| Trabzonluya Trabzonlu Tahammül Edemiyor |
| Işık ATAKAN |
| Yazar Işık ATAKAN |
| Cuma, 09 Şubat 2007 21:37 |
|
Geçtiğimiz hafta sonu Trabzon da Sivil Toplum Örgütlerinin Organize ettiği “Trabzon’a sahip çıkıyoruz” konulu bir toplandı yapıldı. Çok sayıda Trabzonlu aydınlarımız ve örgüt temsilcilerimizin katıldığı bu toplantıyı İstanbul'da bulunduğum için, bir ulusal kanaldan ve internet ortamında Trabzon’daki bir yerel televizyondan canlı olarak takip ettim. Ertesi sabah da Trabzon’ daki yerel gazetelerin haberlerini okumak üzere internet sitelerine girdim. Söz konusu toplantı ile ilgili bir gazetenin başlığında “Aydınlanamadık” ifadesini görünce yine umutsuzluğa düştüm. Ancak, diğer bir gazeteye göz attığımda bir köşe yazarı da aynı konuda toplantıya davet edilen aydınlarımız için "Trabzon'da amaca ve beklentilere uygun yararlı sözler söylendi”. Diyerek okuduğumda umutlarım yeniden yeşerdi.Her kim bu toplantıdan ne kadar aydınlanmış ya da aydınlanamamış bilemem ama bana göre,Trabzon NTV Muhabiri gazeteci-yazar arkadaşım Ahmet Kayacık, köşesinde duygularını çok güzel tespitlerle aydınlanmak isteyenlere ışık tutmuştu.. İşte o köşe yazısından satırlar..(Noktasına,virgülüne değmeden) “ Trabzon’da sağduyu toplumsal bir travma yaşıyor. Kent bu sorunu nasıl aşacak? Üzerine atılan bu lekeyi nasıl çıkaracak? Bunun için hamle yapılıyor. İstanbul’daki Trabzon Fikir Kulübü, Trabzon Barosu ile 'Trabzon’a Sahip Çıkıyorum’ konulu bir organizasyon yapıyor. Yazarlar, siyasetçiler, akademisyenler, sanatçılar konuşuyor. Fikirlerini söylüyor. Ama Trabzonluya Trabzonlu tahammül edemiyor. Şair Yaşar Miraç’ın yüreği Trabzon için atıyor. Trabzon üzerine sevgi yüklü şiirler yazıyor. Ancak köylülerin bütün dengeleri alt üst ettiğini söylüyor. Doğru ama eksik söylüyor. Burada suç köydekileri eğitemeyen siyasiler de… Köylere doktor göndermediler.Köylere öğretmen göndermediler. Köylere hemşire göndermediler. Köylere ebe göndermediler. Köylere bir tek imam gönderdiler. Yani köyde yaşayan insanlarımız yerinde, yeterince eğitilemediler. Suç bu insanlarımızda değil onları eğitemeyen siyasilerde... Bu insanlarımız, kaliteli eğitim verilmek istendi de karşı mı çıktılar? Trabzon ve Trabzonlu bu değil... Ama maalesef, her yerde olduğu gibi Trabzon’da da bir kültür erozyonu yaşıyoruz. Geçen yıl yine bu köşede, ‘DÜNYA KENTİ TRABZON’ başlıklı bir yazı yayınlamıştık. Ganita’da 30 dakikada yaşadıklarımı özetlemiş, gördüğüm kültürsüzlüğün karşısında ‘Dünya kenti Trabzon bu mu?’ diye sormuştum. Trabzon özüne dönmeli.. Tiyatroları, sinemaları, şairleri, ressamları, yazarları, piyanistleri ile geri dönmeli.. Bürokratı, sivil toplum örgütleri ve düşünürleri ile geri dönmeli.. Sevgi, saygı ve hoş görüsü ile geri dönmeli.. Çevre’ye duyarlılığı ile yani mimarisi ve yeşil alanları ile geri dönmeli. Öğretmenleri yeniden eğitmeli, Trabzon kaliteli eğitim ile geri dönmeli. Padişahlar yetiştiren, Cumhurbaşkanı çıkaran, tarihi derinliği bulunan, farklı kültüre sahip olan bir il olarak geri dönmeli. 1980’li yılların başında Trabzon’da ilk Karadeniz Gazetesinde muhabirliğe başlayan ve aslen Giresun’lu olan bir gazeteci hemşehrimizdir Ahmet Kayacık. O yıllarda Trabzon da tanışmış ve arkadaşlık kurmuştuk. Çok kısa bir zaman içinde güzel anılarımızda olmuştu. Ben sahnelerde, o elinde fotoğraf makinesiyle yollarımız ayrıydı. Bizler terk ettik, Ahmet Trabzon’lu olarak orada kaldı. Ahmet’in suyunu, toprağını, havasını,insanını bana göre doğru tespitleriyle yansıttığı için düşüncelerini paylaşıyorum.. Dilde saklanıp söylenemeyen,yürekte hissedilip de ifade edilemeyen bir Trabzon portresini açıkça ortaya çıkarmasından dolayı kutluyorum. Altları çizilmesi gereken yerlere birkaç satır ilave etmek gerekirse, Trabzon dan birçok siyasetçimiz, meclis başkanımız ve hatta Cumhurbaşkanımız dahi çıktığı hepimiz tarafından malumdur. Ancak Yaşar Miraç gibi sanat ve sanat adına üretken şairlerimiz, yazarlarımız, sanatçılarımız öyle kolay yetişip çıkmıyor. Bu nedenle aydınlıktan şikayeti olanlar sanatına ve sanatçısına da sahip çıksınlar. Söz konusu toplantıda bulunan ve bulunamayan Yaşar Miraçlar da,Sunay Akınlar da,Volkan Konaklar da, Fuat Sakalar da,Nuray Mertler de, Süreyya Davulcuoğulları da, İbrahim Canlar da … Bizim değerlerimizdendir.
Gazeteci-Yazar Sunay Akın, hemşehrisi yazar Yaşar Miraç’ın “memleketinde duygu ve düşüncelerini ifade etmede güçlük çekiyorsa, demek ki burada bir eğitim-kültür sorunu vardır.” diyor. Eğer bir Trabzonlu gazeteci Trabzon’a davet edilen aydınlarının ardından “Aydınlanamadık” diyorsa, ve sonradan Trabzonlu olan bir gazeteci de Trabzonluluk ruhuna sahip olma hüviyetiyle ortaya çıkıp, "Trabzonluya Trabzonlu tahammül edemiyor" diyorsa, demek ki burada çok ciddi bir eğitim ve kültür sorunu vardır demektir. Benim içinde gerçek Trabzonluluk da budur işte. Işık ATAKAN Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 998 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|