• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Hayrettin GÜNAY > Giresun'un Çınarları
Giresun'un Çınarları
Hayrettin GÜNAY
Yazar Hayrettin GÜNAY   
Cumartesi, 12 Haziran 2010 23:31

1925'te Keşap'ın uzak köylerinden Çamlıca'da doğmuştur. Çok topraklı büyük bir aileden gelmektedir. Yerel kültürle Osmanlı-İstanbul kültürünü kaynaştırmış, bunlara cumhuriyet-aydınlanma birikiminin getirdiklerini de katmış Giresun'da bitirir ilkokulu, ortaokulu. Zonguldak'ta kömür emekçiliği, Yozgat'ta Abbas Sayar'la tanışarak Bozok'ta Mehmet Yeğen adıyla yazması, askerlik deneyimi, tutku derecesindeki okuma uğraşı onu çocuklusundan beri ilgilendiği şiirle buluşturur.

"Ağa" kökenli oluşundan çocukluğunda yaşadığı bir iki acı olay sonucu çabuk kurtulacak emeğin, sevginin, insancıllığın türküsüne yönelecektir.
Her şiir yazan bir yana ortalamanın üstüne çıkan ozanların bile imrenerek baktığa Varlık'ta, Yaşar Nabi'nin dergisinde yer bulacaktır kendine.
Geleneksel şiir biçimleriyle çıktığı yolda çağdaş şiir yapılanmalarını da göz ardı etmeden yazdıklarını kimilerde değiştirse de kimilerde yitirse de kimilerde bir yerlerde unutsa da çınarlaşacaktır.
Sevdiğiyle özdeşleşen sevgi şiirleri, emekle, alınteriyle özdeşleşen toplumcu şiirleri, Giresun'umuzu, insanımızı anlatan benzersiz Giresun şiirleri büyütmüş, çınarlaştırmıştır onu.
Bahtiyar Dayımoğlu olmasaydı İstanbul'un doksanlık genç Aydın Boysan'ını kıskanırdım.
Okudukça içimi ısıtan ilk ürünlerinden birini paylaşayım:
"Fındık çoksa bu yıl üğümler yerde/Dal fındıklı bahçe ne güzel Tanrım/Gelin, kız uyanmış aydın seherde/Paçkalarda gece ne güzel Tanrım/Kızlar bahçelerin çiğil sümbülü/Dağınık saçlarda ekinci gülü/Çıktılar uykudan boyun bükülü/Öndeki Hatice ne güzel Tanrım/Sivri sepetleri süslü, boyalı/Kararmış elleri uçtan kınalı/Kızlar sırasına yakın durmalı/Birer taçsız ece, ne güzel Tanrım/Kimi buğday tenli kimi ham bakır/Gözleri ya ela ya da çamçakır/Gülüşürler bazı dalı bırakır/Gülmeler delice, ne güzel Tanrım/ Yarışa girdiler bacılıklar bir/Yarışa girişler ne güzel Tanrım/Delikanlılardan yardımlar gelir/Bu yardım edişler ne güzel Tanrım/Sundukça kızların gümüş kolları/Kalkıyor üğümler yerden yukarı/Terlemiş Ayşe'nin nar yanakları/Ah bu terleyişler ne güzel Tanrım/Boyalı sepetler doldu doluyor/Ölçüsüz gülmeler soldu soluyor/Evvel sepet çözen sarhoş oluyor/O göğüs gerişler ne güzel Tanrım"
1926'da Görelenin yanı başındaki Çürükeynesil köyünde doğdu. İlkokulu Gö-rele'de, ortaokulu Giresun'da bitirdi. Nice iç kanatan anıları içinde ortaokul öğren-ciliği yıllarında Giresun'dan Görele'ye Armelit'i aşarak yürüyerek gelişleri vardır.
Yokluk yıllarının,1940'lı yılların koşullarında ailesinin gücü onu ancak Trabzon Lisesi'nde bir yıl okutmaya yetecektir.
Okuma tutkusu;şiire,müziğe yöneliş,ilk yazdıklarının bir iki dergide yer bulması, şiiri iyi bilen bir öğretmenden etkilenmesi okul yıllarında gerçekleşir.
Doğuştan şiir, müzik, nükte adamıdır sanki. Çocukluk yıllarından beri gelişen kişiliği, oluşturduğu yaşam biçimi doğrular bunları. Tam bir duygu insanıdır. Şarkılar türküler söylemesi; düdüğe, klarnete, uda yönelmesi; düğünlerde parmak ısırtacak biçimde oynaması; kitaba, dergiye, gazeteye yönelmesi, düşlerle, imgelerle yatıp kalkması, köyde yaşayanların yapması gereken bahçe, tarla işlerine sırt çevirmesi...Duygu adamlığıyla çabuk kırılan, küsen, yalnızlığı yeğleyen kişilik geliştirmesi usunu ancak nükte, alay, yergi anlarında kullanması tam bir "sanat adamı" kişiliği oluşturur onda.
Geleneksel şiirimizle hececileri kaynaştıran özgün şiirlerin ozanıdır.
Şarkıları, şarkı sözleri insan var oldukça içe işleyecek yaratılardır.
Güç bir yaşamın;şiirden, şarkıdan, besteden başka hiçbir şeye sorumlu olmayan bir yaşamın sanatçısıdır Ahmet Kaçar.
Kırk yıldır etkisini, güzelliğini yitirmeyen şiirlerinden biri:
"Bana doğru kopup gelen/Yıllar biraz bekleyiniz/Saçlarıma bakıp gülen/Kırlar biraz bekleyiniz/Hisli gönülden ve sıcak/Duygularla sarılacak/Bunda ne var darılacak/Sırlar biraz bekleyiniz/Derman bırakmıyor dize/Gerçek belli oldu bize/Veda etmek için size/ Yollar biraz bekleyiniz/Tükeniyor azar azar/Gönülde uzak bir bahar/Dallarda henüz çiçek var/Karlar biraz bekleyiniz "
1927'de Giresun'da doğmuştur. Şiire, müziğe, kitaba, çok iyi düzeyde din bilgisine ulaşmış bir aileden gelmektedir.
İlkokulu, ortaokulu Giresun'da bitirir.
1948'de İstanbul Ziraat Lisesi'nde tamamladığı lise öğreniminden sonra Giresun'a alanıyla ilgili teknik eleman olarak atanır.
Emekli olana dek Giresun Bahçe Kültürleri İstasyonu'nda çalışır. Dünyanın en değerli fındığının yetiştiği Giresun'da tüm yaşamını adına türküler yaktığımız bu ürüne yöneltir yetkili, gazeteci, yazar olarak atanır.
Usunu, bilgisini, becerisini, gücünü üretime;yenilige, toplumsal çalışmalara yöneltir, Türkiye Ziraatçiler Derneği Giresun Şubesi, Fındık Araştırma Enstitüsü, üretimle ilgili dernekler onun öncülüğünde biçimlenir.
Gazeteciliği de usla, bilgiyle yola çıkılan bir öncülüğü yayar yurt düzeyine: Ziraat Odaları'nın ilk çiftçi gazetesini çıkaran odur.
Giresun'la, fındıkla, Giresun kültür sanat adamlarıyla ilgili yapıtlar yayımlar. Gazetecilik tutkusu Giresun, bölge kültürü, sanatı için çok önemli bir iş, başarı gerçekleştirir ona. 1974'te Yeşilgiresun gazetesini satın alır. 1925'ten beri yayımlanan, tarihsel, kültürel, sanatsal önemi olan Yeşilgiresun'u günlük olarak çıkarır. Gazetenin belgeliğini korur, yeniden düzenler, belgelik geleneğini sürdürür.
Başyazarımızdır, ağabeyimizdir, arkadaşımızdır, dostumuzdur. Söyleşilerindeki şiir, Türkçe, us, bilgi, eğitim tadı ufuklar açar bize.
Fındığı, fındık sorunlarına ne denli duyarlıysa eğitime de, cumhuriyete de, demokrasiye de üretime de yatırıma da iş ahlâkına da o denli duyarlıdır.
İstanbul kültüründe; görgülü, terbiyeli, olgun kimseler için kullanılan "çelebi"
sözcüğü çok yakışıyor ona.
Gazetecidir, başyazardır...Yazarlığı köşeyazılarında görülüyor. Cumhuriyet aydınlığıyla yetişen çoğu yazarlar gibi tümce düzgünlüğü, anlatım akıcılığı, sözcükseçim duyarlılığı, sorunlara gerçekçi, ussal, yaratıcı yaklaşımı önemli özelliklerinden. Hasan Öğütçü...Dayımoğlu'nun, Kaçar'ın arkadaşı, dostu.
Üç arkadaş, üç değerli ad, üç çınar...Giresun onlarla büyük, onlarla büyüyor.

Hayrettin GÜNAY

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar