• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Fatih Sultan KAR > Mustafa Kemal Atatürk Rizelilerin Hemşehrisidir
Mustafa Kemal Atatürk Rizelilerin Hemşehrisidir
Fatih Sultan KAR
Yazar Fatih Sultan KAR   
Pazartesi, 11 Ağustos 2008 21:56

2. Dünya Rizeliler Günü 23-24 Ağustos 2008 Anısına...

Tarihe Damgasını vurmuş bir Rizeli

Mustafa Kemal Atatürk Rizeli’lerin Hemşehrisidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder M. Kemal Atatürk, 1923 yılında Rizeli oldu. Kendisine hemşehrilik teklifinde bulunan Rizelilerin isteğini olumlu karşılayan Atatürk, Rize Livası İdare Meclisi üyelerinden Hüseyin Bey ve arkadaşlarına gönderdiği yazıyla Rizeli oldu.

M.Kemal Atatürk Rize İskelesi’nde coşku ile karşılanıyordu
(M.Kemal Atatürk Rize İskelesi’nde coşku ile karşılanıyordu.)

Atatürk’ün Rize ve Rizelilerle tanışıklığı çok eskilere dayanır. Kurtuluş savaşı yıllarında Kuvayi Milliyecilere takalarıyla silah taşıyan denizci Laz uşakları Atatürk’ün takdirini kazanmıştır. Milli mücadelede büyük yararlılıklar gösteren kahramanlardan adını bir çırpıda sayabileceğimiz İpsiz Recep, Ketencioğlu Yakup, Dursun Kaptan, Metozade Hüseyin, Mataracı Mehmet Efendi, Tuzcuoğlu Halit Ağa ve Şahinoğlu Osman Kahya’nın yanı sıra pek çok da isimsiz kahraman yer almaktadır.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çiçeği burnunda vilayeti Rize, 1924 yılının 17-18 Nisan’ında en anlamlı günlerinden birini yaşadı. Rize’ye eşi Latife Hanım ile gelen M.Kemal Atatürk’ün sağında Vali Hurşit Bey ve “Üç Aliler”’den Ali Zırh yer alıyor.
(Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çiçeği burnunda vilayeti Rize, 1924 yılının 17-18 Nisan’ında en anlamlı günlerinden birini yaşadı. Rize’ye eşi Latife Hanım ile gelen M.Kemal Atatürk’ün sağında Vali Hurşit Bey ve “Üç Aliler”’den Ali Zırh yer alıyor.)

“Bi tufeğum bi da ben...”

İstanbul’da savaş yılları. Birinci dünya savaşında galip gelen İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar İstanbul’u işgal etmiştir. Türk’ün ateşle imtihan edildiği bu zor dönemde ekmek karneyle dağıtılmaktadır. Ancak İstanbul’da biri vardır ki, milli mücadelecilere karnesiz ekmek sağlamaktadır. Bu kişi cesaretiyle Atatürk’ün dikkatini çekmeyi başaran Rizeli Mataracı Mehmet Efendi’dir. Atatürk, bir gün bu yürekli Laz uşağını yanına çağırır. Bir süre muhabbet ettikten sonra can alıcı soruyu sorar: “Yarın cepheye gitsek, kaç kişiyle gelirsin?” Mataracı Mehmet Efendi, Rizeliye has keskin zekasını ve şivesini konuşturarak “Bi tufeğum, bi da ben senun emrundeyiz paşam” der. 

29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi Gazi Paşa’nın Rizeliler’in hemşehrilik teklifini kabul edişini büyük puntolarla halka duyuruyordu.
(29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi Gazi Paşa’nın Rizeliler’in hemşehrilik teklifini kabul edişini büyük puntolarla halka duyuruyordu.)

“Tilkinin pazarda işi yoktur”

Kurtuluş savaşı yıllarında çetesiyle birlikte destanlaşan bir diğer isim de İpsiz Recep Reis’dir. Kuvay-i Milliye’ye asker ve silah taşımasıyla kahramanlaşan Recep Reis, Atatürk tarafından vatana olan hizmetlerinden dolayı ödüllendirilmek istenmiş, ancak vatan aşkı ağır bastığından parayı kabul etmemiştir. Grubuyla birlikte mücadelesini Sakarya dolaylarında sürdüren Rizeli Recep Reis, siyasete girmesini isteyenlere “Biz işimizi tamamladık efendiler. Savaşta dik duran başımızı siyasette eğmeyiz. Tilkinin pazarda işi yoktur” şeklinde cevap verir.

Atatürk’ün kendi el yazısıyla Ankara’dan Rize Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine gönderdiği ve “Öteden beri herkesin yakından bildiği kahramanlıklarıyla kendilerin tanıtmış olan Lazistan Ahali’nin ülkenin kurtuluşu için azim ve üstün gayretlerini takdir ederiz” şeklinde bir cümle sarf ettiği telgrafı Rizeliler için övgü dolu sözler içeriyordu.
(Atatürk’ün kendi el yazısıyla Ankara’dan Rize Müdafa-ı Hukuk Cemiyeti’ne  gönderdiği ve “Öteden beri herkesin yakından bildiği kahramanlıklarıyla kendilerin tanıtmış olan Lazistan Ahali’nin ülkenin kurtuluşu için azim ve üstün gayretlerini takdir ederiz” şeklinde bir cümle sarf ettiği telgrafı Rizeliler için övgü dolu sözler içeriyordu.)

Atatürk 1923’de Rizeli oldu

Kurtuluş savaşı boyunca Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde savaşan ve milli mücadelenin başarıya ulaşmasında katkıları olan Rizeliler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder M. Kemal Atatürk’e hemşehrilik teklifinde bulunur. Atatürk, bu teklifi 20 Nisan 1923’te Rize Livası İdare Meclisi üyelerinden Hüseyin Bey ile arkadaşlarına gönderdiği bir yazıyla kabul ettiğini bildirir. 29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi ve Yenigün Mecmuasında haber olarak yer alan gelişme, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde büyük yankı uyandırır.

Rize Hükümet Konağından Ayrılırken
(Atatürk, Rize Hükümet Konağından Ayrılırken...)

Memleket sularında ıslandı

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Rize’yi ziyareti, hemşehriliği kabulünden sonraki altıncı aya rastlar. 17-18 Eylül 1924 tarihinde Hamidiye zırhlısıyla Rize’ye gelen Atatürk, Rize halkı, vali Hurşit Bey, komutanlar ve heyetler tarafından karşılanır. Sahilde toplanan halk, Ata’ya ve eşi Latife hanıma büyük sevgi gösterisinde bulunur. Atatürk ve beraberindekileri Hamidiye zırhlısından alıp karaya ulaştırmaya çalışan motor denizin şiddetinden muvaffak olamayınca Müftü Mahallesinden 20 yaşındaki Hakkı Şentürk, dayanamaz ve öne atılır. Denize koşup Atatürk’ü sırtına alarak karaya çıkarmak ister. Atatürk, bu isteği “Bırakın ayaklarım memleketimin sularında ıslansın” diyerek geri çevirir.

Atatürk, 1924 yılı Eylül ayında
(Atatürk, 1924 yılı Eylül ayında "Atatürk'ün Sonbahar Gezisi" olarak bilinen birkaç ay süreli bir geziye çıkmış, bu gezi sırasında Karadeniz illerini ziyaret etmiştir. İşte bu gezi günlerinde Atatürk, beraberinde eşe Latife Hanım, birkaç milletvekili olduğu halde 17 Eylül 1924 gürü Trabzon'dan Hamidiye Vapuru ile Rize'ye gelmiş, Rize de coşkun gösterilerle karşılanmıştır. O geceyi Rize'de Mataracı Mehmet Bey'in evinde geçirmişti. Atatürk’ün elyazısı ile Mataracı Mehmet bey’e imzladığı fotoğrafı Rize Atatürk Evinde koruma altına alınmıştı.)

Sahilde Ata’yı görmek için toplanan Rizeliler, gemiden yapılan top atışına silahlarıyla karşılık vererek sevgi ve coşkularını dile getirir. Halılar serilen güzergah boyunca kurbanlar kesilir, aynı gün şehirde açılışlar gerçekleştirilir. Atatürk, istirahat için kurtuluş savaşı yıllarından tanıdığı Mataracı Mehmet Efendi’nin konağına çekilir. Mehmet Efendi, bu müstesna misafire Rusya’dan satın aldığı kalpağını hediye eder. Atatürk, İstanbul’a dönünce kalpakla çektirdiği fotoğrafı imzalayarak o günün anısına Mehmet Efendi’ye gönderir. Bu fotoğraf halen Rize’de Atatürk Müzesi’ne dönüştürülen Mataracı Mehmet Efendi’nin evinde sergilenmektedir.

17 Eylül 1924 tarihinde Rize’yi ziyaret eden Gazi M. Kemal Paşa, Hükümet Dairesinde incelemelerde bulunduktan sonra halk içinden ayrılan Rize ve Pazar Müftüleri tarafından kendisine bir dilekçe verildi. Gazi Paşa, dilekçeyi dikkatle okudu ve birden bire dönerek:“Medreselerin tekrar açılmasını istiyorsunuz. Ankara’da bulunan vekilleriniz sizler kadar düşünemiyor mu? Bu millet okul yapmayacak mı? Şimdiye kadar geri kalmanızda en büyük etkenin ne olduğunu bilmiyor musunuz? Hayır, Medreseler açılmayacaktır.” şeklinde tepki göstermiştir. Daha sonra Gazi bu durumu Başvekil İsmet Paşaya bir telgraf ile bildirdi. Belgede Atatürk’ün el yazısıyla hazırladığı orijinal metin yer almaktadır.
(17 Eylül 1924 tarihinde Rize’yi ziyaret eden Gazi M. Kemal Paşa, Hükümet Dairesinde incelemelerde bulunduktan sonra halk içinden ayrılan Rize ve Pazar Müftüleri tarafından kendisine bir dilekçe verildi. Gazi Paşa, dilekçeyi dikkatle okudu ve birden bire dönerek:“Medreselerin tekrar açılmasını istiyorsunuz. Ankara’da bulunan vekilleriniz sizler kadar düşünemiyor mu? Bu millet okul yapmayacak mı? Şimdiye kadar geri kalmanızda en büyük etkenin ne olduğunu bilmiyor musunuz? Hayır, Medreseler açılmayacaktır.” şeklinde tepki göstermiştir. Daha sonra Gazi bu durumu Başvekil İsmet Paşaya bir telgraf ile bildirdi. Belgede Atatürk’ün el yazısıyla hazırladığı orijinal metin yer almaktadır.)

Rize’de hükümet konağını ve daireleri ziyaret eden Atatürk’e Rize Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi ve Pazar Müftüleri bir dilekçe vererek medreselerin yeniden açılmasını isteyince Atatürk, “Medreseler kapanmıştır. Açılmayacaktır. Bize mektep lazımdır, mektepler açılacak, bu kanunu yapanlar sizden alim olanlardır. Artık bu milleti kendi haline bırakın, ulu nurunu mekteplerden alacaktır.” diyerek karşı çıkar.

Rize’nin ilk eczacılarından Murat Arayıcı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon seyahatinde kendisi ile tokalaşma şansını bulmuştu
(Rize’nin  ilk eczacılarından Murat Arayıcı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon seyahatınde kendisi ile tokalaşma şansını bulmuştu.)
Eski Rize Mebusu Ali Zırh (1) Atatürk’e olan yakınlığıyla bilinirdi.  Ankara Ayaz’da Atatürk’ü karşılarken çekilen bu fotoğrafta  Atatürk’ün sağında oturuyor 1923
(Eski Rize Mebusu Ali Zırh (1) Atatürk’e olan yakınlığıyla bilinirdi.  Ankara Ayaz’da Atatürk’ü karşılarken çekilen bu fotoğrafta  Atatürk’ün sağında oturuyor 1923.)

Rizeliler’in hemşehrisi M. Kemal Atatürk, Rize ile olan ilişkisini daha sonraki yıllarda da sürdürerek milli günler ve önemli hadiselerde kutlama mesajları gönderir. Çeşitli dönemlerde telgrafla haberleştiği isimler arasında Mektupçu Behçet Tuzcu, Halkevi Başkanı Oğuz Bey, Mataracı Mehmet Efendi ve Rize Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti yöneticilerinden Lazzade Mustafa Efendi yer alır.

Fatih Sultan KAR (Fotoğraf ve Belgeler: Fatih Sultan KAR
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar