| Dün Gibi Be Erkan Ağabey! |
| Hakan ŞEN |
| Yazar Hakan ŞEN |
| Pazartesi, 17 Kasım 2008 19:06 |
|
Erkan OCAKLI’nın vefat ettiğini duyduğum içim burkuldu… Onu bugün son yolcuğuna uğurlayacağız. Onca mücadeleden sonra yine mağlubiyet aldık. Oysa geçen sene bu zamanlarda onun şerefine Lütfi Kırdar’da 40. sanat gecesini coşku ile kutlamıştık. Sanatkârlar asla sevenlerin gönlünde ölmez. Benim için de Erkan ağabey ölmedi. Daha dün gibiydi. Lütfi Kırdar’da muhteşem bir kalabalık hâsıl olmuştu. Sanki herkes ona “bak biz buradayız hep yanındayız” mesajını vermek için toplanmıştık.Kocaman pabuçlu, uzun burunlu, allı morlu giyinmiş, yürekleri güvercin tadında pırpır heyecanlı çarpan, ellerinde gurbet çantalarıyla uzaklardan gelenler vardı o akşam Lütfü Kırdar’da… Görevleri büyüktü gelenlerin. Yıllardır yüreğiyle kendilerinin gönül hizmetkârı olmuş sevgili Erkan Ocaklı’ya vefa göreviydi bu. Kimisi o gece ile başka planların çakışmasından, kimisi yoğun trafikten gelememekten üzüldü. Kimisi İzmir’den gönlünü kul, beşyüz kilometreyi yol eyledi geldi Lütfü Kırdar’a… Çünkü o gece Karadeniz’in öz evladına vefa göstereceği, sahip çıkacağı geceydi ve gereken yapılacaktı. Bir ara mikrofona yüreği saka kuşu edasında, bir oraya bir buraya koşturan, her şeyin güzel ve mükemmel olması için çırpınan hepimizin aşığı Volkan Konak geldi salona. Salon alkıştan yıkıldı. Şiir gibi konuştu yine. Acılı yüreklerimizin dili oldu adeta. Bu gecenin gam gecesi değil bir düğün gecesi olduğunu, Erkan Ocaklı’nın sevdikleriyle buluşma düğünü olduğunu haykırdı. Beklenen an geldiği, Türkü babası göründüğünde sahnede az önce gök gürültüsü gibi alkıştan daha kuvvetli bir tufan koptu Lütfü Kırdar’da… Her zamanki alçak gönüllülüğü ve sanatçı beyefendiliğiyle eğildi, elini yüreğine götürdü. Erkan Ocaklı, kalben selamladı sevenlerini ve “SELAM” dedi. Savaş esnasındaki zayıflamış hali içimizi acıttı ama onun daha sonra söyledikleri bizlere de cesaret verdi. Hastalığının aşamalarını anlatmadan önce esprisini patlattı. Hastalık laneti ona hiç de yakışmadığını bir kez daha gözlerimizle gördük. Bir sürü yürek burkan anısını ve duygusunu anlattı bizlere. Kartal araştırma hastanesindeki dostu, doktoruna, hastane masraflarını üstlenen cevahirlere minnettarlığını anlattı. Gözlerimizden damlalar aktı gitti o konuşurken. Salonu terk etmeden önce gecenin başında iyi olan sesi iyice kısıldı. Onca güzel şey söyledi ama ben en çok “Bugün sizlerle oldum ölsem de gam yemem artık” demesine içlendim. Sahneye her çıkan sanatçı ordusu şövalyeleri bunu doğrularcasına methiyeler düzdü gecenin sahiplerine. Lütfü Kırdar salonunu ayarlayan Şişli belediye başkanı sayın Sarıgül büyük bir alçak gönüllülük örneği göstererek gelenlerin gönlünü okşadı adeta, nede olsa bir siyasetçi o. “Bir yılbaşı balosu gibi güzel olacak” dedi sevgili Volkan ve dediği gibi oldu. Armelit gösteri topluluğu gözlerimizin pasını aldı. İsmail’le ağladık, Kamil dedem ve vekilliğinden o an soyunup gecede ara ara sunuculuk yapan ve daha sonra ondan önce bedeni aramızdan göçen Osman Yağmurdereli ile güldük. Sanki ikiside hasta değillerdi. Dalga geçiyorlardı karadenizli halleriyle bu illetle. Onların yarım asırlık dostlukları ve Osman Yağmurdereli’nin bu illeti daha önce geçirmesi ve onunla “maytap” geçmesi bize bir kez daha güç verdi. “Bu akşam yatarken Erkan için dua edelim” demesi cabası. Ben şimdi ikiniz için dua ediyorum. Bir ara Trabzon tribünlerine dönen salon kendisine yakıştığı gibi İbrahim Can eşliğinde sahnede horon tepti. Volkan Konak horon için “biz horonu ibadet gibi ifa ederiz” dedi, doğru da dedi. Bizim gibi bir çok sanatçı arkadaşı, devlet adamları sevenleri yalnız bırakmadı Türkü babasını. Başta bu işin fikir babası Türk Kızılay’ı başkanı Tekin Küçükali, Kuzey yıldızı Trabzonsporlular derneği yöneticileri, Şişli belediye başkanı, Trabzon valisi sayın Nuri Okutan, belediye başkanı Volkan Canalioğlu, ve can yoldaşları olan sanatçı dostları ve en önemlisi sevdikleri Erkan OCAKLI’yı narin bir bebek misali yüreklerinde taşıdılar o gece. Türkü babasının bedeni bir gün aramızdan ayrılsa dahi eserleriyle gönüllerde ilelebet yaşayacağı mesajı verildi gecede ve dualar edildi Erkan OCAKLI’ya. Şimdi ise sanki o günden sözleşmesi yapılan akdin icraası ifa ediliyor. İlk önce Osman Yağmurdereli, şimdi Erkan OCAKLI ayrıldı aramızdan zamansız. Şimdi yitip giden bedenlerine ve ruhlarına dua ediyoruz. Lakin gönlümüzde asla ölmediler. Ben hep onları o muhteşem gece ile anacağım ve yaşatacağım. Ruhun şâd olsun, güle güle ERKAN OCAKLI… Hakan ŞEN Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 750 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|