• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Kültür ve Sanat > Zeleka (Taşören) Camii Yangınının Düşündürdükleri
Zeleka (Taşören) Camii Yangınının Düşündürdükleri
Kültür ve Sanat
Yazar Prof. Dr. Haşim KARPUZ   
Çarşamba, 19 Ocak 2011 22:03

Batum

Çaykara ilçemizin şirin köylerinden birisi olan Taşören`in tarihi camisi 4 Ocak 2011 tarihinde yanarak kül olmuştur. Köydeki tüm insanların bildiği, ibadet ettiği bu yapının yanışı herkes üzerinde derin bir üzüntü yaratmıştır.

1841-1844 yılları arasında inşa edilen cami bölgenin ahşap camilerinin nadir örneklerinden birisiydi. Duvarları belirli bir yüksekliğe kadar düzgün yonu taş, üst bölümü ise ahşap yığma olarak inşa edilmişti. Geniş saçaklı kırma bir çatıya sahipti. Harim bölümünde büyük bir ahşap mahfil, taş bir mihrap ve ahşap bir minber bulunuyordu. Özellikle kapısı, minber ve tavan göbeği bölgedeki ahşap süsleme sanatının en güzel örneklerini sergiliyordu.

Benim Taşören camisine özel bir ilgim vardır. Bu yapıyı ilk olarak 1979 yılında inceledim ve tescil ettim.( Ayşe Sevim ile birlikte) 1990 yılında “”Çaykara İlçesindeki Bazı Ahşap Camiler” başlıklı makalemde caminin mimarlık ve sanat değeri üzerinde kısaca durmuştum. Yakın yıllarda ahşap camiler üzerinde yapılan incelemelerde yapı daha ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.

Bu caminin bir ihmal sonucu yanışı bütün Zeleka’lıları üzmüştür. Kütahya Hisarcık Çarşı Camii imam hatibi Ali Güven Hüzünlü Veda başlıklı şiirinin son bölümündü şöyle bitirmiştir:

Nice büyük alimler orada Kur’an okumuş
Minberinde nakışlar kilim gibi dokunmuş
Yazık ki o şaheser şimdi artık yok olmuş
Kül oldu koca mabed kalmadı ondan eser

Elbetteki yerine yenisi yapılacak
Kapısı penceresi pimapen takılacak
İhtişamlı olsada yine güdük kalacak
Çünkü ona hiç kimse diyemez eski eser 

Son yıllarda geleneksel evlerimiz, seranderlerimiz, değirmen, köprülerimiz kullanım dışı kalıyor yıkılıp ortadan kaldırılıyorlar. Tarihimiz ve kültürümüzün bir parçası atalarımızın ihtiyaçlarından doğan bu yapıların yok oluşu beni çok üzüyor. Burada Zeleka Camii gibi değerli kültür varlıklarımızı neden korumalıyız konusunda düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Yüzyıllardır yaşadığımız bu topraklara bizi bağlayan değişik değerler bulunmaktadır. Bunlar ailemiz, akrabalarımız, atalarımız(mezarlarımız); evimiz, yaşadığımız doğal çevre, köyümüz, yaylalarımız; bunların yanında kültür değerlerimiz dilimiz, türkülerimiz, oyunlarımız ve en önemlisi de ortak kültür varlıklarımızdır. Zeleka camii örneğinde olduğu gibi Tarihi yapılarımızın birçok bakımdan değerleri bulunmaktadır. Bu değerleri şu şekilde özetleyebiliriz:

1. Tarihi değerleri vardır: Geçmiş zamanda insanların buluşup ibadet ettiği: insanların Kur ‘an okuduğu zamana tanıklık etmiş mekânlardır.

2. Sanat değerleri vardır: Hiçbir zaman yapamayacağımız yerine koyamayacağımız özelliklere sahiptirler. Zeleka Caminin kapı oymaları, minberindeki vazoda çiçekler kompozisyonları yörenin ahşap oyma sanatının en güzel örnekleriydi.

3. Estetik değerleri vardır: Atalarımızın güzellik anlayışlarını yansıtan bu mekânlar iç mimari, mimarı bezeme bakımından da “güzel” yapılardır.

4. Kullanım değerleri vardır: Hem tasarım hem fiziki şartlar bakımından insan kullanımına en elverişli ortamlardır.

5. Simgesel önemleri vardır: Geçmiş dönemlerin yaşayışını insanların geçirdiği aşamaları simgeleyen tarihi olaylara tanıklık eden geçmişte yaşanmışlıkları anlamlandıran birer veridirler. Zeleka camii bir mabet olarak burada yaşayan Türk-İslam toplumunun simgesel bir yapısıydı.  

6. Teklik ve nadirlik değerleri vardır: Doğa ve çevre ile uyumlu izleyenler üzerinde güzel etkiler yaratan özelliklere sahiptirler.

Bu ölçütler bakımından değerlendirdiğimizde hem Zeleka hem de Çaykara ilçemiz çok değerli bir kültür varlığını kaybetmiş bulunmaktadır. Ahşap camiler her zaman yangın riski altındadır.2005 yılında Konya Taşkent in 18.yüzyıldan kalma Eski Camii benzer şekilde yanarak kül oldu. Daha sonra Vakıflar Genel müdürlüğü tarafından aynı yapı malzemesi ile aslına sadık kalınarak rekonstrüksiyonu (yenisi) yapıldı. Zeleka’da da aynısı yapılır diye ümit ediyorum. Tarihi camilere sahip olan tüm köylerimize böyle bir felakete karşı tedbirli olmalarını da öneriyorum.

Prof.Dr. Haşim Karpuz
E-Posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (2)Add Comment
Yazık
Yazar Murat, Ocak 27, 2011
Bence çok büyük bir kayıp.Bölgemizin en nadide eserlerinden biriydi.Bu tür eserler için daha titiz davranmak gerekiyor.Toplum olarak bizler bu konuda daha bilinçli ve özverili olmamız gerekiyor.
...
Yazar şimal, Ocak 20, 2011
Tarihin yok oluşu, geçmişe dair anlatacaklarımızı da kanıtlandırma şansımızı ortadan kaldırıyor. Bu yangın hem yöremiz hem bizler içim büyük kayıp, üzüntünüzü paylaşıyorum...

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar