• Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Araçları

Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...

Serander.Net

Anasayfa
Karadeniz Yemek Tarifleri-1: Mısır Ekmeği'nin Yapımı
Yazar Nezahat DEĞİRMENCİ   
Salı, 18 Aralık 2007

Mısır Ekmeği

Yöresel Yemeklerimizin en vazgeçmezlerinden birisi muhakkak ki ekmeğimizdir. “Sarı Altın” olarak ifade ettiğimiz Mısır ekmeği nasıl mı yapılıyor? Buyurun hep birlikte okuyup, öğrenelim.

Yöresel Yemek Tarifleri-1: Mısır Ekmeği'nin Yapımı

Merhabalar…

“Ekmeksiz Yemek Olmaz!” der Atalarımız…

Karadeniz Mutfağının vazgeçilmez tatlarından birisi Mısır Ekmeği’dir.

Bu başlıkta altında sizlere elimizden geldiğince sofralarımızın “Sarı Altını” olan Mısır Ekmeğimizin yapılışına değineceğiz. Mısır, yıllardır yöremiz mutfağının baş tacı olarak yerini korumaktadır. Her ne kadar “Cici Mama” denilen beyaz ekmek yerini almaya çalışmışsa da, o tahtını terk etmemiştir, etmeyecektir.

Dilerseniz şimdi Mısır Ekmeğinin nasıl yapıldığını anlatmaya başlayalım;

Yalnız tarifimize başlamadan evvel benim verecek olduğum tarifin Akçaabat yöresindeki yapılış şeklinle göre olduğunu ifade edeyim. Yöremizde bilindiği üzere Folklor, Giyim Kuşam vb. konularda olduğu gibi Yöresel Mutfağımızda da küçük nüans farkları olabilmektedir.

Malzemeler:

Orta boy bir tepsi için 1 Kg. (Tercihen içinde bulunduğumuz yıl mahsulünden öğütülmüş) Mısır Unu, 1,5 Tatlı kaşığı Hamur mayası, Tuz ve Su.

Hazırlanışı:

Unumuzu derin bir kap üzerinde eliyoruz. Mayamızı ise ılık su ile eriterek unumuza ekliyoruz. Tuz ilavesinden sonra unumuzu çok katı olmayacak, gevşek bir hamur elde edene kadar yoğuracağız. Yoğrulmuş hamurumuzun üzerini kapatıp, (Özellikle Kış aylarında hamurumuzu sıcak bir ortamda beklemeye almamız gerekmektedir.)  mayalanmayı beklemeye başlıyoruz.

Bizler yöremizde pişirme işlemini genelde Kuzine (Peşko) sobalarından yaptığımız için bu bekleme arasını sobamızı hazırlayarak geçiriyoruz. Hamurumuz mayalandıktan sonra ekmeği yapacağımız mayalanınca ekmek yapacağımız tepsiyi yağlayıp, hamuru içine koyuyoruz. (Hamur tepsiye konduğunda üzerinde bir parmak kabarma mesafesi kalmalıdır.) Tepsi içerisine yerleştirdiğimiz hamurumuzun üzerini elimizi hafifçe ıslatıp düzelttikten sonra ekmeğimizi fırına verebiliriz.

Ekmek kabarana kadar fırını açmamakta fayda vardır. Ekmeğimizi kabardıktan ve üstü pembeleşmeye başladıktan sonra tepsiyi çevire çevire pişirmeye devam edeceğiz. Piştiğinden iyice emin olduktan sonra ise ekmeğin içinin çekmesi için fırının içinde kısa bir müddet bekletiyoruz.

Ekmeğimiz artık pişmiş vaziyettedir. Artık sıcak sıcak servisimizi yapabiliriz.

Afiyetle efendim…

Mısır Ekmeği

Ayrıca ek olarak şu bilgiyi de vermek istiyorum;

Eskiden mayalanma işlemi için hamur teknesinde bir miktar hamur bırakılırdı. Bu hamurla, yapılacak diğer ekmeği mayalardık… Mısır ekmeğinin bir de ocak ekmeği tabir edileni vardır. Fakat onu yoğururken hamurunu sıcak suyla haşlayarak yoğuruyorsunuz. Eski evlerde bulunan ateşliğin içinde sacın altında pişirilir. Pişme süresi uzundur fakat beklediğinize değer. Bu ekmek normal sobada pişene göre daha fazla bir rayiha taşır.

Bundan böyle verecek olduğumuz yemek tariflerinde mutfağımızla ilgili deyimleri de elimden geldiğince sizlere aktarmaya gayret edeceğim.

Hazır konumuz Mısır Ekmeği iken, Rahmetli Annem’in bir sözünü aktaracağım. Kendisi derdi ki “Hamur ben gidiyorum, arkamdan sen de gel…” Bu sözü ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Meğer bu sözü söylediğinizde hamurun daha çabuk mayalandığına inanılırmış.

Sevgilerimle…

Nezahat DEĞİRMENCİ

E-Posta: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Her hakkı saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 


Görüntüleme sayısı: 5262

  Yorumlar (5)
RSS yorumları
 1 Yazan şimal, 11-01-2008 08:37
Sayın Kamil AKSOYLU; 
Benim de istediğim bilgi paylaşımı...Çünki sizin de işaret ettiğiniz gibi bazen derden dereye değişebiliyor yemek kültürü..O yüzden genellemeye girmedim..Biz ekmeği mayalarken,Of'lu olan gelinimizin tarafında mayalama yapılmadığını gördüm..Bu yüzden de özellikle yöre belirttim yazımda..Motive edici düşünceleriniz için teşekkür ediyorum..Selam ve sevgilerimle..
 2 Başlangıç Güzel
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır , 10-01-2008 23:46
Çok yemek tarifleri okuyan biri olarak Nezahat değirmenci arkadaşımızın üslubunu beğendim. Yemek kitabı ve özellikle yemek tarifi yazarları bazı hatalara düşmektedir. Hele ki işin kültürel boyutu ele alınırken bu hatalar daha çok yapılıyor.  
 
Örneğin biri çıkıp Karadenizde mısır ekmeği böyle yapılır diye tarif ederse elbette ki doğruluğu vardır ama yanlışlığı daha çoktur. Keza biri çıkarda Karadenizde lahana sarmasını böyle yapılır diye tarif ederse yine yanlışı doğrudan fazla olur. Çünkü Karadenizin hiç de homojen olmayan kültürel dokusu mutfağına da yansımaktadır. Öyle ki bazen bölgeden bölgeye değil, köyden köye, bir dereden öbür dereye damak tadı değişebilmektedir. 
 
Örneğin Sayın Değirmenci'nin yaptığı mısır ekmeği tarifini ben hiç bilmiyordum. Daha doğrusu Karadenizde mısır ekmeğini mayaladıklarını bilmiyordum. Ama arkadaşımız doğru üslubunun yanında, Akçaabat yöresi diye tarif ettiği yemeğin yöresini de belirtmiş. Bu aynı zamanda bilgiçlikten çok bilgi paylaşımı olup çok etik bir davranıştır. Bilerek ya da bilmeyerek, hangi tavrı takınıp yaptıysa kendisini tebrik ederim. Başarılar diliyorum.
 3 mısırın mirası ekmek
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır , 20-12-2007 22:12
Nezahat yine yapmış yapacağını... 
 
Vala daha nezahatin elinden yemek yemek nasip olmadı ama duyduğum onun o güzel lahana dolmalarından yiyen herkesin parmaksız kaldığıdır bilginize :) 
 
Onun için ben derimki habu paçinun tarifleri dikkate alun da...
 4 Hayırlı olsun..
Yazan Mine Telkeş, 19-12-2007 14:09
Yine bir başlığı,keyifle okunası hale getirmişsin ya :) tebrik ederim seni..Umarım bu tariflerin devamı gelir..
 5 LAZID EDMEI DERDUG OA...!
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır , 19-12-2007 05:04
" LAZID EDMEI'ne ÇAN GURBAN " 
 
Öncelikle böyle yöresel kültürleri yaşatma adına bu sanal sayfalarda bu güzel öyküleri canlandıran canlara yürek dolusu saygılar ve sevgiler sunuyorum. Böyle yazıları gördüğümde kendi eksenime dönesim geliyor. Koyuyorum eski 78'lik taş plakları onları dinliyorum. Onlar ses verdikçe ben de böyle güzel yazılara yazasım geliyor. 
1950'li yılların başında arpa ekmeğini de tanıdım. Biraz da yedim. Onun o kılçıklarını hiç unutamam. Boğda edmeıne çan adardug diemem. Ama ; atanları çok gördüm. Rahmetli Bobaçuumun çok güzel olan sosyal yaşamı kutsal olan yuvamızı hiçbir zaman hiçbir şeye muhtaç etmemişti. Sevgili Bobaçuum taştan ekmeğini çıkaranların başında geliyordu. Demem o ki; bu mısır ekmeğini konu olarak bu sayfalara taşıyan Nezahat Değirmenci'ye (OFLUOĞLU'na ) yürek dolusu sevgilerimi iletiyorum.  
Ben da evumun beug uşaçuu olarak habu LAZID EDMEINİ çog yourdum. Dayanamairım dalairım gendi gonuşuglarımun sözcüklerine. İnanın böyle ürünleri görünce hep kendi ağızımı konuşasım geliyor. Öylesine dayanılmaz bir haz var ki bu güzel sözcüklerde. Onları yazmadan edemiyorum. Ne olur kınamayın beni. Unutmam da olası değil. Aslında insanlar kendi öz değerlerine sahip çıkmalıdır. Hem de tarihsel gelişmişliğin özü olan o merkezden kopmakla kendime ihanet etmiş olurum. 
Ben; Sevgili Nezahat Değirmenci'nin bu çok güzel yazısına ellerimi hamurlayarak katılmak istedim. 
Çocukluğumda yaşadığım zaman sürecinde, LAZID EDMEI (MISIR EKMEĞİ)  
1 :) Ocak altında 
2 :) Bilekide (Bileki taştan oyma içi çukur , kapağı da taştan olan ekmek pişirme kabı)  
3 :) 1970'li yıllarda Kuzine'de aliminyum tepsilerde pişirilmek üzere çoğunlukla dağ köylerinde her zaman yapılan en kutsal aşımızdı. 
Ocak altından amaç; eski yıllarda köy evlerinde kara ateş yanardı. Kimi evlerde kemer biçiminde yapılan kara ateş yanan yere de dairesel biçimde 60-70 cm. çapında bir sert taştan. " Biz ona demir taşı derdik " bu demir taşından yapılma ocak taşı dediğimiz taşı yere monte ederek, kenarlarına da dairesel taşlardan çevirme yaparak ateşlik ya da ekmek pişirme yeri yapardık. Kupli dediğimiz sactan yapılma iç bükey oval bir sac kapak. Bu kupli biraz derincedir. Tersinden düşünürseniz içi derin bir düz çalbara ile de kapatılırdı. Aslında düz sac üstünde de bezleme (bazlama ) hem mısır unundan hem de buğday unundan yapılan dakikalık ekmeklerimiz de vardır. Bugünlerde bile ; ocak altı ekmeğinin yapımı çok az evlerde yapılır. Ama; Mısır ekmeği asla vazgeçilmezdir. Ya kuzinede ya da sac üstünde yapılan en kutsal değerdir. Ama ne yalan söyleyeyim; ocak taşının üstünde kupli altında yapılan ekmeğe bayılırım. O ekmeklerin şahıdır. Sac üstünde yapılan " GOLOF " 10 cm. çapında küçük bazlama. Bu buğday unundan olduğunda üzerine yayıktan çıkmış taze tereyağı'nı sürerek yersen, üstüne de 2 bardak taze ayran içersen o gün " keyfime diyecek yok " olursun.  
Çocukluğumda tanıdığım ekmek çeşitlerini sıralayacak olursam; arpa ekmeği, mısır ekmeği, buğday ekmeği bir de çarşı ekmeği dediğimiz somun (yuvarlak ) fırançıla (uzun ) olmak üzere çok çeşitleri vardı. 
Bir de tarihsel geçmişten gelen ;duyduğum ama göremediğim, baba annemin anlattığı ekmek vardı. Mısır koçanının içi ; yöresel ismi ile GUMUŞ. Mısır tanelerinin dizildiği mısır koçanı. Bu koçanlar ile fındık kabukları değirmende ya da el değirmeninde öğütülerek ekmek yapılırdı. Düşünün Kurtuluş Savaşından önce Rusların 1916 yılında Trabzon ve havalisini işgal ettiklerinde yöresel göçler başlamıştı. Muhacırlık dediğimiz günlerde Giresun köylerine yerleşerek tam iki yıl bu yoksulluk yaşandığında bu ekmekler yenmiştir.  
Bazar momalarina kurşun atıldığı günleri yaşamadığımız için Koca Mustafa Kemal Atatürk'e , Silah Arkadaşlarına ve onların bilgisi dahilinde bağımsızlık savaşı veren Mangal Yürekli Kahraman Askerlerimize ( dedelerimize )can ve yaşam borcumuz vardır. 
Bakınız ki bir mısır ekmeğinden söz ederken; onunla yolculuk ne güzel. Onsuz yolculuk olmaz. Herkesin çantasında kesin bir parça mısır ekmeği vardır. Bir kez; mısır ekmeğinin en kutsal tarafı yoğurt onsuz yenmez. Bir de fasulye turşumuzun pırasa ile kavrulmuşu , sac üstünde yapılan bazlama ile ne da sarar.  
Öz geçmişi ile bana da yazma malzemesi olan mısır ekmeğine ve onu dile getiren Nezahat Değirmenci'ye yürek dolusu sevgilerimi gönderiyorum. 
Ne mutlu bana ki; Çalköy'ümden gönderilen mısır unundan tavada da olsa bile yaptığım ekmekle yoğurt yeme zevkimi yaşıyorum. Arada bir ellerimin hamurlanması işime yarıyor. 
Unuttuğum bir yanı daha var ki ; Karalahana " LAHNA MANÇASİ " DA ONSUZ YENMEZ...!  
Mısır unsuz; ne hamsi ,ne balıklar ne da bizim imansız peynir dediğimiz peynirden yapılma GAZKALDIRAN, KUYMAK,MUHLAMA yenmez.  
Hepinize mısır ekmekli sofralar dilerim. 
 
dürgi demesam olmaz 
lazıdın edmeıne 
habu gurbed ellerde 
gabuldum hasredine 
 
go oni saç aldina 
usdi gabug bağlasın 
lazıd uni olmian 
oduru da ağlasın  
 
ey gidi lazıd uni 
osan yoursam seni 
senden ayri galali 
yagdın gül eddın beni 
 
senden ayri galanın 
vay osun hallarina 
badırı yesam seni 
aronun ballarina 
 
hamsi sensız olu mi 
gül digensız olu mi 
yourdla dereyaı 
aça sensız yenı mi 
 
gosam seni leene 
youru dursam seni 
sensız duramairım 
derdden guruddun beni 
 
 
Salih Zeki FETTAHOĞLU 
( KARADAĞ UŞAÇUU ) 
Matematik Mühendisi

Yorum yaz
  • Yorumunuz okumus oldugunuz konu ile alakali olmalidir.
  • Yazmis oldugunuz yorum kisisel hakaret, asagilayici, karsi tarafi küçük düsürücü ya da rencide edici vs. gibi kelimeler içermemelidir.
  • Okumus oldugunuz konuya iliskin yapacak oldugunuz yorumlar eger sizin fikir ve düsüncenize uygun degilse konu yazarinin ya da haber sahibinin yapmis oldugu çalismayi basit gösterecek ya da degersiz sayacak ifadeler içermemelidir.
  • Reklâm amaçli hiçbir kelime ya da cümle yorumunuzda yer almamalidir.
  • Yazacak oldugunuz yorumlar genel ahlâk kurallari ve yasalara uygun olmalidir.
  • Yazmis oldugunuz yorum içeriginden Serander.Net hiçbir sekilde sorumlu tutulmayacaktir.
  • Yorumunuza gerçek isim ve e-posta bilgilerinizi eklemediginiz takdirde sayet yorumunuz yayinlanmazsa -Yorumum neden yayinlanmadi?- bilgisi tarafiniza ulasmayacaktir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

 
< Önceki   Sonraki >
Karadeniz TarihiRöportaj ve SöyleşilerVideolarSerander ForumKaradeniz YemekleriKaradeniz Yol Yapım HikayeleriEski Karadeniz Fotoğrafları
Serander.Net © | Karadeniz Kültürü... Serander.Net © | Karadeniz Kültürü... - Karadeniz Yemek Tarifleri-1: Mısır Ekmeği'nin Yapımı