• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Hakan ŞEN > Bir Sevdadır Memeleket!
Bir Sevdadır Memeleket!
Hakan ŞEN
Yazar Hakan ŞEN   
Pazartesi, 23 Temmuz 2007 19:22

Bu başlık daha önce Artvinli kardeşlerimin eski karalahana’daki “Bir sevdadır Artvin” başlıklarından kendimde bulduğum bir sürü aynı karakteristik benzeme sebebiyle yazılmış bir teşbih’tir.

Neden mi?

Nedenini açıklayayım efendim; Memleketten yeni geldim, geldim ama siz bana sorun. Gelmek çok zor geldi onca güzel günlerin ardından. Hakikaten bir sevda benim için memleketim. Bu sadece benim için değil zannedersem birçoğumuz için geçerli. Benim gibi oralarda doğmuş büyümüş, daha sonra gurbete düşmüşler bir başka bilirler bu sevdayı.

Çorum’dan Terme’ye kadar caranak’ la (sağanak yağış) gittik. Bereketimizle gittik anlayacağınız. Sabah oldu fakat memleketin özlediği kapkara bulutlar ve onun meyvesi hoş bir kokuyla içimizi sardı. Gelir gelmez sarhoş olduk bu güzelim bin bir çeşit kokuyla. İnsanlarımızın sıcaklığına bir kez daha dem vurmak istiyorum. Özlemlerimizin kavuşmaya dönüp harman olduğu meşklere koyulduk her dem.

Her akşama bir başka dostla merhaba demek, hafta sonu olan dört düğünde eski dostları kısa kısa olsa da görmek sevdamızı kat kat arttırdı. Derken derenin şırıltısına dalıyoruz. Nevalemizi alıp dere kenarındaki çaykara’nın (küçük su kaynağı) dibine çömelip hiç konuşmadan sadece derenin şırıltısı ile meşk eden bülbüllere kulak kesip stresle dolu olan içimizin avusunu boşaltıyoruz doğaya. Oradan eve çıkarken dikenlikteki yeni yeni olan böğürtlenleri yoluyoruz, midemiz de bayram ediyor gözümüzde.

Akşamlar başka çöküyor memlekete, yağmur sonrası ilk önce sis sarıyor dağları, yağmur olmayan günlerde akşam güneşi karşıki evlerin camlarında alev alev yanıyor. Güneş yüzümüze bir de oradan vuruyor. Kadınların imece usulü açtıkları çörek ve tarhana hazırlıklarının uğultuları çocukların feşellikleri azar azar diniyor ve hep bir olup her evden gelen lezzetlerin tadına bakıyoruz dostlarla. Her sabah çok uyuma umuduyla yattığım yataktan, sabahın köründe öten bülbüller eşliğinde ve ufaklığın yaramazlıklarıyla kalktım. İyi de oldu hani.

Gün ışığından fazlasıyla faydalandım. Evimin önündeki çınar ağacı seni unuttum sanma! Ne mutlu sana çok yaşa emi! Her gün gölgende ediyoruz kahvaltıyı, ağır hamağımın yükünü çekiyorsun her dem. Bir de rüzgârda hışırdayan yapraklarının senfonik sesi hala kulaklarımda… İnşallah ha bu gaybana yerleri unutmam…

Gün içinde Ünye’ye Çakırtepe’ye veya Terme’ye pide yemeye gitmediğim zamanlar genelde köyde muzırlık peşine düşüyoruz. Mahsuscuktan köy işlerine el atmak da bir başka taşlamalara neden oluyor konu komşuya. Keyif bağışlıyorum onlara, göbeğime bakıp bir de yaptığım işe bakıp gülüp duruyorlar. 

Zaman ne çabuk geçiyor oralarda su misali. Memleketimin bunca güzelliği yanında bir yığın da sorunu duruyor yanı başımızda. Muhtarlar seçim zamanı olmasına rağmen bozuk yollara yama yapmıyorlar. Kimi köyler arası hilaf sebebiyle var olan su kesik. Bazen akşamları kamyonlarla bizim köye suya geliyorlar.

Bu sene fındık ne fiyatıyla ne rekoltesiyle umut vermiyor rençbere. Oradaki insan bu zorluk ve meşakkatten mütevellit tabi bizim bakış açımıza sahip olamıyor haliyle. Umarım bu sorunlar da halledilir yeni gelen doğalgaz ile birlikte daha rahat günler bizim olur.

Dediğim gibi “Bir sevdadır Memleket”…

Sevgiyle...

Hakan ŞEN

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar