• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Evrim KEPENEK > Buldurin Fırtınadaydık!
Buldurin Fırtınadaydık!
Evrim KEPENEK
Yazar Evrim KEPENEK   
Cuma, 18 Ocak 2008 21:31

“'Her an dumanlidur bizum dağumuz,
  Bülbül ötmez viran kalmış bağumuz,
  Cefa ile geçti çağumuz
  Bu dünyayı viran gördüm Ahmedum…”

“Kaleli Nokta Hala’nın genç yaşta ölen oğlu Ahmed'e duyduğu özlemi anlattığı ağıt Fırtına vadisinin yüz yıllardır bağrında sakladığı zenginliğin bir parçası. Destanlara eklenen, türküler horonlar, onları konu olan dumanlı ormanlar, yaylalar bu coğrafyada uyumlu yaşayan insanlarsa Fırtına vadisinin bütününü oluşturan diğer parçalar. Fırtına vadisinin insanları, Kaleli Nokta hala gibi özlemlerini, acılarını mutluluklarını işler toprağa, kuşa, taşa, sise ölene kadar. Ve doğanın çeşitliliği ve onunla uyum içinde yaşayan insanın yarattığı kültür iç içe geçer, bir bütün olur Fırtına vadisinde... Şimdi Fırtına Vadisi, Nokta Hala'nın Ahmedinden sonra viran gördüğü topraklar gibi geleceğini bekliyor. Yayla turizmi, yapılaşma gibi tehditlerle karşı karşıya kalan vadide yaşayan herkes aynı soruyu soruyor' Fırtına bir destan mı yoksa yaşayan bir vadi mi olacak?”

Yukarıdaki satırları National Geographic dergisinin eski sayılarından biriyle dağıtılan ' Fırtına Vadisi' ekinden aldım. Aldım çünkü, söz konusu ekte kaygılanmakta olduğum fırtına vadisinin geleceği ile ilgili net bilgiler var. Nesilden nesile anlatılacak destan mı, tüketilen bir doğa parçası mı yoksa yaşayan bir yerleşim alanı mı olacak Fırtına? Sürekli tüketmeye, tüketmeye, tüketmeye ve tükettikçe var olabilen bir topluma dönüştüğümüzden maddi manevi karşımıza ne çıkarsa yok ediyoruz.

Evet, Maalesef ben de azılı tüketenler grubundayım. Sistem bizim daha fazla tüketmemiz ve dolayısıyla tükettikçe var olabilmemiz üzerine kurulduğundan karşımıza Fırtına Vadisi bile çıksa fark etmiyor. Kültürünü, doğasını, insanını, havasını, çimenini, ağaçlarını tüketiyoruz Fırtına’nın!

Acı olansa tükettiklerimizin birçoğunu yeniden üretmek gibi bir şansımız yok. Yok olan doğayı yeniden üretemiyoruz! Üstelik Dumanlı Dağları, tutkuya dönüşen yaylaları, bol oksijenli havası ile Fırtına vadisi sadece bizlerin değil Avrupalıların da gönlünü fethediyor.

Yayla turizmi, çeşitli grupların araştırma çalışmaları, yükselen binalar, yapılan yollar, daha çok yükselen binalar, daha çok yapılan binalar Fırtına Vadisinin geleceği için ciddi tehlike oluşturuyor.

Fırtına vadisi'nin bulunduğu Doğu Karadeniz Dağları Türkiye'nin 122 önemli bitki alanından biri. Aynı zamanda süzülen kuşların göç yolu olması nedeniyle önemli bir yaşam alanı. Peki biz ne yapıyoruz? Doğal sirkülasyona binalar, yollar, kazanma ve tüketme hırsıyla müdahale ederek doğanın dengesini bozuyoruz! Evet, bunu yapıyoruz!

Fırtına vadisi tarihi, kültürü ve doğal güzellikleriyle turizm açısından ülkemizdeki önemli alanlardan biri. Kemerli köprüleri, su değirmenleri, tarihi evleriyle her mevsim ziyaret edilebilecek yerlerden. Gidin, gezin, görün anlatın,a nlatalım fakat tüketmeyin. Fırtına vadisini tüketmeyelim!

* Buldurin: Hemşinliler kelimeyi gelecek dönem, bu sene anlamında zaman birimi olarak  kullanırlar.

Saygı ve sevgilerimle...

Evrim KEPENEK
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 
Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...