| Solgun Bir Gül |
| Hayrettin GÜNAY |
| Yazar Hayrettin GÜNAY |
| Cumartesi, 13 Haziran 2009 21:27 |
|
Düzyazıları, oyunları, yazın tarihimizle ilgili çalışmaları da şiirleri gibi değerli Behçet Necatigil'in. Bütün Eserleri dizisinde çıkan (Cem Yayınları) düzyazılarına zaman zaman göz atıyorum. Necatigil; eski yazınımızın ustalarını da, çağdaş yazınımızın ustaları gibi yazı konusu yapmış, onlarla ilgili yerinde saptamalarda bulunmuş. Zati, Ahmet Mithat Efendi, ilk kadın romancımız Fatma Aliye, Halit Ziya Uşaklıgil, Rıza Tevfik Bölükbaşı, Hasan Ali Yücel, Selahattin Enis, Kenan Hulisi, Zeki Ömer Defne, Ziya Osman Saba, Cahit Sıtkı Tarancı, Nazım Hikmet, Tahir Alangu, F. Celalettin… Necatigil'in konu edindiği adlardan kimileri... Hoffmann, H.Keine, Knut Hamsun, M. Unamuno, Harmann Hesse, Rilke, J.R.Jimenez… gibi Batılı önemli adları da yazmış zaman içinde. Bunların kimi yapıtlarını da çevirmiş Türkçeye. 1916 İstanbul doğumlu Behçet Necatigil. 1941'de Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı'nı bitirmiş. Kars, Zonguldak Liselerinde öğretmenlik yapmış. En uzun süre çalıştığı okul Kabataş Lisesi. 1980'den sonra da İstanbul Eğitim Enstitüsü'nde çalışmış. İlimizle, Giresun’umuzla da ilgisi var ozanın. Yanılmıyorsam 1948'da çok kısa süreyle uğramış kentimize. O kısa sürede yerli değerleri aramış, araştırmış. Can Akengin'in şiirleri, düzyazıları geçmiş eline... Dönüşte, gemi yolculuğunda okumuş Giresun'un değerli ozanını, yazarını. Sonra da Akengin'le ilgili düşüncelerini dört buçuk sayfalık bir değerlendirme yazısına dönüştürmüş. İlgi duyanlar yazıyı yeniden okuyacaktır kuşkusuz. Yazıda hem Necatigil'in ozana, yapıta eleştirel bakış gücü hem de ozanımız Can Akengin'in ozanlık gücü görülüyor. Şiirlerinde ne denli özenli, titiz, güç beğenirse Necatigil düzyazılarında, oyunlarında da öyle. Onun düzyazılarının bir bölümünü içeren BİLE/YAZDI yapıtını okumalısınız. Biliyorum Necatigil'i ozan olarak seviyorsunuz. Bu kuşkusuz. Şiirlerinden aldığınız tadı düzyazılarından da alacağınızı sanıyorum. Bir de yapıtın ilk bölümü ilginç. Çünkü bu bölümde Necatigil'in “Şiircikler, şiir uçları” dediği dizeler, tümceler, tümcecikler... var. Bunlar yeni çimlenen bitkiler gibi. Henüz görmüş gün ışığını. O kadar... Ancak emek verilirse, bıkmadan üzerinde durulursa şiire dönüşebilecek şeyler... Kesinlikle "basit" söyleyişler değil ama... Bir iki örnek: "Ardımdan dökülen su-ben gidince nem kalır" Daha nice şiir uçları var sayfalarda. Necatigil onları saptamış, bulmuş, çimlemiş şiire dönüştürmeden bırakmış. Ceza mı ödül mü bilinmez... Arkasını siz getirin şiirin... Yeniden, yeniden... Her okuyuşta yeni güzelliklere ulaşacaksınız... Hayrettin GÜNAY Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net’in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 1661 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|