Fındık üreticisi bu yıl da ürettiği fındığa talep ettiği fiyatı alamadı. Üretici her sene olduğu gibi bu sene de fındığın kilogramına 6 lira istedi. Fakat Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, fındık alım fiyatlarının Eylül’de 4 YTL, Ekim’de 4.5 YTL, Aralık ve sonrası için 5 YTL olacağını açıkladı.
Bunun üzerine Giresun'da Ordu'da, Adapazarı'nda üretici kendisini sokağa attı fındığa verilen fiyata neredeyse isyan ettirdi. Bu yazıyı Hıncal Uluç yazıyor olsaydı muhtemelen hükümet ve üretici arasında yaşananlarla ilgili olarak şöyle söylerdi:
''Pes doğrusu! Pes!''. Ya da Fatih Altaylı'yı düşünelim. Köşe yazılarının sonunda ''Ne zaman adam oluruz'' başlığında bir bölüme de yer veren Altaylı muhtemelen üretici ve hükümet arasındaki ilişki için şunu derdi:
''Ne zaman adam oluruz?'', '' Bir şeyleri beğenmeyip, isyan ettiğimizde yine aynı tercihleri yapmadığımız zaman''... Peki, Fındık üreticisinin durumu sizce Hikmet Çetinkaya'nın kalemiden sayfalara nasıl yansırdı?
''Yağmur vardı kentimde.. Fındık diyarı Giresun'da, Ordu'da… Yağmurun bereketi fındık üreticisinin yüzünü güldürmedi bu sene... üretici beklediği fiyatı bulamadı...”
Fındık üreticisinin durumu Kanal D Ana haber'in sunucusu gazeteci Mehmet Ali Birand'ın sesine de şöyle yansırdı sanırım:
''Tamam, bunu hemen Ankara temsilcimiz Erhan Karadağ'a soralım. Erhan, hükümetin fındığa verdiği fiyatı fındık üreticisi beğenmiyor. Konu ile ilgili haberleri izledin. Hükümetin bu konudaki tavrı nedir?
Erhan Bey'in cevabını almadan olmaz ''Valla Mehmet Ali Birand, hükümet bu haberler doğru değil diyor''…
Bir fındık üreticisi olarak konuya ilişkin çok şey yazabilirim... Fakat bu zamanın insanları olarak ne yazarsak yazalım ''en doğruyu'' Nazım (Hikmet) Usta söylemiş… Demiş ki ''Akrep gibisin kardeşim, dünyanın en tuhaf mahlukusun''
Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin. Midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. Bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef. Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen.
Ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, hani şu derya içre olup deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, -demeğe de dilim varmıyor ama- kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
Yine de son söz fındık üreticisinin. Ana haber bültenlerine canlı yayın konuğu olarak katılan üreticinin sözleri şöyle: ''Bu fındığı ABD üretse biz gidip bu fındığı eczaneden ilaç niyetine alırdık. 1 kilo fındığa bir pide alamıyoruz. Okullar açılacak, çocuklarımıza okul alış verişi yapamıyoruz''...
Saygı ve Sevgilerimle…
Evrim KEPENEK E-Posta:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Görüntüleme sayısı: 6758
Yorumlar (6)
Yorum yaz
Yorumunuz okumus oldugunuz konu ile alakali olmalidir.
Yazmis oldugunuz yorum kisisel hakaret, asagilayici, karsi tarafi küçük düsürücü ya da rencide edici vs. gibi kelimeler içermemelidir.
Okumus oldugunuz konuya iliskin yapacak oldugunuz yorumlar eger sizin fikir ve düsüncenize uygun degilse konu yazarinin ya da haber sahibinin yapmis oldugu çalismayi basit gösterecek ya da degersiz sayacak ifadeler içermemelidir.
Reklâm amaçli hiçbir kelime ya da cümle yorumunuzda yer almamalidir.
Yazacak oldugunuz yorumlar genel ahlâk kurallari ve yasalara uygun olmalidir.
Yazmis oldugunuz yorum içeriginden Serander.Net hiçbir sekilde sorumlu tutulmayacaktir.
Yorumunuza gerçek isim ve e-posta bilgilerinizi eklemediginiz takdirde sayet yorumunuz yayinlanmazsa -Yorumum neden yayinlanmadi?- bilgisi tarafiniza ulasmayacaktir.