| Trabzon Etkinliklerindeydim... |
| Işık ATAKAN |
| Yazar Işık ATAKAN |
| Salı, 01 Mart 2011 13:15 |
|
Henüz yayın hayatının birinci yılını doldurmak üzere olan “Geçmişten Günümüze Trabzon’da Musiki” adlı kitabımın imza günü için, bu yıl Ankara’da 5.incisi düzenlenen “Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri”ndeydim. Özel işlerim nedeniyle İstanbul’a döneceğimden,4 gün süren etkinlikte ancak ilk 2 gün için stant rezervasyonu yaptırmıştım. Son günlerde güzel bir Karadeniz fıkramızdan esinlenip popüler bir slogan haline getirdiğimiz “Bize Her Yer Trabzon”u Başkent’e sığdırmak ve yaşatmak ancak bu kadar güzel olabilirdi. Bütün etkinliklerin ve gösterilerin sunulduğu Ankara Atatürk Kültür Merkezi adeta küçük bir Trabzon olduğu görülmeye değerdi. Yiyeceğinden, giyeceğine, suyundan, havasına, toprağından, insanına kadar abartısız her şey oradaydı. Yöresel olarak özelliklerimizin neler olup olmadığını burada sıralama gereği duymuyorum; çünkü yediden yetmişe herkes tarafından her şeyimizin bilinebileceğini tahmin ediyorum. Etkinliği ziyaret edenleri de teker teker belirtme gereği duymuyorum. Her etkinlik gibi olmazsa olmaz olan önce bir açılış merasimi ve ardından kentimize ve farklı yörelere ait birçok hemşehrimiz ve de konuklar yer aldı. Bunlar arasında bakanlarımız, milletvekillerimiz, bürokratlar, yerel ve ulusal basın mensupları, önemli şahsiyetler, yazarlar, sanatçılar vs. Kalabalık bir halk topluluğu vardı. Etkinlik süresinde ve sonrasında ilgi gösteren birçok basın-yayın haberlerini ve köşe yazarlarını takip etmeye çalıştım. Hemen hemen aynı duygu ve düşünceleri paylaştığımı hissederken, bu etkinlikte yalnız yemek-içmek, eğlenmek değil asıl amaç ve sonuç itibarıyla da ne anladığımdan sorgular oldum kendi kendimi. Benim İki gün yer aldığım bu etkinlikte en büyük kazancım, bulunmuş olduğum kitap tanıtım ve imza standında birbirinden çok değerli yazar-çizer, sanatçı ve yayıncı birçok yeni dost ve arkadaşlıklar edinmem oldu. Bu vesileyle onları tanımaktan da mutluluk ve onur duydum. Son günde vedalaşırken birbirimizle, yaşamımızdaki çalışmalarımızda başarılar dileyerek ayrıldık. Her birimizin yazdığı çeşitli kitaplardan da birer anı olarak imzalayıp, emeğimiz adına ücret karşılığında birbirimizden satın aldık… Kitap tanıtım standımızı ziyaret eden ve etmeden gelip geçen yüzlerce kişi arasından birçok Milletvekilimizi, bürokratımızı, kültür ve sanat adına önemli şahsiyetleri, dostları, arkadaşları ve de konukları gördük. Her ne kadar arada tenzih edeceklerimiz olsa da, bu etkinlik bizlerde olumsuz yönde derin izler bıraktı demek daha doğru olur. Bir başka ifadeyle, yöremizden toplumumuz adına her bir sanatçı olarak ilgisiz ve anlaşılır olamamak dikkatimizi çekti. Edindiğim son bir bilgiye göre 2011 yılı itibarıyla Trabzon’un sosyal sorumluluk projesinde bölgenin sosyal ve kültürel yapısını geliştirmek için çalışmalara ağırlık verileceği söylenilmektedir. Bu kapsamda başlatılan birçok çalışmanın yanında en çok önemsenen ülkemizdeki Anadolu şehirlerinde yapılanmanın ilk adımı olarak Devlet Opera ve Balesi ile işbirliğinin ilk adımlarının atılmasıymış. Trabzon Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünün kurulması için de raporlar hazırlanmış ve sunulmuş. Anadolu’nun İlk opera binasının Trabzon’da kurulup, yıkılması nedeniyle yeniden opera binası kurulacak ve ilk olarak 300-500 kişilik bir sanatçı kadrosu da bölgeye hizmet verecekmiş. Kentimizde kültür ve sanat adına sunulan böylesine çağdaş bir yapılanma her zaman bizlere onur verir; ancak geçmişten günümüze yöremizin kültürünü değil öğrenmemek, bugün mevcut olanları dahi tanımamak herşeyden önce çok acı bir duygudur. Şimdi Devlet Opera ve Balesini yöremizde duymak beni daha da ciddi anlamda düşündürmeye başladı… Trabzon demek; yalnız yemek-içmek, kemençeyle, kolbastıyla oynayıp, eğlenmek değildir. Böylesine bir etkinlik tanıtımında sorumluların, yerel yönetimlerin ve de katılımcı hemşehrilerimizin daha duyarlı olmaları gerekmektedir. 2007 yılı itibarıyla 5.incisi düzenlenen bu etkinlikte her yönüyle Trabzon birlikteliğini bir araya getirme çabasında bulanan organizasyon sorumlularını da içten kutlamamak bir vefasızlık olur. Bu nedenle başta Devlet Bakanımız Faruk Özak’a, Trabzon Vakfı Başkanı Bilgin Aygül’e, Trabzon Dernekleri Başkanı Selahattin Alioğlu’na ve yönetimine ve Halkla ilişkiler sorumlu Müdürü Yeliz Öztük’e teşekkür ediyoruz. TRABZON LİSELERİNDEN YETİŞENLER KÜLTÜR ve DAYANIŞMA DERNEĞİ-VAKFI TÜRK MÜZİĞİ KOROSU KONSERİ Etkinlik süresi içinde Kitap tanıtım ve İmza Günü standımda yoğun bir çalışma içinde olduğumdan hiç bir konser-sempozyum vs. programlarını takip edemedim. Ancak yıllar önce Trabzon’da İlk Türk Sanat Müziği eğitimi gördüğüm TLYD çalışmalarımla, anılarımı unutmam mümkün değildi. Bu nedenle etkinliğin ikinci gününde daha önceden sevgili hemşehri dostlarımın aracılığıyla TLYD’nin konser programının duyumunu almıştım. Bir fırsat bulup bu konseri izlemeliyim dedim ve de öyle yaptım. Koronun konserinden bir kaç saat önce korist ve solist olarak görevli birkaç eski dost arkadaşım yanıma gelip beni ziyaret ettiler. Eski yıllardan ve musiki çalışmalarından sohbet edip, özlem giderdik. Derken konser saati yaklaştı, alt salonda başlamak üzere olan TLYD konserine gittim. Bir saatlik gecikmeyle de olsa konser başladı. Güzel bir sunumla muhteşem bir TLYD korosu sahne aldı. Bay ve bayan koristlerin sayıca çokluğu, giyimlerindeki sade şıklık ve saz heyetindeki zenginlik hemen dikkatimi çekti. TLYD’nin bu görüntüsü yıllar öncesinden daha farklı olarak beni oldukça mutlu etti. Koronun Kürdili hicazkar peşrev’le başlayan ve aynı makamla devam edip, Muhayyer makamınla biten programına gelince aynı duyguları söylemem mümkün değil. Bugün Rahmetle ve saygıyla andığım TLYD’nin kurucuları hayatta olup, bu konseri izlemiş olsalardı bana hak vereceklerine eminim… Ayrıca etkinlik haberlerini yayınlayan sorumlularında TLYD’nin bu konserini, profesyonellere taş çıkartırcasına abartılı olarak yazmalarına da bir anlam veremedim… Konser bitiminde rastladığım ve nezaketen tebrik etmek istediğim TLYD Vakfı Başkanı sevgili dostum Kenan Atalay’ın ve diğer koro elemanlarının yüzlerinden programla ilgili yaşanan olumsuzlar belli oluyordu. Bu konser, “bize her yer Trabzon” adına TLYD’ye yakışmadı… Bir konser repertuarında olmaması gereken hususların, TLYD’nin koro şefi, öğretim görevlisi ve bestekâr sevgili Özdemir Hafızoğlu’nun musiki bilgisinde olduğuna yürekten inanıyorum. Işık ATAKAN E-Posta: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net’in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 1446 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|