| Biz Tazmanya Canavarı mıyız? |
| Hakan ŞEN |
| Yazar Hakan ŞEN |
| Perşembe, 22 Ocak 2009 18:51 |
|
Legal Zehir tacirleri bu kez kendi köyümün ciğerlerini gözüne kestirdi. Mavi akım adı altındaki gaz nakil projesini daha dün Samsun’dan Ünye’ye hangi akla hizmetle değiştiren zihniyet Gocuklu Köyü’ne doğalgaz deposu kurarak ilk adımı attı. Şimdi bu legal zehir tacirleri “Doğal” olarak doğal gazdan “dönüşüm” projeleri üretip ellerinde patlayan boruları sokmaya yer arayanlara peşkeşci oldular.Topraklarının yüzde ellisi tarım alanı olan bu bereketli topraklarda yetişen tütün, buğday, pirinç, şekerpancarı, mısır, fındık, ayçiçeği Akçay’lı fakir köylülerin yaşam kaynağı olan bahtsız memleketim. Tıpkı Kızılderililer gibi toprağı ana bellemeleri bu yüzdendi. Toprak ananın bağrındaki hiçbir şeye saygısızlık etmediler. Ne ırmaklara, ne ağaçlara ne de hayvanlara… Zehir tacirlerinin kod adı Akçay’da adı bu kez Borasco’ydu. Zehir saçıcılar önce Çarşamba ilçesine bağlı Durusu köyünün fakir köylülerini kandırmaya çalışırlarken, onlara en çok AK vekil adamlar yardımcı oldu. Durusu’ya Borasco’nun dikeceği santralin borusundan, çok doğal bir gaz çıkacağını anlatarak köylülere gaz vermeye çalıştılar. Ama, Borasco’nun borusu Durusu’da ötmedi. Durusulular, “Gidin soluk benizli Çevre Bakanı şefinize söyleyin, o boruyu kendi köyüne diksin” dediler. Doğal gazlı santralinin borusu elinde kalan Borasco, başka bir fakir köyü aradı ve buldu bu kez. Samsun’un Terme Akçay mevkisinde 900 megavatlık santralini kurmak için köylülerin topraklarını satın almaya başladı. Akçay ve Hocaoğlu mahallelerinde tapu pazarlıklarını sürdüren Borasco, geçenlerde fakir köylülerden çok polisin olduğu köylerine zehir kusacak tesis hakkında ‘bilgilendirme’! toplantısında çevrecilerin sorularından bunalınca dedi ki, “Biz de bu ülkenin insanıyız!” “Peki biz Yontma Taş Devri’nin insanı mıyız?” Demişti sevgili Belmanur. Hak vermemek içten bile değil. Hatta soruyu daha doğru hale getirelim: “Bizler Tazmanya Canavarı mıyız?” Bütün Ülkemiz insanlarının en büyük zaafı olan fukaralığı suistimal edip ciğerlerine zehir koyanlara karşı birlik olmaya çağırıyorum insanlarımı. Adına “Doğalgaz dönüşüm projesi” koyarak kimseye sevimli bir enerji ve iş (!) kapısı olarak gösterilmeye çalışılan kazık aslında bambaşka rantiyecilerin gözbebeği. Kendilerine göre çok küçük ama fukara köylülere hayatlarında görmeyeceği kadar büyük paralar sundular emellerine ulaşmak için. Hatta bizim fukaralar kahvelerde “ulan hasan bir saatliğine bir trilyon borç versene” diyecek kadar kaderleriyle maytap geçtiler. Bu trajedyayı hak edecek hiçbir şey yapmamıştık oysa. Hayallerimizde çocuklarımız zehir solumayacak, yavrularımıza en sevdiğimiz yemek olan karalahanamızı üstüne zehir pusu düşmeden yedirecektik. Umutlarımızı kimseye çaldırmayacağız. Sonuna kadar inatla halkımızı bu pis kokulara karşı örgütleyeceğiz. Bu zehir saçacak pisliğin atığının doğaya, havaya ve dolayısıyla yiyeceklerimize vereceği zararı, denize aktığında öldürdüğü doğal florayı anlatacağız. Sabırla anlatacağız ve parasızlığın bundan daha iyi olduğunu. Önceden yaptığımız gibi. Sevgiyle… Hakan ŞEN Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 722 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|