• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net © | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 3. Yılında!

Anasayfa > Işık ATAKAN > Lazlar Kimdir? Her Karadenizli Laz mıdır?
Lazlar Kimdir? Her Karadenizli Laz mıdır?
Işık ATAKAN
Yazar Işık ATAKAN   
Perşembe, 29 Kasım 2007 21:56

Karadenizli olmak ille de Laz olmak ve Lazca dilini bilmek anlamına gelmeli midir? Ya da Karadenizli olmak, Karadenizlilerle konuştuğunuz dille hiç benzememek gibi bir bağdaşma yapılabilir mi? Ya da bu bölgenin her yöresinde konuşulan dilin Lazca olduğunu ve Laz olduğunuzu söylemeniz mümkün olabilir mi?

Tabi ki hiç biri değil? Bu konuda bölge insanlarımız kendilerini doğru ifade edebilmekte yetersiz kaldıkları gibi, toplumumuz tarafından da hep yanlış algılandığı bilinmektedir.

Bugün Lazlar, Doğu Karadeniz bölgemizin belirli bir yerleşim yerinde bulunup, Lazca dilini yalnız burada konuşurlar. Etnik-kültürel tanımlar sağlıklı araştırılma yapılmadan değerlendirildiği için Karadeniz bölgemize İstanbul boğazından çıkıp, Batum’a doğru, doğuya yol aldıkça, bütün bir bölge Laz olarak tanınmaktadır. Oysa Toplumumuz tarafından tüm Karadeniz’e mal edilen “Laz” kelimesi tarihi yüzyıllar öncesine dayanan bir kavmin adıdır. Sıcakkanlı, esprili, çalışkan oldukları kadar mert kişilikleriyle de bilinen bütün bu bölge insanını daha iyi öğrenmemiz ve tanımamız gerekmelidir diyerek asıl Laz’ların kimler olduğu? sorusuna Muhammed Vanilişi-Ali Tandilava’nın Laz’lar tarihiyle ilgili eserinden kısaca yanıt aramaya çalıştım.

Lazlar(Tçani) kavmi ilkel çağlarda Koelhi kavmiyle bağlantısı olan Kafkasyalı bir kavimdir. Eski Koelhi Krallığında Laz’lar ve Megrel'ler beraber yaşıyordu. Irk açısından Gürcülere yakındır. Kültürel açıdan ise Bizans, Türk Osmanlı ve Gürcü kültürünü kendi bünyesinde sentezlemiştir. Laz kralları çağdaşlarının aksine monarşik değildiler. Krallık babadan oğul’a geçmezdi, seçimle işbaşına gelinirdi. Krallık Roma imparatorluğundan yarı özerk bir yapıda idi. Bizans’a asker ya da vergi vermezdi. Bizans’a karşı tek görevi vardı. Sınır bekçiliği yaparak kuzeyden gelebilecek kavimleri engellemek. Lazika (Laz krallığının adı) asırlarca Roma ve Perslilerin çatışma noktası oldu. Persliler kendi dinleri olan Mazdeizmi yaymaya çalışırken, Romalılar da Hristiyanlığı yaymaya  çalıştılar. Sonuçta Romalılar üstün geldi. Persliler Ermenistan ve İberya’yı işgal edip Lazika’yı tamamen kuşatmışlardı. Roma ve Laz orduları Perslileri bozguna uğrattılar (M.S. 550). Romalılar Laz halkının günlük ihtiyacı olan her türlü maddeyi ellerinden yok pahasına alıyor, halkın istemediği bir takım eşyaları onlara zorla bir kaç kat fiyata satıyordu.

Lazlar Perslerle anlaşma yoluna gittiler ve Romalılara karşı ayaklandılar. Persleri davet ettiklerine de pişman oldular, Putperest İranlılar kendi dinlerini zorla yaymak istediler, Lazika’yı da kendi topraklarına katmak istiyorlardı. Daha önemlisi Lazika’daki tuz ve tahıl üretimi yeterli olmadığı için Roma’dan getiriliyordu, karşılığında deri, esir ve bazı takas eşyaları verilirdi. Bu olanaklar yitirilince halk sıkıntıya düştü. İranlılar Laz halkını İran’a sürmeyi ve Laz topraklarını İranlı göçmenlerle doldurmayı istiyorlardı. Bunun üzerine Lazlar tekrar Caesar Justinyen’den yardım istediler. Lazika Roma (Bizans) ve Pers gibi iki düşman arasında 7.yy'a kadar çekişme sahası oldu. Bu çekişme Romalıların zaferi ile son buldu. Tüm Lazistan Hıristiyan oldu. Helence’yi iyi bilip konuşuyorlardı. Hem ticaret, hem de dini açıdan hayatlarında bu dil önemli idi. Lazlar Helen bayramlarına katılır ve sempati gösterirlerdi. Helen kültürüne büyük ölçüde adapte olmuş Kafkas kültüründen ve Gürcü uzak akrabalarından kopmaya başlamışlardı.

Caesar 689 yılında İran’a saldırmak istedi, Ordusuna katılmayan Lazlara kızarak bu krallığı yıktı. 735 yılında Lazika’nın tamamına yakını Murvan komutasındaki Arap ordularının işgaline uğradı. Bizanslılar, Abhazlarla birleşerek Laz topraklarını tekrar ele geçirdiler. Laz kiliselerinde ibadet Yunan geleneklerine göre yapılıyordu. Uzun dönem Bizans hakimiyeti altında Lazlar’ın büyük kesimi kendi dillerini unutup Yunancayı benimsedi ve Helenleşti. Hopa ve Rize’nin bir kısmı Gürcü krallığında kaldığı için o bölgedeki Lazlar asimile olmadılar, günümüzde bile kendi dillerini konuşurlar. 1204 yılında Gürcü kraliçesi Tamara haçlı seferleri ve Bizans sarayındaki iktidar kavgalarından faydalanıp Lazika’yı ele geçirdi. Trabzon, Liman, Samsun, Sinop, Giresun, Kotiora (Ordu), Amastria, Eraklia ve tüm Pontus’u kısa zamanda ele geçirdi.

Bugün Karadeniz Bölgemizin Artvin ilçesinin Hopa vadisinde Laz köyleri, Nadirati, Kilise, Limititi, Duliati, Mapatskari (bunlar kalıntı halindeler) Zurpici, Tsakaristi, Peroniti, Kisa, Sundura, Kudibi, Buçe, Ortahopa, Bucak, Mahgi, Azlağa orjinaline en yakın ağız Arhavi bölgesinde konuşulmaktadır. Karadeniz sahil boyunca Laz kentleri olarak adlandırılan birkaç yerleşim birimlerinin Lazca isimleri’ de şöyle: Trabzon (Tramptra), Rize (Rizine), Pazar (Atina), Fındıklı (Viçe), Ardeşen (Artaşeni), Çamlıhemşin (vijadibi), Arhavi(Arkhabi), Hopa (Xopa) ve bunlara bağlı köyler.

Işık ATAKAN
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (1)Add Comment
lazlar
Yazar ömer abay, Temmuz 10, 2009
ülkemizde karadeniz kıyılarına topluca lazlar denmektedir buda beni biraz özüyor nedenmi? lazlarin ve lazca konuşulan yerler pazar-ardaşen-fındıklı-arhavi-hopa-murgul +pazar ve ardaşende hemşince de konuşulur hopada hemşinlilerde vardır murgulda gürcülerde vardır bunlar neden bahsedilmezler azda olsa asırlar once musluman olmus ermeni vatandaşlarınız (hemşinliler) yaşar trabzona rizeye lazlar denmesi benii cok üzüyor bunu birileri tam olarak lazların kım olduğu ve nerelerde yaşadıkları hangi ilçeler laz olduklarını ve en düzgün lazcayı kımlerın konustuğunu anlatmaları lazım ben arhaviliyim ve lazcayı cok iyi konusurum bulunduğun şehirlerde laz olduğumu ve konustuğum dilin laz olduğunu antamıyorum aldığım cevap sen rumca konusuyorsun derler lütfen bu yazdıklarımı okuyan basın yayın kuruluşlarında bulunan lazlar acıkca dile getırmeleri isterim tum türkiye oğrensınkı lazların kımler olduğunu sive konuşmalarını lazca diye bilmesinler bu bana göre çok onur kırıcı bır durumdur karadenızlı bazı sanatcılar yöresel şive konuşmalarını yapınca hemen lazca konusma derler lütfen kendı orf ve adetlerımızı dıger karadenızlı vatandaşlarımızla karıstırmasınlar bizler laz zız laz olarakta kalaçağız bana karadenızlımıısn deye sorduklarında hayır ben lazın derım karadenızlıler başka lazlar başkadır derım ama nalamıyorlarkı ne farkı var hepsı aynı değilmi işte cideyrum celerum lazca konusurlar derler bende delırırım o zaman turkiye hudutlarında yaşıyan ve turk olan lazalrız bızler bunun ötesı berısı yoktur kımlığım türk ne mutlu turkum diyene ama özum laz resmi kurum ve kuruluşlarda turkceden başkası konusulmaz bızım yöremızde ama evımızde kendı halımızde özellıkle buyuklerımız lazca konusurlar tum genclerde konusurlar ama genelde turkce gencler arasında daha cok konusulur lütfen lazcamızı ve laz örf adetlerımızı unutmiyalım genclerımızı cocuklarımıza turkce ve turk kulturunun yanında bunlarıda verelım ogretelım saygılarımla

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 
Serander.Net © | Karadeniz Kültürü...