• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Işık ATAKAN > Karadeniz Türkülerimiz ve Programlarımız
Karadeniz Türkülerimiz ve Programlarımız
Işık ATAKAN
Yazar Işık ATAKAN   
Cuma, 16 Mart 2007 21:43

Medyada Türk Halk Musikisinde Karadeniz (yöre) türkülerimizle ilgilenen sanatçı adaylarımıza ve yine yöremiz konulu programlar yapmaya ya da sunmaya çalışan hemşerilerimize gelenek-görenek gibi kültürel olguyu önemsetmek ve korumak adına düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım.

Yöremize yönelik doğru düzgün ve bilinçli olarak ayrıcalıklı yapılan çalışmaları ayakta alkışlarken, olumsuz olanları da görmemek adına başımı çeviriyorum. Bana göre doğru ve düzeyli olanlar daha çok dinleniyor ve izleniyor gibi geliyor. Buradaki ifadelerimi bir öz eleştiri olarak görüp, satırlarımı okurken kabul edersiniz ya da etmezsiniz ama sonuçta bende bir Karadenizli olarak bu husustaki düşüncelerimi açıkça belirtmeliyim.

Bizler yaş jenerasyonu olarak bugünkü geldiğimiz noktada zamana ve yeni kuşağa uyum sağlamaya çaba göstersek de, gelenek-görenek gibi kültür olgusundan yavaş yavaş uzaklaşmak adına böyle yapım ve yapıtlarla var olarak gelmedik. TRT kurumunda geçmişten günümüze kadar Karadeniz yöremizden evlerimize kadar seslenen ve bizler için hepsi ayrı birer ekol olan başta Cemile Cevher Çiçek, Kamil Sönmez, Süreyya Davulcuoğlu, Tuğrul Şan, Ümit Tokcan, Seyfettin Tomakin, Ali Rıza Gündoğdu gibi nicelerini sayabileceğimiz sanatçıları dinlerken ihya olurduk.

Söz konusu bu sanatçılar yöre musikimizde sesimizi duyurmadan öte sanatçı kişiliklerinde oturuşlarıyla, kalkışlarıyla ve duruşlarıyla da asla ödün vermeden toplum sorumluluklarını taşırlardı. Bugün ise hala öyle ayakta duruyorlar. Bu nedenledir ki hiçbir zaman unutulmaz ve unutulmayacaklar da. Günümüzde onların çizgisini takip ederek gelen çok değerli yeni kuşak radyo sanatçılarımızda bulunmaktadır. Tabii ki bu arada yöre mahalli sanatçılarımızı da unutmayıp, haksızlık etmeyelim.

Türkülerimiz, Türk duygusu ve düşüncesinde tarihi değerleriyle, esprisiyle, sosyal hayattaki olaylar doğrultusunda coğrafi konum ve göçlerin etkisiyle toplumumuzda bir vücut gibidir. Bu vücudu tamamlayan coğrafi parçalardan biride Karadeniz bölgemiz ve insanımızdır.

Milli Kültürümüz içinde en önde gelen bir bölüm de folklor’dur. Gelenek-görenek inanış ve düşünce tarzı ile insan hayatının her döneminde varlığını göstermiştir. Bugün bu varlığının önemini muhafaza ederek kutsal seviyeye ulaşmıştır. Yöremizde oynanan horonlarımızı buna bir örnek olarak verebiliriz.

Bir toplumu toplum yapan insanları ve onların yaşamındaki dil, töre ve soy bakımından birbirine bağlı etnik kültürel değerlerdir. Halk Musikisinde de türküleri seslendirilirken coğrafi yöreye (bir bölgenin belli bir yeri çevresi, havali) göre ağız (bölgelere göre bir dilin yazıya geçmemiş konuşma farklılığı) denilen bir dille ifade edilmeye çalışılır. Bu nedenle yurdumuzun her yöresinde farklı konuşulan dillerde, farklı söylenen türkülerin özellikleri mevcuttur.

Karadeniz bölgemize doğudan batıya doğru bakıldığında da yerleşik oturan insanımızın dilinde farklılıklar görülür. Hepsi Laz olmadığı gibi, Lazca dilini de bilmezler. Ama ne yazı ki günümüzde yanlış ve eksik olan bir kültürel değerle yaşıyoruz. Her doğulu insanımızın Kürt olmadığı gibi, her Karadenizli insanımızın da Laz olup olmadığı hala bilinmemektedir.

Günümüzde TRT repertuarı arşivine derleme, anonim ya da kaynak olarak girmiş yöre türkülerimizle, etnik mevcudiyetinin tartışılmaz Lazca dilindeki türkülerin dışında Karadeniz türküsü olarak ticari amaç için yapılan ve yöremize mal edilmek istenen her çalışmayı kabul etmemiz mümkün değildir. Yapılan yapıtlardaki manasız sözler ve kliplerdeki müstehcen
görüntüler beni bir Karadenizli olarak çok üzüyor. Böyle yapılan her çalışmaya sanat ya da eser diyebilmemiz mümkün olamaz. Eğer toplumsal, yöresel bir özellik taşıyacaksa çok iyi etüt edilmelidir. Çünkü verilecek mesaj çok önemlidir. Bunda ticari bir amaçta olsa da sorumluluk bilinci taşınması gerekmektedir.

Yöremizin kemençe ve horon gibi kültürel değerlerinin üstüne yapılan fantastik (gerçekte olmayan hayali) görüntüler bu işi ne kadar önemsediğimizin bir göstergesidir. Oyun figürü, ölçüsü, sırası, otantik yöresel kıyafet (il, ilçe farklılığı) dikkate alınmıyor. Galiba kaş yaparken, göz çıkardığımızın farkında değiliz. Bazı müzik yapımlarında sesleri dinlerken de bir tuhaflık hissediyorum. Formlar (biçim,şekil)  türkü müdür, Türkçe pop mudur, fantezi midir? bilemiyorum. Dildeki ifade Karadeniz’in hangi yerleşik yerinin yorumudur.? Onu da kavrama da güçlük çekiyorum.

Uydu aracılığıyla Avrupa’dan yayın yapan özel Türk televizyonlarında, ulusal ve yerel televizyon kanallarında ve de radyolarda yapılan Karadeniz programlarında da olumsuzluk görüyorum. Açıkça hoş olmayan görüntüleri, dinletileri, abartılı ve denetimsiz buluyorum. Yapılmakta olan yayıncılığı, yönetmenliği, yapımcılığı, sunuculuğu vs. eğitimsiz ve birikimsiz insanlarımızın yapması yöremizi olumsuz etkilemektedir. (Genelleme yapmadan bazılarının tenzih ederim.)

Kısaca toparlayacak olursak; program yapmak, yönetmek, sunmak ve hatta kendini sanatçı olarak lanse etmek, toplumunu, yöresini yaptığı işlerle temsil etmek adına çok ağır bir sorumluluğu gerektirir. Çırak olmadan usta olunmadığı gibi, iyi bir türkücü ya da şarkıcı adayı olmadan sanatçı olunmaz. Okumak, araştırmak, öğrenmek ve üretmek gereklidir. Bunun için gelenek-göreneklerle bölgemizi, yöremizi, folklorumuzu, musikimizi, tarihimizi, insanımızı daha iyi bilenler öncelikli söz sahibi olsunlar.

Işık ATAKAN
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 
Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...