• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Karadeniz Gezi-İnceleme > Fındık Bölgesine Bir Gezi'den..." Ceza Yeme Fındık Ye!"
Fındık Bölgesine Bir Gezi'den..." Ceza Yeme Fındık Ye!"
Karadeniz Gezi-İnceleme
Yazar Dr. Mustafa DUMAN   
Salı, 16 Haziran 2009 23:40

Ceza Yeme Fındık Ye

Dr. Mustafa DUMAN'ın Mayıs ayında yaptığı Karadeniz gezisinden sonra kaleme aldığı gezi notlarından oluşan Fındık Bölgesine Bir Gezi’den İzlenimler: “Ceza yeme fındık ye” isimli yazısını aktarıyoruz.

Fındık Bölgesine Bir Gezi'den İzlenimler: " Ceza Yeme Fındık Ye!"

İstanbul’dan kalkan otobüsümüz, 30 Nisan 2009 sabahı Samsun’a vardı. Çarşamba’da, Kızılırmak Nehri’nin doğu tarafından itibaren başlayan fındık bahçeleri, denizle, çoğu yerde tepeleri sislerle kaplı olan dağların yamaçları arasında, taa Of’a kadar uzanır. Terme, Ünye, Fatsa ve Ordu’nun merkeze bağlı yerleşme bölgelerinde yoğunlaşan fındık bahçeleri, Giresun’da ve Giresun’un Bulancak, Keşap Tirebolu ve Görele gibi ilçelerinde halkın tek geçim kaynağı olarak geçmişten günümüze kadar gelmiştir. Trabzon’un Beşikdüzü, Vakfıkebir, Akçaabat, Yomra, Arsin ve Araklı ilçelerinde de fındık tek geçim kaynağı olma özelliğini sürdürür. Sürmene ve Of’ta ise son yıllarda fındık tarımı yanında çay tarımı da yapılmaktadır.

Doğu Karadeniz’in Mayıs ayındaki eşsiz güzelliklerini görmek ve fındıkla ilgili incelemeler, görüşmeler yapmak için Fatsa’dan itibaren, Trabzon - Cudibey İlköğretim Okulu başmuavinliğinden emekli Nejdet Öztürk eniştenin arabasıyla yola koyulduk. Yeni yapılan sahil yolu, kıyıların doğal güzelliklerini bozmuş ama ulaşımı da kolay hale getirmişti. Bir yeşil cennetinde ilerledik. Fatsa-Ordu arasında sahil yolu’nu denizden uzaklaştıran bir tünel yapılmış ve araç trafiğine açılmıştı. Bu tünel 3820 m. uzunluğundadır. Türkiye’nin en uzun tünelidir. Tünel güzel ışıklandırılmıştır. Araba radyolarından, diğer yayınları keserek verilen yayın ile yolcular tünel hakkında bilgilendirilmekte, yangın veya başka kazalar halinde ne yapılması gerektiği anlatılmaktadır.


Ordu’nun kent girişindeki tabelada, Karadenizli insanının zekâ ve espri gücü bizi şöyle karşıladı: “Ceza yeme, fındık ye.” Bu kısa cümleyle çok şey anlatılıyordu.

Giresun’da, fındıkla ilgili bazı kurumları ziyaret ettik, görüşmeler yaptık. Fındık Araştırma Enstitüsü’nün bahçesindeki fındıkla ilgili bölümleri gezdik. Burada, dünyanın en uzun fındık ağacını gördük. FİSKOBİRLİK basın danışmanı Mustafa Öztürk’le konuştuk. Fındık Tanıtım Grubu (FTG) yetkilileriyle fındık konusunda görüşmeler yaptık.

Ceza Yeme Fındık Ye
(Fotoğraf: Dr. Mustafa DUMAN)

Trabzon’da da fındık incelemelerini sürdürdük ve Araklı’daki, Arslantürk Fındık İşleme Entegre Tesisleri’ni gezdik. İşletme sahibi, aynı zamanda Ulusal Fındık Konseyi kurucularından ve ilk başkanlarından olan Sebahattin Arslantürk’ten ve fabrika’da çalışan Murat Akbayrak’tan fındık işlenmesi hakkında bilgiler aldık. Üç fabrikaya yayılan bu modern işletmedeki üretimi izleme olanağını bulduk.

Trabzon Ticaret Borsası’nı ziyaret ederek, basın müşaviri Murat Taşkın’la görüştük. Bize fındık konulu bazı görsel malzemeler verdi.

Trabzon’da da fındık bahçelerini gezerek fotoğraflar çektik. Fındıkla ilgili eski resim ve belgeler topladık. Özellikle nazarlık olarak kullanılan ikiz ve üçüz fındıklardan, bir hayli aramadan sonra, yengem Havva Duman’ın yardımıyla, yirmi taneyi birden bulmak bir sürpriz oldu. İkiz fındıklar nazarlık olarak elbiselere dikilir. Bulundukları eve de uğur getirdiklerine inanılır. Bu nedenle evlerde, oda duvarlarına asılırlar.

Fındık bölgesine yaptığım gezide, Trabzon’daki bazı dostları görme olanağını da buldum. Son Haber Matbaası ve Kıyı Dergisi sahibi Fethi Yılmaz’ın bürosunda çay ve ıhlamurlarımızı yudumlayarak yaptığımız söyleşilerde uzun yıllar Trabzon Mimarlar Odası başkanlığını yapan Bekir Gerçek, Karadeniz Yazarlar Birliği Derneği genel başkanı İsmail Fandaklı da vardı. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde, “UNESCO Taşınmaz Kültür Varlıkları Sözleşmesi” uyarınca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen “Somut olmayan kültür varlıklarının tespiti” çalışması bağlamında bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda Trabzon Sanatevi’nin temsilcisi olarak yer aldım. Diğer katılımcılar, Trabzon İl Kültür ve Turizm müdürü İsmail Kansız, Prof. Dr. Ali Çelik, uzman Rasim Efendioğlu ve Halk Eğitim Merkezi müdür yardımcısı Tuncay Kayapınar idi.

Trabzon’da, Uzunsokak’ta, kaldırım üzerinde sahaflık yapan Hakkı Ugan artık işi bırakmıştı. Orhan Karaali’nin “24 Şubat Kitabevi” ve başka bazı kitabevleri de kapanmıştı.

Trabzon’da Kalkanoğlu Pilavı ve İspir kuru fasulyesi, Beton Helva’nın meşhur ve nefis helvasından, Maçka-Hamsiköy’de kuzu pirzolası, Akçaabat’ta Akçaabat Köftesi, kardeşim emekli öğretmen Zehra Öztürk’ün comara, pazı ve diğer otlardan yaptığı kayganalarla, zimilânge, ısırgan otu ve diğer yeşilliklerden yaptığı yemeklerden, peynirli kuymaktan, sütlâçtan yemeyi ihmal etmediğimi de eklemeliyim. Bu, Geleneksel Trabzon Mutfağı’na kısa bir yolculuk demektir. Almanların atasözü gibi: “Bir defa hiçbir defadır”, diyerek diyeti bir kez için bozdum. Geçen yıl da, yazın, bir pazar sabahı, Hamsiköy’de, Zehir Hüseyinin Yeri’nde, kuzu pirzolası ve hoşmeriyle kahvaltı yaptığımı söylersem, tanıyanların: “Sen ne biçim doktorsun?” diye soracaklarını işitir gibiyim.

11 Mayıs 2009 Pazartesi günü, Trabzon’dan, karayoluyla İstanbul’a yollandım. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin, çarpık mimariyle kısmen bozulan yeşillikler cenneti içerisinden geçerken, bu doğal mirasın gelecek kuşaklara kalabilmesi için çok ciddi tedbirler alınması gerektiğini düşündüm. Fındık bahçelerinin yola yakın yerlerinde yapılan, çoğu tamamlanmamış üç-beş katlı binaların çirkin görüntüleri beni üzdü. Bu insanlara, yolun uzağında, bahçe içerisinde bir veya iki katlı binalar yapmalarının daha uygun olacağı anlatılmalı. Fındık bahçelerinin güzel görüntülerinin geleceğe de kalacağı çözümler önerilmeli.

Not: Fındık ve fındık kültürü hakkında şu kitabımıza bakılabilir: Mustafa Duman, Fındık Kitabı, Türk Kültüründe Fındık, Kitabevi Yayını, İstanbul, 2008, 186 s. + resimler.

Dr. Mustafa DUMAN
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (2)Add Comment
daha iyisi varsa sizden bekliyorum
Yazar birol, Ekim 22, 2009
Sn Şahin Aydın;

Yazı ve yazarı eleştirmek kolaydır ya da yapılanlardan tatmin olmamak.

Yazı ve yazarı eleştirmek yerine siz daha iyisini yapıp ilgili yerlere gönderebilirsiniz. Aacaba Fındık üzerine çalışmaları ya da bu tür makaleleri olan Ordulu varmı ? Sanırım yok. O zaman siz olabilirsiniz.

Bir emek harcayıp ilgili yerlere yazı gönderirseniz eminim ki değerlendirilir.

Bu fındık bölgesi gezisi değil Trabzon gezisi olmuş.
Yazar Şahin Aydın, Haziran 17, 2009
Sayın Mustafa duman başlığa uygun bir içerikle karşılaşamadım.Ben bir Ordulu olarak Türkiye de fındığın en çok yetiştiği il olan Ordu'nun adını bir kaç kere gördüm yazınızda.Fındık bölgesine bir gezi derken sandım ki Ordu ve Giresun'da yöneticilerle ve halkla birşeyler yaptınız ne bilim ropörtaj felan yaptınız dertlerini dinlediniz sandım.Fındık bölgesi dediğiniz için Ordu ve Giresun geldi aklıma.Ama siz Trabzon gezinizi fındık bölgesi diye yazmışsınız.Sanırım başlık yanlış yazılmış.Sizi bir Trabzonlu olarak Türkiye'nin ve dünyanın fındık ambarı olan Ordu ile ilgili bir yazı yazmış olarak görmek bizleri mutlu edecektir.Madem söz konusu fındıksa aynı zamanda söz konusu Ordu ve Giresun dur.Ama yazınız bir Trabzon gezisi.Trabzon da fındık bölgesi olma noktasında Ordu ve Giresun'un bir hayli gerisinde.Ordu tek başına Türkiye fındık üretimin 3 ünü karşılamaktadır.Giresun la birlikte de Türkiye fındık üretimin yarısından fazlasını karşılamaktadır.Bu yüzden fındık demek Ordu demektir.Fındık demek Giresun demektir.Saygılarımla.

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar