• Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Araçları

Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...

Serander.Net

Anasayfa
Folklor Eğitimicisi Aclan Sezer GENÇ Hocamız ile Söyleşi
Yazar Meftun ŞENGÜN   
Pazar, 20 Ocak 2008

Aclan Sezer Genç

Geride bıraktığımız Aralık ayı içersinde folklor eğitimcisi Aclan Sezer GENÇ Hocamız ile hoş bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimizde Folklor Hocamız Aclan Sezer GENÇ ile bakın neler konuştuk.

Meftun Şengün: Aclan Hocam, söyleşiye başlarken öncelikle kendinizden bizlere biraz bahsedebilir misiniz?

Aclan Genç: Tabii ki, memnuniyetle… 1956 Yılında İstanbul’un Tarabya semtinde doğdum. Babam Maçka’nın Sevinç köyünden Ali GENÇ’tir.

Meftun Şengün: Ben hemen şunu sormak istiyorum, babanız Ali GENÇ aslında bizim plaklarından tanımış olduğumuz Kemençeci Ali GENÇ değil mi?

Aclan Sezer Genç

Aclan Genç: Evet. Kendisi Kemençe çalardı. Çıkarmış olduğu plakları var. Aslında onun solistliği, türküleri yorumlaması Kemençeciliğinin daha önündedir.

Bir müddet Tarabya’da kaldıktan sonra 1965 yılında Fatih semtine yerleştik. Fatih’te babamın o dönemlerde bir Yorgancı dükkânı vardı. Aynı dönemlerde Taksim-Sarıyer hattında çalışan bir de minibüsümüz vardı. O dönemlerden Kültür dostlarımızdan ismini rahmetle andığım bir “Oflu Naci” amcamız vardı, kendisi de Taksim-Sarıyer hattında Kahyâlık yapardı ve diyebilirim ki Sarıyer’in hemen hemen her şeyiydi. Babam ve Naci amcamız bütün Karadenizlileri toplar o zamanın Şifa Suyu denilen mevkiinde kendi evinde ne kadar memleketinden göçüp gelmiş Kemençeci var ise onları da çağırır ve Kemençeli muhabbetler düzenlerlerdi.  İnsanların köylerine duydukları özlemi ve sevgiyi bulundukları yerde yaşatmaya çalışırlardı.

Babamın o dönemlere kadar kardeşleri Hasan GENÇ, Nihat GENÇ, Kemal GENÇ, Sabri GENÇ ve Saffet GENÇ’in ağabeyi Habeşli Kemal GENÇ ile birlikte bir gösteri ekipleri mevcuttu.  Bu ekip zamanın tek Karadeniz Ekibiydi diyebiliriz.  İstanbul’daki Giresunlular, Trabzonlular ve Rizelilerin bütün gecelerine bu ekip katılırdı. Zamanla bu ekip bir dağılma sürecine girdi. Ben ve kardeşlerim (Faruk GENÇ, Taylan GENÇ, Özer GENÇ) babamla birlikte ayrı bir ekip oluşturduk. Kardeşlerimden Faruk GENÇ bu ekibe sonradan katılmıştı, öncesinde kardeşlerimin haricinde ekibimizde Osman GENÇ’de yerini almıştı. Babamın kardeşleri de hakeza bu şekilde ayrı bir ekip kurmuş oldular. O dönemde kurmuş olduğumuz bu ekibin adı  “Karadeniz Kartalları” olarak isimlendirildi.

Eski Soldoy Ekibi

Kendi ekibimiz ile günün en iyi sanatçılarıyla konserler olsun farklı geceler olsun birçok etkinliğe katıldık ve gösterilerimizi sergiledik. İlerleyen zamanlarda Folklor Kurumunun kurmuş olduğu ve Cavit ŞENTÜRK’ün de içinde yer aldığı bir ekip daha oluşturuldu.

Babamın solistliğinin eşliğinde çok uzun yıllar bu ekibimiz ile birlikte çalıştık.  Halen daha bizim devamımız olan ekip ile birlikte Maçka Sevinç (Soldoy) Köyleri Derneği çatısı altında profesyonel anlamda çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Meftun Şengün: Ben, sizlerin Kurslarınızdan da bahsetmek istiyorum. Uzun yıllardır Folklor Kurslarınız ile birlikte birçok insan Horon ile tanıştı, bu konuda da neler söylemek istersiniz?

Aclan Genç: Kursun oluşması şöyle gerçekleşti; bizleri tanıyan kendi çevremizden bazı dostlarımız belirli bir süre sonra yine bizlerden kendilerine Horon eğitimi vermemizi istediler. Esasen o zamanlara kadar her ne kadar Profesyonel anlamda bir ekip olsak da bu işe meraklı olan insanımıza bir eğitim verme durumumuz olmamıştı. Bu durum bizim için bir ilk oldu ve yakın çevremizden bizleri tanıyan dostlarımıza eğitim vermeye başladık. Topkapı’da derneğimizin iki katlı güzel bir mekânını da bu çalışmalar için kullanmaya başladık. Yer, bir sorun teşkil ediyordu. Dernek çatısı altında toplanmamızla beraber yine bizleri sürekli motive eden, hiçbir zaman yalnız bırakmayan “Havacı” grubumuzun da manevi desteği bizlerin bugünlere kadar gelmemizi sağladı. Onlar eğitim amaçlı gelmiş olsalar dahi bu işte eğer karşınızda oynayacak birileri yok ise sizden bir şeyleri öğrenmek isteyenleri bulamadığınız zaman çalışmaları sürdürmek gerçekten zordur.

İnsanımız aslında bu işe sadece bir “Oyun” gözü ile bakıyordu. Halbuki oyunlarımız Kültürümüzün en önemli parçalarından birisi. Horon muhteşem bir danstır. Bugün insanlarımız İstanbul’da, Ankara’da veya İzmir’de bütün Üniversitelerde Tango’ya, Salsa’ya ya da Çaça’ya evrensel kabul edilen danslara rağbet gösteriyorlar. Biz Horonlarımıza baktığımızda bu danslardan aşağı kalır bir yanı olmadığını hatta çok daha üstün olduğunu dahi söyleyebiliriz. Horon’u layıklıyla ve doğru öğrenmemiz şarttır.

Çalışmalardan bir fotoğraf...

Yermek açısından söylemiyorum fakat herkes Karadeniz’de yetişmediği için Büyükşehirlerde bu özlemlerini gidermek için Horon oynayana toplulukları gördüklerinde aralarına girerek bu oyunu öğrenmeye kalktılar. Hal böyle olunca da yerleri döven, kafaları sallayan, ayaklar yere vurularak ve sadece ileri geri gidip gelerek oynanan bir oyun olarak gördüler. Esasen Horon’un bir temeli vardır, o da müziğe uyumdur. Kendi ruhunuzu, aşkınızı, içinizden gelen sevgiyi, rahatlığı, agresifliği katmanız gereken bir ruh yapısıdır aslında. Oyun oynarken işte bu coşkuyu yaşamalısınız. Şu an kurslarımız had safhada iyi gidiyor. Şu anki gidişattan son derece memnunuz diyebilirim.

Meftun Şengün: Geçmişte yörede oynanan oyunlar ile sizlerin oynadığı oyunlar arasında farklar var mıydı?

Aclan Genç: Tabii ki bazı farklar oluyordu. Bugün bizleri en iyi oynayanlar diye adlandırsalar dahi yörede oynayanlar o yörenin tavrını, otantikliğini, sadeliğini çok güzel yansıtıyorlardı. Ama size şunu söyleyebilirim ki artık yörede oynayanlar ile bizlerin oynadıkları oyunların arasındaki farkları gösterecek insanlarda yok.

Artık bizler de elli’li yaşlara geldik. Bundan on beş, yirmi sene evvelinden bahsedersek onlar ile bizler arasındaki farklardan çok daha farklı bahsedebilirdik. Bu durum bana göre böyle, ama genele baktığımda da düşüncelerimde pek yanılmadığımı gözlemliyorum.

Meftun Şengün: Şu an genel olarak oyunlarımızda bir bozulma söz konusu, büyük bir çoğunluk sanki belirli bir kural, kaide yokmuş gibi oyunlarımızı basitçe oynamaktadırlar. Bu anlamda tavsiyeleriniz nelerdir?

Aclan Genç: Şu an içeride senin de görmüş olduğun gibi gençlerimiz çalışmaktadırlar. Bu ekip ile yaklaşık iki senedir Maçka Koreografilerini çalışıyoruz. Fakat bu arkadaşlarımıza bizler neredeyse bir buçuk sene sadece Horon’un ne olduğunu anlatmaya ve göstermeye çalıştık. İsteseydik altı ay gibi bir sürede de bir ekip oluşturabilirdik.

Üç beş figür ile bu işe tamam der işin içinden çıkabilirdik. Bizim esas olarak titiz davrandığımız nokta bu. Her şeyi layıkı ile aktarmak ve öğretmek. Önemli olan Horon’u titreyerek, kendisine has tavrı ve ahengi ile oynayabilmektir.

Bunun için uzun bir zaman gerekmektedir. Ben şu an içeride eğitim verdiğim kardeşlerimize yeni figürleri ancak bir buçuk, iki sene sonunda öğretmeye başladım. İşin temelini almadıktan sonra yaptığınız hiçbir şey doğru kabul edilemez. Bozulma eğitim anlamında vardır, doğrular gösterilmediği sürece de bu bozulma devam edecektir.

Bir de şu noktaya değinmek istiyorum, Horon’un tek merkezli kabul edilmemesi gerekir. Bir Maçka’da, bir Tonya’da ya da bir Görele’de oynanan Horon’a yanlış diyebilir misiniz? Bugün Büyükşehirlere baktığınızda ise genel anlamda herkes sanki tek tip oyun oynamak için gayret ediyor.

Bu durum insanların birbirinden bakarak düğünlerde, şenliklerde araya girerek öğrenme çabalarından kaynaklanıyor. Horon adımı olmadan sadece yerinde titreyerek horon oynayamazsınız. Bu konuda titiz davrandığımız sürece bozulmaların önüne geçebiliriz.

Meftun Şengün: Sizlerin çok güzel bir şekilde sergilemiş olduğunuz meşhur Bıçak Oyununuz hakkında okuyucularımıza bilgi verebilir misiniz? Bu oyun tam olarak nasıl çıkmıştır?

Aclan Genç: Bıçak oyunu bir nispet, bir kavgadır. Düğünlerde olsun, şenliklerde olsun bir kavganın sahneye yansıtılmış halidir. Babamın, babasından aktarıldığı kadarı ile de bu oyunun bir kesme oyunu olduğu söylenmektedir.

Tabii eskiden fakirlik ve yokluk döneminin yaşandığı bir zamanda insanlar bulundukları yerden pek hareket etme imkânı bulmazlarmış. Araba yok, yol yok. İnsanlar gitmekte oldukları pek çok yere yürüyerek ulaşıyorlarmış. Onun için Bıçak oyununun diğer yörelerimizde nasıl oynandığını pek görme şansları olmamış. Hakeza başka yörelerdeki insanlarımızın da bu oyunun Maçka’da nasıl oynandığını görme şansları pek olmamış. Maçka’da köyler arasında birbirlerini kesme, bir kavgayı Horon’la birlikte davul ve zurna ile oynanan bir oyundur.

Çeviklik, zekâ ve çok büyük cengâverlik gerektiren bir oyundur. Şu an Soldoy’da bu oyunu içimizde en iyi oynayabilenlerden birisi de Nihat GENÇ’tir. Kendisi de bizlerin Bıçak oyununu fena oynamadığımızı söyler. Ama onun kadar iyi miyiz, değil miyiz tabii bilemiyorum.

Meftun Şengün:  Horon’un Karadeniz bölgesinde oynanan bölgelerinin coğrafi anlamda sınırları var mı?

Aclan Genç: Şöyle söyleyebilirim, batı’dan başlarsak Giresun’da özellikle Görele’den itibaren doğu’ya doğru Trabzon ve Rize’de horonlarımız oynanmaktadır. Ordu’da ve Samsun’da oynayanlar var mı dersek, açıkçası Horon oynayanları ben pek görmedim diyebilirim ama Ordu’da oynayan insanlarımız olabilir.

Meftun Şengün: Sizin gözünüzle Karadeniz’de oynadıkları oyunlar ile ön plana çıkan yörelerimiz hangileridir?

Aclan Genç: Bunu şöyle ifade edersek daha doğru olacaktır. Mesela bir Akçaabat oyununun içinde Tonya figürleri de vardır, başka yörelerimize ait figürler de vardır.

Bunu şöyle söylemek lazım, her yöre insanı horonu güzel oynar. Bu kültür hepimizin… Figürler açısından Sürmene’de Ağasar’da, Tonya’da, Maçka, Görele’de kısacası yörelere göre farklılıklar vardır. Bu farklılıklar da ayrı birer güzelliktir.

Çalışmalardan bir fotoğraf

Meftun Şengün: Hocam, bugüne kadar sergilemiş olduğunuz oyunların içerisinde yaşayıp da unutamadığınız anılarınızdan birisini bizlerle paylaşabilir misiniz?

Aclan Genç: Osman GENÇ ile bir gösteri esnasında bıçak’la elimi yaralamıştım, Haydarpaşa numune hastanesinde elime bir müdahalede bulunuldu, o müdahalenin izi hala elimdedir…

Bunun yanında yine hiç unutamayacağım anlardan birisi de şimdiki Beşiktaş iskelesinin üst katında Bıçak Oyunu oynarken gözümden yaralanmam olmuştur. Olayı fark eder etmez oyunu bıraktık, gözümün gördüğünü anlayınca çok şükrettim. Bıçak bir milimetre daha ileriye doğru girmiş olsa belki de gözümden olacaktım. Tabii bunu da Allah’ın bana bir lütfu olarak değerlendiriyorum.

Meftun Şengün: Söyleşinin sonuna gelirken son olarak neler söylemek istersiniz?

Aclan Genç: Bu kültür hepimizin, onun için sahip çıkmamız gerekiyor. Bakın bugün Yunanistan’da yaşayan Pontoslular buradan kültür olarak ne götürmüşlerse ona sahip çıkıyorlar. Kısacası derslerine iyi çalışıyorlar diyebiliriz. Aynı şekilde daha fazlası ile bizlerin kendi kültürümüzü sahiplenmemiz gerekir. Onlar ne yapıyorsa bizler daha fazlasını yapmalıyız. Hiçbir zaman vurdumduymaz hareket etmemeliyiz.

Bu kültür gitti mi bir daha geri getiremezsiniz. Gençlerimiz bu işin üzerinde durmalıdır. Kültürlerini öğrenmelidirler. Sizler gibi çalışmalar internet sitelerini takip etmeliler. Sizlerin yaptığı çalışmalar çok önemli, kimse bunu benimle yapılmış bir söyleşi adına söylediğimi zannetmesin. Çünkü özellikle genç nesil bu gibi çalışmaları takip ediyor. Araştırmalar yapmak, öğrendiğimiz doğruları insanımızla paylaşmak durumundayız.

Şimdilik bunları söyleyebilirim…

Meftun Şengün: Hocam, bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum, bundan sonrası için de hep birlikte çalışmalar yapmak adına sizleri rahatsız edeceğiz.

Aclan Genç: Ne demek, seve seve bu kültür için hepimiz elimizden geleni yapacağız. Ben de sizlere çok teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Röportaj ve Fotoğraflar: Meftun ŞENGÜN (İstanbul-2007) Her hakkı saklıdır. Bu röportaj metni ve fotoğraflar Serander.Net’in izni olmaksızın kullanılamaz. Bilgi için: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 


Görüntüleme sayısı: 3095

  Yorumlar (15)
RSS yorumları
 1 Sınırlar yanlış verilmiş
Yazan Şahin Aydın, 09-11-2008 22:35
Sayın hocam sizi takip etmeye çalışıyorum.İnternetteki horon videolarınızı özellikle izledim.Ancak bir Ordulu olarak söyleşinizde beni üzen bir nokta var.Samsun da oynanıyor mu bilmiyorum ama Ordu bir horon bölgesidir.Bizim düğünlerimiz horonsuz olmaz.Mesudiyeye gidersiniz ayrı bir figür,Perşembeye gidersiniz ayrı bir figür,Gölköye gidersiniz ayrı bir figürle karşılaşırsınız.Eğer horondan kasıt sadece Trabzon a özgü ve Trabzon halkının kendisinin dahi oynayamadığı sadece halk oyunları ekiplerinin gösterileri ile sınırlı olan horon ise sanırım Karadeniz'de horon oynanmıyor veya çok sınırlı bir yerde oynanıyor demeliyiz.Siz bir nalcı horonunu,mısıroğlu horonunu,Boztepe horonunu,Melet horonunu,Gürcü horonunu, Perşembe sık horonunu horondan saymıyor musunuz ? Size saygım büyük yalnız dikkatinizi çekmek istedim.Bu konuda dertliyim.Ordu herşeyiyle Doğu Karadeniz'e aittir ve horon bölgesidir.Burada saydığım horonlarda sadece oynanan horonlardan bir kaçıdır.Artık dışlanmak istemiyoruz.Bilmiyorum neden ama özellikle Trabzonlu bazı arkadaşlar Karadeniz'i ısrarla Görele'den başlatmaya çalışıyorlar. Ünye-Görele arasını hiç hesaba katmamak gibi bir gayret içerisindeler gibi bir düşünce belirdi bende.Lütfen cevap yazıp benim yanlış bir düşünceye kapıldığı söyleyin.Teşekkür ederim
 2 horon çeşitleri
Yazan özkan, 17-10-2008 20:53
merhabalar hocam...ben rizeliyim haliyle horana karşı ilgim çok büyük...bi kaç tane çeşit biliyorum tulum pek bilmiyorum benim öğrenmek istedim kemençe ile oynanan horunun çeşitlerinden öğrenmek...şuan da muğla da üniversiteye devam ediyorum bana yardımcı olursanız çok sewinirim..
 3 seam hocam
Yazan ökkaş çınar, 01-08-2008 10:35
hocam eğer bu yazımı okuyosan yada okuyan arkadaşlarım var ise ben horon öğrenmek istiyorum yardımınızı bekliyorum  
0533 433 39 85 
ökkaş çınar
 4 horon ogrenmek istiyorum
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır , 02-07-2008 14:13
Selam, 
Rize'liyim 12 yasimdan itibaren rize'de yasamiyorum  
ve horona karsi cok buyuk bir sevgim var  
ama ben erkeklerin oynadigi horonu ogrenmek istiyorum once izlemek bile inanilmaz haz veriyor bana. 
Suanda Londra'da yasiyorum ama 2 veya 3 ay icinde Istanbula kesin donus yapacagim ve nereden horon dersleri alabilim? 
Bana bu konuda yardimci olursaniz minnettar kalirim  
Saylilarimla 
Hatice eksi
 5 selam
Yazan mustafa keskin website, 03-05-2008 22:25
karadenız horununu ögrenmek kurslarına katılmak ıstıyorum telefonla ulaşmam icin yardımci olurmusunuz tel 05385516161
 6 horon öğrenmek istiyorum
Yazan özlem özcan, 25-02-2008 14:01
ben karadeniz aşığıyım..heryönüyle karadenizi çok seviyorum.aslen giresunluyuz ben istanbulda doğdum büyüdüm 5 yıldır memleketimize gidip geliyoruz.herşeyine aşığım karadenizin....suyuna toprağına havasına doğasına yeşiline mavisine insanına yemeklerine ona ait ne varsa hepsini çok seviyorum.ve horon öğrenmek istiyorum karşılama öğrenmek istiyorum bu tür eğitim veren yerler konusunda bana yardımcı olursanız sevinirim sevgiler
 7 Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır , 07-02-2008 19:36
meftun bey biz karadenizlileri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.kemençe karadeniz kültürünün en büyük parçası.sesiyle insanı memleketine götüren bir vasfı var.röportajlarınızda başarılar..  
 
 
serduman
 8 Yazan şimal, 03-02-2008 11:28
Aclan beye katılıyorum tesbitlerinde..Ne der atalarımız ''Bakmakla kasap olunsaydı,kediler kasap olurdu'' ...Aclan hoca yılların birikimine sahip biri..İki video izlemekle, o videolarda oynayanlar kadar iyi olacağını düşünmek hayalden öte bir şey..Sevgilerimle..
 9 Bicak Horonu
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır website, 01-02-2008 11:16
Bana göre çok iyi bir Kemençe Sanatçısı olan ,Mehmet Gündoğdu kardeşimin bıçak horonu hakkında söyledikleri ,görüntüleride seyrettiğinizde doğruları yansıtıyor. Bu birikim o yörede olmasaydı, bu güne kadar gelmezdi. Ne yazııki..Herkesin görmesini istediğim vidyolari seyredenlerin görüntülere göre biçak horonuna çalıştiklarnı anlatan iletiler alıyorum. Her kes cin gibi olmuş..Ne kadar kopyalasalarda tam olmaz. o tavrı vermez.Tavır doğru değilse ,bıçak horonu dans dönüşür özünü kaybeder ve giderek yozlaşır..Yanlız bıçak horon u değil. Mesela Maçka da çökerek yapılan bir çok figür vardır. Şimdilerde bakıyorum her kes ,hem arttırmada hemde horon içine çökme koymaya başlamış. Niye yapılyorlar demek istemiyorum. Doğruyu öğrenmek durumundalar mantığındayım.Çökmeyi doğru yapamazsan ,b.k çuvalı düşüşü gibi görüntü verir. Bu eğitmen arkadaşlar,saygıyı hatırlayıp gelip sormalılar ve doğruyu öğrenip geleceğe aktarmalılar..bu konuda eğitmen Oğuz arkadaşım bende destek istedi.Dizlerimin geçmesi durumunda ona destek vereceğim. Gençler yazıyor.abi vidyoları ezbeledim ama yine olmuyor diyorlar.olmaz....Nedeni basit,Vidyodaki kişinin bir stili,alışageldiği bir tarzı ve tavrı beden olarak ta bir ruhu var.Adı üzerinde halk oyunu her bireyin ayrı ayrı horona kattığı bir ruhu var...Bunu ancak alacağıı/öğreneceğin tekniklerle aşarsın.Devamı gelecek. :)))
 10 Değerli Horon Kültürü Dostlarım
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır website, 01-02-2008 10:32
Siz değerli arkadaşlarım;Meftun'un yaptığı işe zaman ayırarak yorum yapıyor.Konuların kendi içinde açılmasını sağlayarak,bir anda akla gelmeyecek ayrıntıları aktarmamıza öncülük ediyorsunuz.Bana göre bunun adı kısaca ,Karadeniz Halk Kültürüne kayıtsız kalmamktır.Bu nedenle ,asıl ben sizlere çok teşekkür ediyorum.Ayrıca övgüleriniz içinde çok teşekkürler.İnternette bir söylem var.Bilgi paylaştıkça çoğlaır diye.Ve "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz " diye.Evet, bizler; başlangıçta baba zoruyla da olsa öğrendiğimiz bu muteşem halk dansını doğrularıyla geleceğe aktarmak zorunluluğundayız. Ben yaptım,benim olsun bende kalsın zihniyeti sanırım böyle gelişti. Doğu Karadenizimize ait olan horon(horom) belli adlarla adlandırılarak bu güne kadar gelindi. İleride en iyi parende atarak oynayanın güzel oynayanan olarak kabul edildiği günlere gelmeden ,bu iş gerçekten yüreğinde duyanların ,çok ama çok zor olsada,artık bir araya gelmek durumunda oldukları bir gerçektir. burada kesiyorum.Sizleri sıkmamak adına konular devam ettikçe ,bildiklerimi dilimin döndüğü oranda sizlerle paylaşarak katkı yapmaya çalışacağım. Çoğunuz benden genç ,bu nedenle gözlerinizden öpüyorum.Saygılarımla
 11 HORON SAVAŞCISI
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır website, 25-01-2008 20:03
DEĞERLİ KARDEŞİM MEFTUNA RÖPORTAJ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYOR NİCE RÖPORTAJLARINI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM. 
 
ACLAN SEZER GENÇ HOCAMIZA GELİNCE KÜLTÜRÜMÜZ İÇİN SAVAŞAN HORONU YAŞATMAK İÇİN ÇABA SARFEDEN ÇOK DEĞERLİ BİR İNSAN ÇALIŞMALARINI YAKINDAN TAKİP EDEN BİRİSİ OLARAK DAHA NİCE ORGANİZASYONLARA VE KURSLARA İMZA ATACAĞINDAN EMİNİM BAŞARILARIN DAİM OLSUN ACLAN HOCA BEN KEMENCE İÇİN SEN HORON İÇİN SAVAŞA DEVAM BU KÜLTÜRÜ HEP BERABER YAŞATACAĞIZ . 
 
SAYGI VE SEVGİLERİMLE ...
 12 Saygılar...
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır , 24-01-2008 12:45
Her zaman ki çok iyi bir röportaj olmuş...Her röportajı okurken heyecanlanıyorum horonun röportajı bile beni heyecanlandırıyor:)Aclan hoca hakikaten bu işi layıkıyla yapan biri bunu gerek röportojlarından gerekse o büyük zevkle izledğimiz videolardan anlayabiliyoruz...Verdiği bilgiler için tekrar teşekkür ediyorum kendisine... 
 
Ayrıca bu röportajda emeği geçenlere de çok teşekkürler...Ayrıca bi ricam olacak horon konusunda Tahir Bakal hocayla bi röportaj yapılırsa eminim müthiş olacaktır... 
 
Saygılarımla...
 13 Yazan Trabzonli, 23-01-2008 02:47
Degerli Aclan Hocam 
 
Calismalarinizi maalesef sadece internet araciligi ile takip etme sansim var. Böylesi dahi calismalarinizin kalitesini ve özverinizi anlamama yetiyor. Tebrik ediyor ve calismalarinizda basarilar diliyorum. 
 
Meftun kardesime de bu degerli röportaj icin tesekkür ediyorum.
 14 Yazan şimal, 21-01-2008 10:47
Sitenmizin gecesinde izleme şansı buldum..Bıçak horonu harikaydı..Kültürümüze bu denli emek verdiğiniz için kutluyorum..
 15 Bıçak Horonu
Yazan MEHMET GÜNDOĞDU, 21-01-2008 03:47
Öncelikle Meftun Şengün'e teşekkür etmek istiyorum çünkü bu siteyi çok kısa bir geçmişi olduğu halde içinde çok önemli insanlar hakkında rahatça önemli bilgiler bulabileceğimiz bir kaynak haline getirdi ve getirmekte.Aclan hoca ile yaptığı bu röportajla da bu kaynak olacak bilgilere bir yenisini daha ekledi diye düşünüyorum. 
Bugün Doğu Karadeniz Folklörü (halkbilimi) ile yakından ilgili olan kişiler,folklörümüzün biz Karadenizli'ler için belkide en önemli kolu olan horonlarımızın yozlaştığından şikayetçiler ki ben de bu fikirdeyim.Gerçekten horonlarımızı adeta soytarı oyununa dönüştürdüler halbuki horon kadar vakur ve asaletli bir oyun yoktur.Özellikle gençler bu konuda maalesef bilgisizlikten dolayı oyunlarımızı çok kötü bir hale soktular ve ne acıdır ki bu yaptıklarının çok doğru ve çok güzel olduğunu sanıyorlar ama maalaesef çok yanılıyorlar.Burada amacım gençliği kötülemek değil.Ne verirseniz onu alırsınız.Bu tarihten beri böyle olmuştur.Böylede olacak ama Aclan hocamız gibi insanlar olduğu sürece herkese ulaşılamasada en azından belirli bir kesime bir takım doğrular öğretilecek, doğru diye öğrenilen ve uygulanan yanlışlar ayıklanacaktır.Bu insanlık adına çok önemli bir görevdir bence.Bu konuda Aclan Hocama sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 
Birde bıçak horonundan bahsetmek isterim.Gerek büyüklerimden ve hocalarımdan duyduğum kadarıyla gerekse kendi tespitlerimle gördüğüm kadarıyla benim bu horon hakkındaki görüşlerim şu yöndedir:Bıçak horonu belki diğer ilçelerde de oynanıyor ama bunu Maçka'lı gibi kimse oynayamıyor.Bu adeta sanat eseri olan oyun neredeyse yok olmak üzere.Bunu Aclan hoca ve diğer birkaç akrabası yaşatıyor.Başka kimse bu oyun nasıl oynanır yada bıçak nasıl tutulur bundan kesinlikle haberdar değil.Bence bu oyunu yaşatmaları bile hiç kimseye bir horon figürü öğretmeseler dahi en azından bizim izlememizi ve böylece bu oyun hakkında fikir sahibi olmamızı sağladıkları için büyük bir hizmettir.Kendisini can-ı gönülden kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum.

Yorum yaz
  • Yorumunuz okumus oldugunuz konu ile alakali olmalidir.
  • Yazmis oldugunuz yorum kisisel hakaret, asagilayici, karsi tarafi küçük düsürücü ya da rencide edici vs. gibi kelimeler içermemelidir.
  • Okumus oldugunuz konuya iliskin yapacak oldugunuz yorumlar eger sizin fikir ve düsüncenize uygun degilse konu yazarinin ya da haber sahibinin yapmis oldugu çalismayi basit gösterecek ya da degersiz sayacak ifadeler içermemelidir.
  • Reklâm amaçli hiçbir kelime ya da cümle yorumunuzda yer almamalidir.
  • Yazacak oldugunuz yorumlar genel ahlâk kurallari ve yasalara uygun olmalidir.
  • Yazmis oldugunuz yorum içeriginden Serander.Net hiçbir sekilde sorumlu tutulmayacaktir.
  • Yorumunuza gerçek isim ve e-posta bilgilerinizi eklemediginiz takdirde sayet yorumunuz yayinlanmazsa -Yorumum neden yayinlanmadi?- bilgisi tarafiniza ulasmayacaktir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

 
< Önceki   Sonraki >
Karadeniz TarihiRöportaj ve SöyleşilerVideolarSerander ForumKaradeniz YemekleriKaradeniz Yol Yapım HikayeleriEski Karadeniz Fotoğrafları
Serander.Net © | Karadeniz Kültürü... Serander.Net © | Karadeniz Kültürü... - Folklor Eğitimicisi Aclan Sezer GENÇ Hocamız ile Söyleşi