| Prof. Dr. Necati DEMİR'den Türklerin Dünyası Dergisi |
| Karadeniz Haberleri |
| Yazar Editör |
| Salı, 23 Haziran 2009 19:36 |
|
Ordu'lu Bilim adamlarımızdan olan ve Türk Dünyası ile ilgili yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Necati DEMİR tarafından dört dilde yayınlanacak olan Türklerin Dünyası Dergisi'nin ilk sayısı çıkıyor. Türk Dünyası ile ilgili çalışmaların yer alacağı, uluslarası hakemli ve bilimsel bir dergi olan Türklerin Dünyası Dergisi Türkçe, Almanca, İngilizce ve Rusça olmak üzere toplam 4 dilde yayınlanacak. İlk sayısı bu gece yayınlanacak olan dergi Almanya'da basılı yayın olarak çıkacak. Dergiye resmi internet sitesi www.diewelt-dertuerken.de adresinden de ulaşabilecek.Serander.Net olarak Prof. Dr. Necati DEMİR'e çalışmalarında başarılarının devamını diliyoruz. (Derginin Önsözü) YAYINA BAŞLARKEN "Sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz!” Yunus Emre Almanca adıyla “ZEITSCHRIFT FÜR DIE WELT DER TÜRKEN”, İngilizce adıyla “JOURNAL OF WORLD OF TURKS” Türkçe adıyla “TÜRKLERİN DÜNYASI” dergisi; uluslar arası hakemli ve bilimsel bir dergidir. Adından da anlaşılacağı gibi “Türklük Bilimi” dairesi içerisine giren bütün konularda yayın yapacaktır. Türkler, dünyanın en eski milletlerinden biri olup çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Günümüzde pek çok milletle iç içe, pek çok milletle de komşu olarak yaşamaktadırlar. Daha açık bir ifade ile Türkler, dünyanın bütün milletleri ile barış, huzur ve dostluk içerisinde hayatlarını sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği “Yurtta barış, dünyada barış” bunun bir yansımasıdır. Türkler nerelerde yaşarlardı, nasıl insanlardı, neler yaparlardı, nelere inanırlardı, kimlerle akrabaydılar? Bunları kağıdın, tarihi kayıtların, belgenin olmadığı dönemlerde araştırmak ve insanların bilgisine sunmak son derece zor idi. Bunun bir sonucu olarak Türk tarihi ve kültürü, tarihi belgelerin ve bilgilerin başladığı yıllardan başlatılmıştır. Hatta bu bir gelenek durumuna getirilmiştir. Dolayısıyla Türkler, birkaç bin yıllık tarihe ve kültüre sahip medeniyetten uzak bir millet olarak düşünülmüştür. Fakat “güneş asla balçıkla sıvanamaz”. Halbuki Sibirya’nın Irkuts bölgesinde yer alan Lena kaya resimlerinin çiziliği tarihi olarak Rus arkeologlarının yazdığı tarih M.Ö. 14-12 bin arasıdır. Türk kültürü ile yoğrulan bu bölge, Türk kültürünün dışında bütün kültürlere kapalı bir alandır. Demek ki Sibirya’da tespit edilen kaya resimleri, günümüzden 15 bin yıl önce Türkler tarafından çizilmiştir. Kaynağı Sibirya’dan veya Orta Asya’nın muhtelif bölgelerinden dünya üzerine yayılan insanlar, kültür unsurlarını da beraber götürmüşlerdir. Sibirya çizdikleri resimleri, şifreleri muhafaza ederek gittikleri yerlerde de çizmişlerdir. Kökeni Asya’da olmak üzere, Güney ve Kuzey Amerika’da Arap yarımadasında, Afrika’da ve Avrupa’nın hemen her köşesinde çok eski zamanlardan beri Türkleri görmekteyiz. Azerbaycan-Kubistan ve Ordu-Mesudiye’de bulunan kaya resimleri ile İskandinav ülkelerinde bulunan kaya resimleri arasındaki bağlantı, herkesi şaşırtacak kadar açıktır. İtalya, Almanya ile Kırgızistan’daki kaya üstü figürlerinin aynı oluşu, açıklanmaya muhtaçtır. ![]() (Türk Dünyası Dergisi-ZEITSCHRIFT FÜR DIE WELT DER TÜRKEN) Türkçe ile Sümercenin ilişkisi gerçekten dikkat çekici boyutlardadır. Türkmenistan’da ve Aral Gölü’nün çevresinde bulunan kalıntılardan anlaşıldığına göre Türk kültürü, M.Ö. 2500’lü yıllardan çok önceleri şekillenmeye başlamıştır. Arkeolojik araştırmalar yapıldıkça daha da eskilere gideceğimiz şimdiden bellidir. Türklerin günümüzde yaklaşık 270 milyon nüfusa sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu nüfus ile dünyanın en kalabalık milletlerinden biridir. Sümerler ile Türklerin köken birliği bulunduğu da dünya bilim adamlarını meşgul eden konulardan biridir. Fin, Macar, Moğol, Kore, Japon tarihleri, kültürleri ve dilleri mercek altına alıp incelendiğinde Türklerle aynı kökten geldiği de bilim adamlarının ortaya koyduğu bir gerçektir. Türk kültürünün çok uzun bir geçmişi ve muazzam bir derinliği bulunmaktadır. Tarihin en eski, en derin, en sistemli, en önde gelen ve en derli toplu kuralları olan kültürlerinden biri, Türk kültürüdür. Kültür, bir millet veya topluluğa özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü, tarihî ve toplumsal gelişme süreci içerisinde yaratılan maddî ve manevî değerlerin tamamıdır. Kültür; toplumları birleştirir ve bütünleştirir, geleceğe yönelik plan yapmalarını ve barış içerisinde yaşamalarını sağlar. Dünyada büyük devletleri, sistemli ve köklü kültürlere sahip olan milletler kurmuştur. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyanın nüfus ve ekonomi açısından ilk yirmi devleti arasında yer almaktadır. Diğer bağımsız Türk devletleri; Kazakistan Cumhuriyeti, Türkmenistan Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kırgızistan Cumhuriyeti, Türkmenistan Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise her birisi dünya barışına, ekonominse ve kültürüne ciddi katkısı olan diğer Türk devletleridir. Türklüğün her devleti, diğer milletlerin nüfusuna şefkatli kollarını açıp Tanrı’nın emaneti olarak saymıştır. “Yaratılanı sev ,Yaratandan ötürü”, Türk milletinin dünya bakış tarzıdır. Türk dili / Türkçe, konuşanların sayısı bakımından dünyanın beş büyük dilinden biridir. 12 Milyon km2’lik bir alanda alana doğal olarak yayılmıştır. Çalışmak veya diğer sebeplerle göç eden Türkler ile Türkçe, dünyanın her köşesinde konuşulan ve yazılan bir dil durumuna gelmiştir. Türk kültürü, dünyaya mal olmuş pek çok devlet adamı, düşünce adamı, bilim adamı, şair, yazar da yetiştirmiştir: Mete Han, Oğuz Han, Cengiz Han, Atilla, Bilge Kağan, Selçuk Bey, Osman Bey, Fatih Sultan Mehmed, Mustafa Kemal Atatürk, Kaşgarlı Mahmed, Yunus Emre, Mevlana Celaleddin Rumî, Nasreddin Hoca, Hacı Bektaş Veli, İbn-i Sina, Farabî, Ali Kuşçu, Ali Şir Nevai, Fuzulî, Baki, Yahya Kemal Beyatlı, Ziya Gökalp, Cengiz Aytmatov, Bahtiyar Vahapzade ... Türklüğün dünyaya mal olmuş pek çok eseri de vardır. Orhun Abideleri, Divanü Ligati’t-Türk, Manas Destanı, Saltuk-Name, ... Bunlara yüzlercesini eklemek mümkündür. Nitekim UNESCO bazı şahsiyet ve eserleri dünya kültürü arasın alıp, son yıllarda Yunus Emre Yılı, Manas Yılı, Mevlana Celaladdin Yılı, Kaşgarlı Mahmud Yılı, Hacı Bektaş Veli Yılı ... kutlamıştır. Pek çok şahsiyet, eser gölgede veya karanlıkta kalmıştır. Bu durum dünya mirası için bir kayıptır. Dünya bu kayıplardan derhal kurtulmalıdır. Zira “tecrübelerden istifade etmek, zamandan en güzel tasarruftur”. Türkler asırlar boyunca yapıp ortaya koyduğu hemen her eşyayı sanatıyla damgalamış, bu özelliği ile, alâka duymayan insanları bile hayran etmiştir. Kalıcı mekanlara koyduğu taşı ve her ihtiyacında istifade ettiği ağacı bir kuyumcu ustalığı ile işlemiştir. Bununla birlikte günlük ihtiyaçlarında sık sık kullandığı halı, kilim, mutfak araç gereçleri, giyim kuşam ve hayvancılık malzemelerinde de aynı hassasiyeti gösterdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu unsurların her bir dünya kültürü olarak ele alınmalıdır. “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” diyen Atatürk, bu konuda dünyadaki bütün milletlerin ufkunu açmıştır. Biz bütün bunları dikkate alarak Türklüğün, Türklerle soy akrabalığı buluna diğer milletlerin sosyal alanlardaki her konusunu inceleyecek ve dünya üzerindeki bütün okuyucuların hizmetine sunacak “Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks” dergisini yayın hayatına başlatıyoruz. Dünya üzerinde Türklerin tarihi, dili, kültürü, sanatı konusunda çalışan, çalışmaları bulunan bütün bilim adamlarını “Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks” dergisinde okuyucuları ile paylaşmaya davet ediyoruz. Bunlarla beraber “Türklerde Devlet Kültürü” “Türklerde Tarım Kültürü”, “Türklerde Hayvancılık Kültürü”, “Türklerde Ekonomi Kültürü”, “Türklerde Bilim Kültürü”, “Türklerde Eğitim Kültürü”, “Türklerde Dokumacılık Kültürü”, “Türklerde Aile Kültürü”. “Türklerde Hukuk Kültürü”.. gibi pek çok konu dergimizde ele alınacaktır. “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen nice okumaktır” Türk milletinin düsturudur. “Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks” dergisinin kapısı; yalnızca Türklere değil komşu olduğu, kültürel ilişki içerisinde bulunduğu bütün milletlere, bütün milletlerin bilim adamlarına açık olacaktır. Dünya barışını, dünya kültür mirasını, dünyanın bütün milletlerin birbiri ile dostluğunu el üzerinde tutacaktır. Dolayısıyla “Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks” dergisi dünya kültürüne ve bilimine katkı sağlamak için yayınını sürdürecektir. “Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks” dergisinin felsefesi, tıpkı Mevlana Celaleddin Rumî’de olduğu gibidir: “Gel, gel her kim olursan ol, gel” . Dünya üzerindeki bütün bilim adamlarına ve okuyuculara saygılarımla... Prof. Dr. Necati DEMİR Serander.Net Haber (2009)
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 1066 Geri dönüş(0)
Yorum (3)
![]()
Türklerin Dünyası
Yazar Adnan Yıldız, Haziran 27, 2009
Türklerin Dünyasını aydınlatan yüzlerce çalışmalarına bir yenisini daha ekleyen değerli hocam, sizlerin bu çalışmalarınızın aydınlığında bizlerin yolu daha da açık. Fikrinize, yüreğinize ve emeğinize sağlık.
ELNİZE VEDİLİNİZE SAĞLIK
Yazar LOKMAN YILDIZ, Haziran 26, 2009
YILLAR ÖNCE BÖYLE BİR DERGİNİN ÇIKACAĞI SÖYLENSE HERKES ACABA DERTİ.ŞÜKÜRLER OLSUN BU GÜNÜ DE GÖRTÜK. SON ZAMANLARTA KARADENİZDEN ÇIKAN ARAŞTIRMACILAR BU ÜLKENİN YÜZ AKI OLMAYA DEVAM EDİYORLAR. ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUN.
TEŞEKKÜR Yazar Yaşar CELEP, Haziran 25, 2009
Öncelikle kültürümüzü genç nesillerle buluşturan Necati Hocam'a binlerce teşekkürler. Hocam şimdi de kültürümüzü dört dilde dünyaya tanıtıyor şükranlarımı sunacak kelimeler bulamıyorum. Kaleminize ve yüreğinize sağlık Hocam.
Yaşar CELEP Başbakanlık Osmanlı Arşivi Uzmanı Yorum
|