• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Hayrettin GÜNAY > Büyük Ozanların Dili
Büyük Ozanların Dili
Hayrettin GÜNAY
Yazar Hayrettin GÜNAY   
Pazartesi, 13 Aralık 2010 21:12

2007'de okuduğum bir yazın dergisinden not defterime aktardığım tümceler:"Yüzyıllar boyunca oluşan kültür dilimiz zamanla değişmekte ve eskimektedir. Eskiden büyük zevkle okunan Fuzuli, Baki, Nedim, Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Cahit Sıtkı gibi büyük şairlerin dili, bugün genç kuşaklarca anlaşılmamaktadır. "

Yıllardır yazın dersi okutan, yazınla ilgili araştırma yayımlayan yazarın genç kuşaklarca dili anlaşılmıyor dediği ozanlara değineceğim.

Fuzuli, Baki, Nedim}düzeyli eğitim almış üç Osmanlı ozanı. Aldıkları eğitimler, benimsedikleri şiir anlayışları Türkçenin uzağına düşürmüş onları. Ne denli güçlü, nitelikli eğitim alınırsa alınsın kendi dilinin, Türkçenin sözcülerine, deyimlerine, dil birikimine yaslanmazsan söylediklerin önemli, güçlü, yoğun, özgün de olsa baştan yitirmişsindir okunur olmayı Yabancı dil hayranlığıyla okunma, yaşama savaşımını kendi seçimiyle yitirmiş ozanlardır bunları Baki'ye göre Fuzuli'nin, Nedim’in Türkçeye daha yakın olması da değiştirmez bu gerçeği.

Onların şiir emeğini, dil işçiliğini, imge, buluş özgünlüğünü göz ardı etmiyorum. Saygı duyuyorum emeklerine. Onlardan yaşayan kimi dizeleri, kimi ikilikleri beğeniyle yinelediğim oluyor sık sık. . . Bu, gerçeği değiştirmiyor. Bunca işçilik, bunca birikim Türkçe üzerine yoğunlaşmazsa değişmiyor sonuç. Okunmuyor, yaşamıyor onlar. Bu kendi seç imlerinin, şiir anlayışlarının doğal sonucu. Baki 'ye, Fuzuli'ye yakın dönemde yaşayan Karacaoğlan'ın türkülerini günümüzde de söylemesi üzerinde düşünülmelidir.

Ahmet Haşim; bizden Abdülhak Hamit' i, Tevfik Fikret' i, Cenap Şahabettin'i örnek alır kendine. O da Osmanlı divan ozanları gibi baştan yitirmiştir okunur olmayı. Fikret, Cenap; anlayışları, güçleri, şiir emekleri ne olursa olsun yaslanmamışlardır Türkçe’nin gücüne. Onların yolundaki Haşim'in de böyle bir sonuçla karşılaşması doğaldır. Çağdaş Fransız ozanlarını (Verline, Ragnier, Rimbaud, Baudelaire) okuması, sevmesi değiştirmez bu gerçeği. Kıskançlığı, kötümserliği, topu topu doksan dört şiir yazması, aruza yatkınlığı, öz şiir anlayışı. . . Haşim'le ilgili ne denirse densin iş dilde biter,
kürkçe düşünmeyen, kürkçe sevmeyen, Türkçe kızmayan, Türkçe ağlamayan. . . ancak çevresindeki üç beş kişiyi etkileyebilir.

Kimilerince çağdaş şiirimizin kurucusu sayılan, kimilerince içtenlikten yoksun lirizminden söz edilen, kimilerince tam bir dil işçisi bilinen, kimi şiirlerini beş on yılda yazdığı söylenen Yahya Kemal Beyatlı için diyeceğim şu: Aktardığım yargıların doğruluğunu-yanlışlığını kanıtlayacak örnekler çok onda. Türkçe için çok güzel bir özdeyiş söylemesini alkışlıyorum. Özdeyişine uymadığını düşünüyorum. Özellikle Osmanlı şiir anlayışında, Nedim'e öykünmenin örnekleriyle daha başta okunmaz oldu Yahya Kemal. 1930'lu yıllarda şiirlerinden oluşturulan korsan kitap bir yana, sağlığında şiirleri kitaplaşmayan Yahya Kemal'in "eski şiirin rüzgarıyla" söyledikleri belge niteliği taşır yazın tarihçilerine. Onlardan oluşturulan bir iki şarkıysa sanat müziği tutkunlarınca yaşatılacaktım.

Cumhuriyet döneminde yazdığı kimi ürünlerinin genç kuşaklarca da okunacağını söylerim rahatlıkla.

Genç kuşaklarca bugün anlaşılmıyor denilen Cahit Sıtkı Tarancı için düşüncelerim epeyce farklı.

Cahit Sıtkı'nın dilinde de yabancı sözcük var kuşkusuz. Ama onu Fuzuli'yle, Baki'yle, Nedim'le, Yahya Kemal'le dil anlayışı yönünden aynı kefeye koyan yazarın bunca yazın birikiminden kuşku duyacağım nerdeyse.

Konuyu yazmadan önce Fuzuli'den, Baki'den, Nedim'den epey şiir okudum. Yahya Kemal'in, Ahmet Haşim'in, Cahit Sıtkı'nın tüm şiirlerini gözden geçirdim yeniden. Onlardan ayrılıyor Cahit Sıtkı. O Türkçenin ozanı benim için. Osmanlıcanın değil. . .

Öğrencilerimden, çevremdeki şiir okuru gençlerden biliyorum anlaşılıyor Cahit Sıtkı, yaşıyor. Tüm şiirlerinin bunca baskı yapması boşuna değil.

OTUZ BEŞ YAŞ'ta yer alan, "Gün Eksilmesin Penceremden, Sanatkarın Ölümü, Ölümden Sonra, Desen ki, Bu Sabah Hava Berrak, Bugün Hava Güzel, Ölüm Tehlikesi, Abbas, Anacığın Otuz Beş Yaş. . . gibi şiirlerin şiir tutkunu nice gencin belleğinde, yaşadığının tanığıyım. . .

Önemli, düzeyli ozan için yaşamanın, kalıcılığın, okunur olmanın ölçüsü dil. Bizim ozanlarımız için Türkçe. Türkçeye yaslanan, Türkçeden güç alan, Türkçeye güç veren ozanlar yaşıyor gerçek olan bu. . .

Hayrettin GÜNAY

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net’in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar