| Derede Kararti Var! |
| Evrim KEPENEK |
| Yazar Evrim KEPENEK |
| Pazartesi, 31 Mart 2008 14:47 |
|
Önce ağaçları kestiler. Doğu Karadeniz’de bazı çocukların masallarına kahraman olan ağaçları… Denizin bitip çakılların başladığı ve çakıllarında sona erdiği yerle karayolu arasında nerdeyse sınır gibi duran, şerit halindeki ağaçları… Evet onlardan söz ediyorum. Kavaklar, selviler ve diğerleri... Yetmedi! Doğu Karadeniz’de Samsun’dan Sarp’a kadar uzanan karayolu, yaşanan trafik yoğunluğu nedeniyle yetersizdi. Bu yol güzergâhını rahatlatacak ek bir yol daha yapmak gerekti.Bu defa kepçeleriyle, iş makinalarıyla yol kenarlarındaki Karadeniz yamaçlarına girdiler. Kuşları böcekleri, doğada yaşayan canlıları, evsiz bırakıp, parça parça toprakları alıp denizin kıyısına taşıdılar. Yeni yolu yaptılar, evet! de diğer yandan adeta Karadeniz’i Kayadeniz’e çevirdiler. Hani yeni yapılan yol yaşanan trafik sorununu tamamıyla çözecek olsa belki de Karadenizliler doğaya bu kadar çok müdahale edilmesini hoş görebilecekti. Fakat her geçen gün artan araç sayısıyla Bu da yeniden denizin üstünün doldurulması anlamına geliyor. Gelişmiş ülkelerde (dikkat gelişmekte olan değil) çokça kullanılan raylı taşımacılık, yani tren yolu çözüm olarak düşünülmeden, yeniden kepçelerle Karadeniz’e girecekler. Korkuyorum böyle giderse Rusya ile Doğu Karadeniz arasında deniz denen bir şey kalmayacak, Rusya ile birleşeceğiz… Yetmiyor tabii… Önce denizimize el koyanlar şimdi deremize göz koyuyor. Rize’nin Fındıklı ilçesinden Karadeniz’e akan Abu, Viçe derelerinin üzerinde 19 tane Hidroelektrik santral yapılmak isteniyor. Bu durumdan rahatsız olan bir grup doğasever 15 Mart Cumartesi akşamı İstanbul Beyoğlu’nda bir protesto etkinliği düzenledi. Etnik Karadeniz müziğinin ‘özgün’ sesli grubu Marsis’in sahne aldığı gecede, Doğu Karadeniz’den görüntülerin yer aldığı bir slayt gösterisi de izlendi. Eminim hayatta olsaydı Karadeniz’in denizine, müziğine ve maalesef hastalığına sahip çıkan sanatçı Kazım Koyuncu ve sahil yolu yapımına karşı ‘sağlam’ duruşuyla bilinen ve bir saldırı sonucunu hayatını kaybeden Avukat Cihan Eren de o etkinlikte yer alırlardı. Etkinlik gecesi dağıtılan bildiri de konuyla ilgili ‘Yapımı düşünülen bu 3 adet santralin yöre insanlarına fayda ve zararları ile insan ve çevre üzerindeki etkilerinin Türk ve Dünya kamuoyuna duyurulması gereklidir. Türkiye genelinde üretilen toplam enerjinin ancak binde 3'ünü karşılaması düşünülen santrallerin kurulmasında dere suyunun yüzde 96'sının kullanılması durumunda kalan yüzde 4'ü derelerin alüvyon yapısı nedeniyle yatakta kaybolacak, dereye akan kanalizasyonlarla birlikte çay üretimi için kullanılan gübrelerdeki atıkların yağmur suları ile yataklara akması sonucu oluşacak yosunlaşma, bataklık ve sivrisinek başta olmak üzere her türlü pislik, koku ve bulaşıcı hastalıklara neden olurken bölge insanının sağlığı ciddi anlamda tehdit altında kalacaktır’ deniliyor. Yine aynı bildiride HES’lerin yöreye ne şekilde zarar vereceği ise ‘Dere yatağını canlı tutmak için bırakılması gereken telafi suyunu yeterince bırakmıyorlar; Yani sucul ekosistemin devamı için yeterli su dere yatağında bulunmayacağından, var olan sucul ekosistem yok olacak’ cümlesiyle özetleniyor. Ağaçlar, kuşlar, böcekler hepsi bir bir gidiyor Karadeniz’den. Şimdi de dereler… Son ağaç kesilmeden, son balık tutulmadan! “Yalnızca son ağaç kesildikten, son ırmak zehirlendikten ve son balık tutulduktan sonra; ancak bundan sonra paranın yenemeyeceğini anlayacaksınız.” Bir Kızılderili atasözü olan yukarıdaki deyim, bu projelere onay verenlerin bu doğa katliamlarının sonuçlarını da iyi hesaplamaları gerektiğini gösteriyor. İşte bu cümleyle biten etkinlik bildirisini hazırlayan ve etkinlikte olan herkes gibi diliyorum ki Fındıklı dereleri özgür akacak… Saygı ve sevgilerimle… Evrim KEPENEK Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 952 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|