye verdiği demeçte, “Ermenistan anayasasında Türkiye’den toprak talep eden bir hüküm bulunmadığını, Cumhurbaşkanı Koçaryan’ın da böyle bir talepte bulunmadığını” söylemişti.
Acaba?
* * *
EMEKLİ Büyükelçi Ömer Engin Lütem bunun doğru olmadığını belirtir. (x)
Lütem’e göre “Ermenistan hükümetlerinin Türkiye’den toprak talep etmedikleri doğrudur. Çünkü böyle bir talepte bulunmak günümüz Ermenistan’ın çıkarlarına uygun değildir.”
Neden?
“Çünkü, bu tür bir talep, Rusya Federasyonu dahil, hiçbir ülke tarafından desteklenmeyecek, Karabağ ve etrafındaki Azeri topraklarını işgal etmiş olan Ermenistan’ın yayılmacı bir politika izlediğinin kanıtını oluşturacaktır.”
* * *
PEKİ, “Ermenistan anayasasında, Türkiye’den toprak talep eden bir hüküm yoktur” denilebilir mi?
Büyükelçi Lütem bunun da yanlış olduğunu belirtir:
“23 Ağustos 1990 tarihli Ermenistan bağımsızlık bildirgesinin 11. maddesi, Doğu Anadolu’yu, Batı Ermenistan olarak tanımladığı için, bu toprakları Ermenistan’ın bir parçası olarak kabul etmektedir. Ermenistan anayasasında ise bu bildirgedeki milli hedefleri temel olarak aldığını ifade ettiğinden, Doğu Anadolu’nun Batı Ermenistan olarak tanımlanmasını benimsemiş bulunmakta, bu da dolaylı bir şekilde de olsa toprak talebi anlamına gelmektedir.”
Ermenistan, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü kabul ediyor mu?
Sayın Lütem bunu da şöyle açıklıyor:
“Ermenistan’ın, Türkiye’nin bazı toprakları üzerinde hak iddia etmesi, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü kabul etmemesinden de belli olmaktadır.
Türkiye, 1991 yılında, Ermenistan devletini tanıdıktan sonra diplomatik ilişki kurmak için,
iki ülkenin birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıyan bir belge imzalamalarını önermişti. Ermenistan’ın böyle bir belgeyi imzalamayı kabul etmemesi, şimdiye kadar iki ülke arasında diplomatik ilişki kurulamamış olmasının ana nedenidir
.”
* * *
CUMHURBAŞKANI, futbol maçı bahanesiyle Ermenistan’a gitsin mi?
Elbette gitsin, lakin bu soruların cevabını aldıktan sonra gitsin...
Çünkü, Abdullah Gül’ü Erivan’a taşıyan uçak onu değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin onurunu ve çıkarlarını taşımaktadır.
«
Son Düzenleme: Eylül 15, 2008, 01:20:25 ÖÖ Gönderen: 61Ready
»
Logged
61Ready
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 75
ANKARA-ERİVAN ARASINDA YOĞUNLAŞAN GÖRÜŞMELERİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
«
Yanıtla #9 :
Eylül 15, 2008, 01:31:13 ÖÖ »
ekledigim makale uzun olabilir ama cok güzel anlatilmis durum.bu isler amma karisik
Arsiv:
Yıldız DEVECİ BOZKUŞ
02 Eylül 2008 -
6 Eylülde Erivan’da yapılacak olan Türkiye-Ermenistan Dünya Kupası Elemeleri maçı öncesinde iki ülke arasındaki görüşmeler hız kazanmış bulunuyor. Hâlen resmî ağızlardan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Erivan’a gideceği açıklanmamış olsa da Dışişleri Bakanlığından bir heyet temaslarda bulunmak üzere yola çıkmış bulunuyor. Aslında iki ülke arasındaki görüşme trafiği özellikle Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın Şubat ayında yapılan ve oldukça olaylı geçen Devlet Başkanlığı seçimlerinin ardından başlamıştı.
Sarkisyan selefi Koçaryan gibi Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde uzlaşmaz bir tavır sergilemiş ve yeni görevinde Türkiye ile ilişkiler söz konusu olduğunda ülkesinin herhangi bir taviz vermeyeceği yönünde bir politika yürütmüştü. Göreve geldiği günden beri izlediği bu politikayla ülkesinin gerek “Ermeni soykırımının” yurt dışında tanınmasına yönelik faaliyetleri gerekse de Karabağ sorunu konusunda geri adım atma niyetinde olmadığını sık sık dile getirmişti. Ancak bir yandan ülkedeki iç karışıklıkla mücadele eden Sarkisyan, diğer yandan ülkesinin hem siyasi hem ekonomik olarak büyük bir çıkmazda olduğunu da göz önünde bulundurarak bazı yeni açılımlar yapılması gerektiğinin de farkındaydı.
Bu bağlamda Türkiye ile ilişkilerin iyileştirilmesi gerektiği konusundaki fikirlerini ilk kez Astana’da kamuoyu ile paylaşan Sarkisyan, ülkesinde ciddi bir protesto ile karşı karşıya kalmıştı. Protestolar karşısında Ermenistan Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yamak zorunda kalmış ve soykırımın tanınması konusundaki önceliklerinin değişmediğini belirtmiştir. Bu gelişmelerin ardından Türkiye ile Ermenistan arasındaki görüşme trafiği devam etmiş ve son olarak İran Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Ankara ziyareti sırasında yeniden gündeme getirilmişti. İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Motteki Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleştirilmesi konusunda Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan ile bir görüşme yapmış ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesinde arabuluculuk önerisinde bulunmuştu. Türk tarafının ise “biz zaten Ermenistan’la görüşüyoruz” yanıtını vermesi Türkiye ile Ermenistan arasında bir takım görüşmelerin yürütülmekte olduğunu bir kez daha gündeme taşımıştı.
Bu gelişmelerin ardından Gürcistan ve Rusya arasında yaşanan çatışmalar karşısında Türkiye’nin ortaya attığı Kafkas İstikrar ve İşbirliği Platformu (KİİP) iki ülke arasında yürütülen görüşmelere farklı bir boyut kazandırmıştır. Türkiye, KİİP için başta Rusya ve ABD’nin onayını almasının yanı sıra bölge ülkeleri olan Gürcistan ve Azerbaycan’la da temaslarda bulunarak tarafların KİİP’e yaklaşımını netleştirmişti. Bölge ülkesi olması nedeniyle KİİP’te yer alması gereken bir diğer ülke de Ermenistan olmuş ve Türkiye’nin, Ermenistan’ı da KİİP’te görmek istediği yönünde bir takım açıklamaları basında yer almıştı. Bu açıklamalar karşısında Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan, gelişmeleri olumlu bir mesaj olarak değerlendirdiklerini, ülkesinin daima bölgesel istikrar ve işbirliği konularında diyalogdan yana olduğunu belirterek Türkiye’nin önerisine sıcak baktıklarını açıklamıştı. Son olarak 6 Eylül’de yapılacak olan Türkiye-Ermenistan maçını izlemek üzere Cumhurbaşkanının Erivan’a gitmesi hâlinde ise Sarkisyan ile yapılacak görüşmelerde KİİP’in nihai şeklinin belirlenmesi ve oluşturulması gündemde. Dolayısıyla Türkiye’nin bölgesel barış, istikrar, ekonomik kalkınma ve bölgede bir daha benzer çatışmaların yaşanmasını önlemek amacıyla ortaya atmış olduğu bu öneri bölge ülkeleri arasında en çok Ermenistan’a yarar sağlamışa benziyor. Çünkü Türkiye şimdiye kadar Ermenistan’a yönelik Viyana Ermeni-Türk Platformu (VAT), Tarihçiler Ortak Komisyonu, Türk-Ermeni Barışma Komisyonu (TARC) girişimleriyle bir çok kez barış elini uzatmış ancak çoğunlukla karşılık göremeyen taraf olmuştur. Ayrıca Ermeni tarafı henüz Türkiye’nin bu açılımı karşısında ne tür bir adım atacağı konusunda açıklama yapmamıştır.
Sonuç olarak Cumhurbaşkanının Erivan ziyaretinin Türkiye’ye kazandıracakları yanında kaybettireceklerinin daha fazla olacağını söylemek mümkün. İlk olarak Türkiye’nin bu ziyaretle ne tür kazanımları olacağının belirlenmesinde yarar vardır. Cumhurbaşkanı bu tür bir ziyarete icabet ederek uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu ve Ermenistan’a yönelik sürelik barış elini uzatan taraf olduğunu dünya ülkelerine kanıtlamış olacaktır. Bu bağlamda gerek AB gerekse ABD’den tam not alacağı söylenebilir. Nitekim AB sürecinde yayımlanan ilerleme raporlarında da sık sık iyi komşuluk ilişkileri konusu gündeme getirilerek bu hususa vurgu yapılmaktaydı. Dolayısıyla bu adım AB yolunda Türkiye’ye önemli bir puan kazandıracaktır. Bir diğer husus ise Türkiye’nin bölge ülkeleri ile barışçıl ilişkilere ne kadar önem verdiği bir kez daha kanıtlanmış olacaktır. Ayrıca Türkiye Ermenistan’la olan sorunlarını üçüncü ülkeler aracı olmadan kendi aralarında çözme yolunda önemli bir adım atmış olacaktır ki, bunun değişik sonuçları olacaktır. Öncelikle Ermeni toplumu yıllarca kendilerine öğretilenden farklı bir Türkiye’nin mevcut olduğunun farkına varacaktır. Bu ve buna benzer daha birçok boyutu bulunmaktadır
.
Ancak Türkiye’nin kaybedeceklerine baktığımızda ise bunun daha fazla olacağını söylemek mümkündür. Nitekim Ermenistan hâlen Türkiye’nin toprak bütünlüğü resmen tanımamaktadır ve soykırım iddiaları konusunda henüz geri adım atmamıştır. Ayrıca Karabağ sorunu konusunda da henüz Ermenistan yönetiminden farklı bir açıklama gelmemiştir. Sorunun belki de göz ardı edilen en önemli boyutlarından biri de diasporanın bundan sonra izleyeceği yol olacaktır. Nitekim diaspora Ermenilerinde kendilerinin bugüne kadar izlemiş oldukları radikal politikalar neticesinde Türkiye’nin Ermenistan’la masaya oturmaya ikna olduğu gibi bir kanı mevcut. Dolayısıyla diaspora Ermenileri önümüzdeki dönemde de bu yöndeki çalışmalarını artırarak devam ettirecektir. Son olarak Türkiye’nin bu adımının uluslararası kamuoyunda kendisinin “suçlu” taraf olduğu için sürekli ödün verdiği yönünde bir izlenim uyandırma ihtimali de bulunuyor. Tüm bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda kazanan taraf Ermenistan olmuşa benziyor. Nitekim Rusya-Gürcistan çatışmalarının ardından Ermenistan’ın KİİP’te yer alarak Türkiye ile aynı masaya oturacak olması bu durumu özetliyor. Ermenistan’ın bölgesindeki bu karışıklıktan, bugüne kadar savunduğu politikalardan herhangi bir ödün vermeden kazanan ve kaybedenlerle masaya oturacak olması her hâlükârda kendisinin kazanan olduğunu düşündürüyor.
Logged
Trabzonli
Global Moderator
Hero Member
Offline
Mesaj Sayısı: 618
Ynt: Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
«
Yanıtla #10 :
Eylül 15, 2008, 01:47:08 ÖÖ »
Ben Abdullah Gül ün Ermenistan da sadece futbolla ilgilenip, "Gool" diye ayaga firladiktan sonra ucaga binip geri gelmedigini düsünüyorum. Geldikten sonra bu yönde birtakim aciklamalar yapti. Karabag konusuna deginilmemis olacagini sanmiyorum. Yanlis hatirlamiyorsam Ermenistan cumhurbaskani konuyu bizzat acan taraf olmus. Net hatirlayamiyorum. Yaniliyor olabilirim. Basina aciklanmadiysa da, kapali kapilar ardinda dile getirilmistir bu konu. Cumhurbaskanimiz Ermenistan dan sonra gecen hafta da Azerbaycan cumhurbaskani Aliyev ile görüstü. Tesadüf de olabilir, ama ben bazi konularin ele alindigini, Türkiye nin bölgede huzurun tesis edilmesi icin arabuluculuk görevini üstlendigini düsünüyorum.
ABD - Libya örnegini verdim yukarda. Diyeceksin ki "ABD istedigini aldiktan sonra diplomatik iliski kurdu". Dogru. Ama ne yazik ki biz ABD degiliz. Dünyayi yöneten ABD ve AB deki Ermeni disporasinin faaliyetlerini biliyorsunuz. Biz de ayni güce kavustugumuz vakit daha degisik ve tavizsiz politikalar üretebiliriz.
Logged
"Bir çivi yüzünden bir nal kaybedildi‚ bir nal yüzünden bir at kaybedildi‚ bir at yüzünden bir komutan kaybedildi ve düşman tarafından işgal edildiler‚ katledildiler; hepsi önemsenmeyen bir çivi yüzünden..."
Benjamin Franklin
61Ready
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 75
Ynt: Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
«
Yanıtla #11 :
Eylül 17, 2008, 00:52:38 ÖÖ »
bagimsiz bir devletten yana misiniz yoksa degil misiniz?
eger evet ise diaspora güclü olsa ne olur olmazsa ne olur demi?
kurtulus savasinda güclümüydük?o devir bu devirden daha beter idi.eger o devirde tayyip ve gül gibi korkaklar yönetseydi ülkeyi, bugün Türkiye Cumhuriyeti dedigimiz ülke olacakti yunan Cumhuriyeti.diaspora güclüdür biliyorum ama koca Türkiye, bu devirde diaspora’nin eline kaldiysa vay halimize.güclenmek mi?benim icin hayaldir bu,imkansiz bu cünkü tefeciye var onca borc ve ülke gittikce borc batagina saplaniyor.hükümetin problemi bagimsiz olmayisidir bunu kimse inkar etmesin lütfen.bakalim ermenistan topragimizi daniyacak mi!
not:sayin Sungur, bu forumda Barel diye biri var. o nerde? Hic gelmiyor mu buraya? merak ettim cünkü ben onu seviyorum
.ama kendisi benim kim oldugumu bilmiyor
Logged
Sungur
Administrator
Sr. Member
Offline
Mesaj Sayısı: 1226
Ynt: Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
«
Yanıtla #12 :
Eylül 17, 2008, 23:27:37 ÖS »
Elbette bağımsız bir devletten yanayız 61Ready, kim istemez ki böyle bir şeyi?
Yalnız senin bağımsızlık anlayışın nasıl bir şeydir bilmiyorum, tarihin neresinde tam bağımsız bir ülke varolabilmiş?
Tam bağımsızlık diye bir şey yoktur. Hâttâ bağımsızlık diye de bir şey yoktur, her daim karşılıklı bağımlılık vardır. Onda da eğer güçlüysen şartlarını dayatırsın, karşılığında yine de bazı tavizler verirsin. Bu böyledir. Amerika’nın enerji kaynakları kendine yetseydi, yani bağımsız bir ülke olsaydı dünyanın bir ucundan kalkıp gelmez, ortalığı böyle ateşe vermezdi.
Kurtuluş Savaşı dediğin nasıl kazanıldı sanıyorsun sen? Büyük Taarruz’da karşımızda Yunan’dan başkası mı vardı? Nereye gitmişti o dört bir yandan Anadolu’ya giren düşmanlar? Nereye gidecekler, Ankara hükümeti’yle karşılıklı tavizler verilerek antlaşmalar yapmışlar ve dönmüşlerdi. Tabiî bizim resmi tarihte işler böyle anlatılmaz. Sanki adamlar süklüm püklüm masaya oturmuşlardır, bizim bütün şartlarımızı kabul edip arkalarına bakmadan kaçmışlardır. Öyle mi dersin?
Batılı güçler Anadolu direnişini kıramayacaklarını, kırsalar bile astarının yüzünden pahalıya çıkacağını düşünmüşler ve anlaşma yoluna gitmişlerdir. Elbette ortada bir direniş vardır, onlar da durup dururken onca yolu tepip, onca kayıp verip de geldikleri toprakları keyfe keder bırakıp gitmemişlerdir.
Direniş dedik de… O nasıl gerçekleşti acaba? Uzun yıllardır savaşmaktan fakir, bitap ve moralsiz düşmüş bir milletin her nasıl olmuşsa birden ayranı kabarmış, çoluk çocuk, genç ihtiyar şahlanmış ve kazma kürekle düşmanı İzmir’e kadar kovalamıştır, öyle mi? 250 bin asker kaçağını nereye koyacağız o zaman? Çanakkale’deki şehit sayımız kadar…. Büyük Taarruz’a katılan asker sayısının da neredeyse üç katı…
Gerçeği biraz daha net görebilmek için o günlere, 1920 yazına gidelim bakalım. Bakalım o günlerde Anadolu Bozkırı’nın orta yerindeki küçük kasabada neler olup bitmektedir?
Devam edecek...
Logged
Sungur
Administrator
Sr. Member
Offline
Mesaj Sayısı: 1226
Ynt: Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
«
Yanıtla #13 :
Eylül 18, 2008, 00:34:46 ÖÖ »
“
Anadolu halkına beyanname…
Müslüman kardeşlerim, Komünist arkadaşlar,
Korkunç bir haksızlık işlenmektedir. Büyük devletler yeni bir Müslüman kurbanını boğazlıyorlar. Onu yok etmek azmindedirler. Fakat biz, elde silahımız, anavatan topraklarını savunarak ve haklarımızı haykırarak ölmesini bilenlerdeniz. Köylülerimiz topraklarını, yurtlarını ve köylerini istilacıya karşı müdafaa ederken, şehit düşerken emin olabilirler ki yakın biz zamanda İslamiyet, Komünizm ile birlik olarak onların intikamını alacaktır.
Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal
”
Şaşırdın mı? Müslümanlar, komünistler, ikisi birlik olup intikam alıyorlar… Şimdi olsa bilmem hangi maddeden ağır cezalık olur bu demeç… Parti bile kapatılır alimallah… Sonra yukarıdaki beyannamede Türk milleti diye bir ibare görebiliyor musun? Yoksa bu millet 1923’ten sonra birden bire mi ortaya çıktı?
Devam ediyoruz:
“
Fransız Le Temps gazetesinde yayınlanan bu beyanname, Mustafa Kemal’in 1920 yazındaki ruh halini yansıtıyordu. Şevket Süreyya Aydemir, Kurtuluş Savaşı’nın bir kaosa doğru sürüklendiği o dönemi Mustafa Kemal’in en kritik depresyon günleri olarak tanımlar.
Milli Mücadele dört bir yandan esen farklı rüzgârlarla oradan oraya savrulmaya başlamıştı. Mustafa Kemal, gelişmeleri görüyor, anlıyor fakat kontrol edemiyordu. Nihayet 10 Ağustos’ta Sevr antlaşması da imzalanınca artık bıçağın kemiğe dayandığını fark etti.
Anadolu’nun çevresindeki çember daralırken, Kızılordu Polonya’ya yürüyor, Varşova önlerine kadar geliyordu.
Bolşevizm Doğu’nun yeni hakimi olmak üzereydi.
Bu arada vaat edilen Sovyet yardımı da bir türlü gelmiyordu. Moskova, adeta Ankara rejiminin ne yön alacağını gözlüyordu.
Şimdi tam bir satranç oyuncusu gibi davranmalı ve üç hamle ileriyi görerek elindeki kozları çok akıllıca oynamalıydı. Elindeki tek koz da “Bolşevik kartıydı”.
Hem ülkeyi kuşatan Batı emperyalizmine karşı Sovyetleri arkasına alacak hem de onların esiri olmamanın bir yolunu bulacaktı. Bu arada da ülke içinde kırmızı tepeli kalpak giyenlerin giderek çoğalmasına da çare bulacaktı.
Bu tarihi dönemeçte duygularını değil, aklını kullanmak zorundaydı. Tam da o anda her şeyi göze alarak cesur bir karar aldı. Ve hiç beklenmedik bir adım attı.
Rakiplerinin başındaki kırmızı tepeli kalpağı aldı…
Kendi başına taktı…
”
Gölgedekiler, Can Dündar, sayfa 107-108
****************
Yaa… Neler olmuş değil mi? Yoksa Mustafa Kemal az kalsın memleketi komünist mi yapıyormuş? Yoksa sonradan gelecek yardımlar karşılığında (o dönemde de çok büyük bir meblağ olan 5 milyon altın) memleketi Ruslara satmaya mı kalkmış? Daha sonra ne olmuş? Ne dersin?
Sevgili 61Ready, sen Barel’i göremiyorsun ama biz seni hep bu bölümde görüyoruz. Bak hepimiz Karadenizliyiz, rumuzunda 61 olduğuna göre sen de Trabzonlusun. Biraz anlatsana, Trabzon’un neresindensin? Memlekete gelir gider misin? Kemençeden, horondan anlar mısın? Anlamasan da hoşlanır mısın? Uzungöl’e filan gider misin?
Forumumuza vızır vızır mesaj yağmıyor belki ama biraz öteki bölümlere baksan ne kadar sıcak bir ortam olduğunu, ne güzel sohbetler yapıldığını göreceksin. Memleketi biz kurtaramayız, boşver. Bakma, bu sene memleketten biraz sıkıntılı döndüm ama köye varır varmaz sıcak günlere mahsus akşam sisinin ortalığı kaplayarak insanlara yaptığı muzip şakadan sonra Eğitmen’in tarlasından Osman Çavuş’un kırana doğru ağır ağır yükseldiğini gördüm ve tarifsiz bir mutluluğa kapıldım. Bu sis, bu coğrafyada binlerce yıldır bu şakayı yapıyordu ve ben gayet iyi biliyordum ki birazdan eşsiz bir maviliğin ortasında Sis Dağı bütün haşmetiyle ortaya çıkacaktı.
Hiç kimseye duyulmadan önce caminin arkasındaki mezarlığa çıktım; babamın, dedemin, babaannemin, büyük ninemin ve diğer atalarımın ruhuna bir Fatiha hediye ettikten sonra eve inip fındıktan dönmekte olan sevgili amcam ve yengemle hasret giderdim. Kapıdaki asırlık dut ağacına yaslanıp Sis Dağı’na bakmayı da ihmal etmedim, gökteki Samanyolu ortaya çıkmadan…
Anlat bakalım, sen neler yaptın?
Logged
61Ready
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 75
Ynt: Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
«
Yanıtla #14 :
Eylül 18, 2008, 23:09:46 ÖS »
Alıntı
Tam bağımsızlık diye bir şey yoktur. Hâttâ bağımsızlık diye de bir şey yoktur, her daim karşılıklı bağımlılık vardır. Onda da eğer güçlüysen şartlarını dayatırsın, karşılığında yine de bazı tavizler verirsin. Bu böyledir. Amerika’nın enerji kaynakları kendine yetseydi, yani bağımsız bir ülke olsaydı dünyanın bir ucundan kalkıp gelmez, ortalığı böyle ateşe vermezdi
yok abi,tam bagimsizlik zaten hayal ürünüdür.tam bagimsizliktan bahsetmedim zaten.
Alıntı
Batılı güçler Anadolu direnişini kıramayacaklarını, kırsalar bile astarının yüzünden pahalıya çıkacağını düşünmüşler ve anlaşma yoluna gitmişlerdir. Elbette ortada bir direniş vardır, onlar da durup dururken onca yolu tepip, onca kayıp verip de geldikleri toprakları keyfe keder bırakıp gitmemişlerdir.
Direniş dedik de… O nasıl gerçekleşti acaba? Uzun yıllardır savaşmaktan fakir, bitap ve moralsiz düşmüş bir milletin her nasıl olmuşsa birden ayranı kabarmış, çoluk çocuk, genç ihtiyar şahlanmış ve kazma kürekle düşmanı İzmir’e kadar kovalamıştır, öyle mi?
bu sitede yazilanlar size göre dogru degil mi?
SAVAŞLAR ve ZAFERLER
BÜYÜK TAARRUZ, BAŞKOMUTAN MEYDAN MUHAREBESİ
devami:
http://www.ataturk.net/mmuc/btaarruz.html
Büyük Türk zaferi karşısında endişeye düşen ve o anda da İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını işgal altında bulunduran İtilaf Devletleri, savaşı durdurmayı ve Türklerin haklı isteklerini yerine getirmeyi kendi çıkarlarına uygun buldular. Lord Kinross'a göre,"İngiltere, ciddi bir krizle karşı karşıya bulunduğunu anlamaya başlıyor. Halk, Türklerle yeni bir savaştan korkuyordu".
11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması'yla, silahlı çatışma durdurulduğu gibi, Edirne dahil Trakya'nın da Türkiye'ye bırakılacağı ve bir ay içerisinde Yunanlılar tarafından boşaltılacağı kabul edildi. Anadolu'd
a Yunan politikasını yürüten İngiltere Başbakanı Lloyd George, bu gelişmeler üzerine istifa etti.
http://www.ataturk.net/mmuc/btaarruz.html
Alıntı
Kurtuluş Savaşı dediğin nasıl kazanıldı sanıyorsun sen? Büyük Taarruz’da karşımızda Yunan’dan başkası mı vardı? Nereye gitmişti o dört bir yandan Anadolu’ya giren düşmanlar? Nereye gidecekler, Ankara hükümeti’yle karşılıklı tavizler verilerek antlaşmalar yapmışlar ve dönmüşlerdi. Tabiî bizim resmi tarihte işler böyle anlatılmaz. Sanki adamlar süklüm püklüm masaya oturmuşlardır, bizim bütün şartlarımızı kabul edip arkalarına bakmadan kaçmışlardır. Öyle mi dersin?
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça bırakılamaz”
M.K.A
23 Ağustos'ta başlayan Sakarya Meydan Muharebesi'nde22 GÜN 22 GECEDE 5 BİN 713 MEHMETÇİK ŞEHİT OLDU
SAVAŞLAR ve ZAFERLER
SAKARYA MEYDAN SAVAŞI
Devami:
http://www.ataturk.net/mmuc/sakarya.html
Sakarya Zaferi, dış ilişkilerimizde durumumuzun düzeltilmesine ve itibarımızın artmasına yardımcı oldu. 9 Haziran 1921'den beri Ankara'da Fransız temsilcisi Franklin Bouillon'la görüşmeler yapılmaktaydı. Bu görüşmeler, Sakarya zaferinden sonra, 20 Ekim 1921'de Ankara'da olumlu bir şekilde sonuçlanarak, Ankara İtilafnamesi adıyla tarihe geçen bir antlaşmayla noktalandı. Sakarya zaferi, askerlik ve politika bakımından da Kurtuluş Mücadelemizin önemli bir merhalesi oldu. Yunan ordusunun taarruz kabiliyeti kırıldı.
http://www.ataturk.net/mmuc/sakarya.html
anlasmalar;
http://www.ataturk.net/mmuc/index.html
atatürk, savaslarda zafer elde etmeseydi su an hala sevr anlasmasi gecerli olacakti
http://www.osmanli700.gen.tr/padisahlar/36index.html
savas zaferleri bizi sevr tipteki anlasmalardan korudu.ya savas zaferleri olmasaydi nasil bir anlasmalara imza atilacakti acaba?
dogru, hep bu bölümdeyim.sanki vatani ben kurtaracagim
tavsiyenize uyup,artik diger bölümleri okumaya devam edecegim.
Logged
Sayfa:
[
1
]
2
Yazdır
Serander.Net © | Karadeniz Forum Platformu
|
Güncel Konular
|
Türkiye ve Dünyada Neler Oluyor ?
|
Abdullah Gül' ün Ermenistan ziyareti
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Karadeniz Bölümü
-----------------------------
=> Karadeniz Güncel
=> Karadeniz Bölgesi Tarihi
=> Karadeniz Bölgesi Halkbilim (Folklor)
=> Karadeniz Halk Oyunları
=> Karadeniz Müziği
=> Karadeniz'de Turizm,Tarihi ve Doğal Güzellikler
=> Karadeniz Yöresi Çalgıları
-----------------------------
Güncel Konular
-----------------------------
=> Türkiye ve Dünyada Neler Oluyor ?
=> Kültür, Sanat ve Kitap Dünyası
=> Spor ve Taraftar
=> Hobi, Keyif ve Mizah
=> Sinema, Radyo,TV ve Müzik
=> Sağlık ve Çevre
=> Bilişim Dünyası ve Teknoloji
=> Fotoğrafçılık
=> Sizden Gelenler
=> İslam ve İnsan
-----------------------------
Serander.Net Karadeniz Forum Sayfaları Hakkında
-----------------------------
=> Duyurular - Yönetim - Dilek, Temenni ve Şikayetler
=> Yeni Üyelerimiz, Üyelerimiz ve Aktiviteleri
Powered by SMF 1.1.7
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Yükleniyor...