|
Yüreğimde Türküler, TRT-Müzik'te yayımlanıyor. İllerin türkülerini, türkülere emek verenlerini yansıtan halk müziğine gönül verenleri doyuran; ilginç, çekici, düzeyli bir izlence. Belirleyici özelliği, masa başı çalışmalardan çok; araştırmaya, alan çalışmasına dayanması bu izlencenin. Önce il saptanıyor, ille ilgili kaynak kişilerle buluşuluyor; önemli, gerekli kişilerle yerinde çekimler, konuşmalar yapılarak yörenin türkü kültürü işleniyor, yansıtılıyor.
Konu olarak seçilen ilin türkü birikimi kırk beş dakikalık bir izlenceyle aktarılıyor izleyiciye. Geçtiğimiz günlerde Yüreğimdeki Türküler “Giresun'u, Giresun türkülerini konu edindi. İleriki aylarda yayımlanacak izlencenin çekimi yapıldı. Yüreğimde Türküler'in çekim için Giresun'a geldiğini değerli arkadaşım, yıllardır Giresun halk oyunları için emek veren Mustafa Öztürk iletti bana telefonla. Ekibi Görele'ye yönlendireceğini ekleyerek. İzlence yapımcılarıyla bir iki telefon görüşmesinden sonra boş günüm olan pazartesinin Görele çekimleri için uygun olacağını düşündük. Çekim günü saat onda karşıladım ekibi. Belediye'nin önünde çaylarımızı içerken neleri, kimleri çekebileceğimizi konuştuk. Görele'nin kemence, türkü yurdu olduğunu anlattım onlara. Türkülerimizden, kemençemizden, kemençecilerimizden söz ettim. Kemençe virtüözü Karaman'ı, Piçoğlu'nu tanıklıklarla yansıtmayı önerdim. Kemençeci olarak bir usta bir de genç olmalıydı. Türküler de söylenecekti. Görele yansıtılacaktı. Bu özellikleri taşlan kemençecilere gereksinimiz vardı. Katip Şadi İstanbuldaydı, Sırrı Öztürk de öyle. Şenel Dandin hastaydı. Sami Günay Almanya'ya gitmek için hazırlık yapıyordu, üstelik kaza geçirmişti, yeni iyileşmişti. Sağ olsun kırmadı isteğimizi, "Sami Abi, çalabilir misin” dedim. “Çalarım” dedi. . . Önce Karaman'ın köyüne yollandık. Yanımıza virtüözün yakını Belediye Başkan Yardımcısı Yunus Gülşen'i de alarak. Karadare Gülsen'in de köyüydü. 1878'de doğan, 1964'te ölen Karadeniz kemençesinin Tuzcuoğlu'ndan sonra bilinen ilk adı Karaman' ın(Halil Kodalak) evine çıktık. Çekimler orada yapıldı. Karaman'ın evi, mezarı çekildi. Büyük sanatçının torunu kemençeci (benim düğünümün de kemençesi) Ahmet Ala; dedesini, Karaman'ı anlattı çoğu daha önce yazıya, çekime yansımayan yanlarıyla. Ahmet Ağabey. Karaman için çok önemli bir kaynak; Karaman'ın hem torunu hem de öğrencisi. . . Sami Günay'da Karaman okulundan. Karaman'ın ona da öğrettikleri var. O da tanıklık etti 1940'lı, 1950'li yıllardaki Karaman'a. Karaman'in evinin başında Sami Ağabey'e Görele'nin çok önemli, özgün havalarını çaldırdık: Tuzcuoğlu, Hasbal, Hamzabaş, Cezayir, Gelin Ağlatma, Görele İnce Oyun. . . Sami Günay biçemiyle kendimizden geçirdi bizi. Ekibin sürücüsü Trabzonlu genç, "Bu ne biçim kemence, ben ömrümde bu kadar güzel, bu kadar etkili kemençe dinlemedim" dedi. Sami Ağabey'in çaldıklarını cebine aldı. . . Karadere'deki çalışmaları öğleden sonra bitirdik. Oradan Dere Kuşçulu'ya yöneldik. Önemli bir kaynak vardı orada: Ziya Şadi… Yolda telefon ettik Ziya Sadi'ye ulaşamadık. Evine çıktık, bulacaktık nasıl olsa. . Komşulardan öğrendik, bahçedeymiş, bahçe atlıyormuş. . . Çağırdık, geldi. . . Çok sıcak karşıladı bizi… Önce kemençe yapım atölyesi çekildi. Ziya Şadi kemençe yapımını anlattı. Görele kemençesinin özelliklerini belirtti. Sonra onun sanatçı, türkücü yönü yansıtıldı çekimlere. 1970'li yılların on dört plağıyla, güzel sesiyle tanınmış adı Ziya Şadi Görele türküsü Timiye'yi söylerken gençlik sesinden bir şeyler yitirmemişti… Genç kemençeci Mahmut Uzunömeroğlu'na özellikle Ağasar'ın Balı'nı çaldırdık, söylettik Sis Dağı'na karşı. . . İkinci gün çekimlerinde bulunamadım dershanede çalıştığım için. Kararlaştırdığımız gibi Kuşköyü çekimleri, Daylı'da Picoğlu Osman'la ilgili çekimler yapıldı… Önümüzdeki aylarda yayımlanacak Yüreğimde Türküler'e Görele'den önemli sesler, görüntüler, anılar, tanıklıklar yansıdı. . . Belgelik değeri olan bir çekimdi. Bakalım izlenceye ne kadarı yansıyacak. Yüreğimde Türküler, TRT-Müzik'te yayımlanıyor. İllerin türkülerini, türkülere emek verenlerini yansıtan halk müziğine gönül verenleri doyuran; ilginç, çekici, düzeyli bir izlence. Belirleyici özelliği, masa başı çalışmalardan çok; araştırmaya, alan çalışmasına dayanması bu izlencenin. Önce il saptanıyor, ille ilgili kaynak kişilerle buluşuluyor; önemli, gerekli kişilerle yerinde çekimler, konuşmalar yapılarak yörenin türkü kültürü işleniyor, yansıtılıyor. Konu olarak seçilen ilin türkü birikimi kırk beş dakikalık bir izlenceyle aktarılıyor izleyiciye. Geçtiğimiz günlerde Yüreğimdeki Türküler “Giresun'u, Giresun türkülerini konu edindi. İleriki aylarda yayımlanacak izlencenin çekimi yapıldı. Yüreğimde Türküler'in çekim için Giresun'a geldiğini değerli arkadaşım, yıllardır Giresun halk oyunları için emek veren Mustafa Öztürk iletti bana telefonla. Ekibi Görele'ye yönlendireceğini ekleyerek. İzlence yapımcılarıyla bir iki telefon görüşmesinden sonra boş günüm olan pazartesinin Görele çekimleri için uygun olacağını düşündük. Çekim günü saat onda karşıladım ekibi. Belediye'nin önünde çaylarımızı içerken neleri, kimleri çekebileceğimizi konuştuk. Görele'nin kemence, türkü yurdu olduğunu anlattım onlara. Türkülerimiz-den, kemençemizden, kemençecilerimizden söz ettim. Kemençe virtüözü Karaman'ı, Piçoğlu'nu tanıklıklarla yansıtmayı önerdim. Kemençeci olarak bir usta bir de genç olmalıydı. Türküler de söylenecekti. Görele yansıtılacaktı. Bu özellikleri taşlan kemençecilere gereksinimiz vardı. Katip Şadi İstanbuldaydı, Sırrı Öztürk de öyle. Şenel Dandin hastaydı. Sami Günay Almanya'ya gitmek için hazırlık yapıyordu, üstelik kaza geçirmişti, yeni iyileşmişti. Sağ olsun kırmadı isteğimizi, "Sami Abi, çalabilir misin” dedim. “Çalarım” dedi. . . Önce Karaman'ın köyüne yollandık. Yanımıza virtüözün yakını Belediye Başkan Yardımcısı Yunus Gülşen'i de alarak. Karadare Gülsen'in de köyüydü. 1878'de doğan, 1964'te ölen Karadeniz kemençesinin Tuzcuoğlu'ndan sonra bilinen ilk adı Karaman' ın(Halil Kodalak) evine çıktık. Çekimler orada yapıldı. Karaman'ın evi, mezarı çekildi. Büyük sanatçının torunu kemençeci (benim düğünümün de kemençesi) Ahmet Ala; dedesini, Karaman'ı anlattı çoğu daha önce yazıya, çekime yansımayan yanlarıyla. Ahmet Ağabey. Karaman için çok önemli bir kaynak; Karaman'ın hem torunu hem de öğrencisi. . . Sami Günay'da Karaman okulundan. Karaman'ın ona da öğrettikleri var. O da tanıklık etti 1940'lı, 1950'li yıllardaki Karaman'a. Karaman'in evinin başında Sami Ağabey'e Görele'nin çok önemli, özgün havalarını çaldırdık: Tuzcuoğlu, Hasbal, Hamzabaş, Cezayir, Gelin Ağlatma, Görele İnce Oyun. . . Sami Günay biçemiyle kendimizden geçirdi bizi. Ekibin sürücüsü Trabzonlu genç, "Bu ne biçim kemence, ben ömrümde bu kadar güzel, bu kadar etkili kemençe dinlemedim" dedi. Sami Ağabey'in çaldıklarını cebine aldı. . . Karadere'deki çalışmaları öğleden sonra bitirdik. Oradan Dere Kuşçulu'ya yöneldik. Önemli bir kaynak vardı orada: Ziya Şadi… Yolda telefon ettik Ziya Sadi'ye ulaşamadık. Evine çıktık, bulacaktık nasıl olsa. . Komşulardan öğrendik, bahçedeymiş, bahçe atlıyormuş. . . Çağırdık, geldi. . . Çok sıcak karşıladı bizi… Önce kemençe yapım atölyesi çekildi. Ziya Şadi kemençe yapımını anlattı. Görele kemençesinin özelliklerini belirtti. Sonra onun sanatçı, türkücü yönü yansıtıldı çekimlere. 1970'li yılların on dört plağıyla, güzel sesiyle tanınmış adı Ziya Şadi Görele türküsü Timiye'yi söylerken gençlik sesinden bir şeyler yitirmemişti… Genç kemençeci Mahmut Uzunömeroğlu'na özellikle Ağasar'ın Balı'nı çaldırdık, söylettik Sis Dağı'na karşı. . . İkinci gün çekimlerinde bulunamadım dershanede çalıştığım için. Kararlaştırdığımız gibi Kuşköyü çekimleri, Daylı'da Picoğlu Osman'la ilgili çekimler yapıldı… Önümüzdeki aylarda yayımlanacak Yüreğimde Türküler'e Görele'den önemli sesler, görüntüler, anılar, tanıklıklar yansıdı. . . Belgelik değeri olan bir çekimdi. Bakalım izlenceye ne kadarı yansıyacak.
Hayrettin GÜNAY
Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander. Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Geri dönüş(0)
 |