• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Kültür ve Sanat > Giresun'un Görele Yöresinde El Sanatları
Giresun'un Görele Yöresinde El Sanatları
Kültür ve Sanat
Yazar Hayrettin GÜNAY   
Pazar, 17 Nisan 2011 17:50

Sanatı ; duygunun , tasarımın , güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık biçiminde tanımlıyoruz. (Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük)...

İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan öğrenime, deneyime, ustalığa dayalı işe de zanaat denmekte.

El sanatları ürünlerini konu edinirken bir yandan iç içe girmiş bir yandan da ayrışmış bu alanları belirleyici öğe olarak vurguluyoruz.

Özelde Görele'yi genelde ilimizi yansıtan değerlendirmemiz halkbilimin, budunbetimin kapsamındadır.

El sanatları,insanı doğumdan ölüme dek kuşatan; üretim, yaratma, sanat kazanımlarıdır.

Halkbilim içinde insan varsıllığı olarak algılanacak ürünler;doğum, büyüme, evlenme, törenler,iş gereksinimleri, günlük yaşamın yansımaları, eğlenceler, barınma gereçleri, ölümle ilgili uygulamalar... biçiminde olagelir.

Bunların tümü insanımızın yüksek beğenisiyle el sanatlarına yansır. Bu yansıyışta dinsel inançların da önemli yeri vardır.

Zanaat ile sanat arasında, çoğu sanat olgunluğu yansıtmayan Görele el sanatları,Türk el sanatları içinde Anadolu el sanatlarının bir parçasıdır.Bu sonucu doğuran;Doğu Karadeniz coğrafyası, yörenin insan yapısı, tarihsel kalıtlar, doğa koşulları, üretim biçimi, inançlardır.

Geçmişten günümüze ürünlerimizi bölümlendirelim:

Ağaçişleri: kaşık, kepçe, zurna, davul, kemence, gavle, şelek, sepet, harar, gıdık, beşik, got, çöte çöten, patak, çamaşır teknesi, hamur teknesi, takildik, çıkrık, oklava, sofra, değirmen gereçleri, ev yapı gereçleri... kayık yapım gereçleri...

Dokumacılık: keten gömlek, don, işlik, yağlık, peşkir, dastar, çorap, ip, hasır, çember, peştemal, kuşak,namazlık, keşan, çarık, oya, iğne-tığ işleri, golçak, kilim, halı, ilif, patik, mendil..

El yazmaları: 18.yüzyıl öncesinden kalma her çeşit yazmalar,cönkler...

Metal işleri: balta, girebi, kerentü, orak, bıçak, nacak, kazma,bel demiri,meğel,satır, saciyek eşün, kazan, tencere, kuşana, kulaklı, çalpara, yağ tavası, kızartma tavası, pekmez tavası, sahan, tepsi, sini, keser, hızar, destere, eğe, törpü, mala, ev yapım gereçleri, av tüfeği, av tüfeği yapım gereçleri...

Seramik: çanak, çömlek, küp...

Taş işçiliği: Ev, duvar, cami, köprü yapımında kullanılan kesme taşlar;köprü cami, çeşme işçiliği, evlerin taş bölümleri, fırın, eşik, kemer, şırana, el değirmeni, değirmen taşı, dibek taşı, mezar taşları...

Özetlemeye çalıştığımız bu çeşitlendirmenin örnekleri değişen, gelişen; kent yaşambiçimine dönüşen yeni anlayışlara, yeni araç gereçlere, yeni uygulayımlara yenik düşerek doğal olarak bir bir yitmektedir.

Bunların neredeyse tümü köylülüğün, köy kültürünün, bu kültürün üretim ilişkilerinin koşullarında yer almıştır insanımızın günlük yaşamında.

Bunların tümü de üretim,üretim ilişkilerinin gereksinimi,olarak kullanılmıştır. Gelişme, kentleşme, kent kültürünün, kent olanaklarının kentten kırsala doğru yaygınlaşması sıraladığımız araç gereçlerin çoğunu gereksiz kılıyor günlük yaşamımızda.Yeni uygulayımla bulunan, yaygınlaştırılan bir araç, bir gereç yüzyıllardır kullanılan nice araç gereci gereksizleştiriyor.

Bu; kaçınılmaz, gerekli, doğal.

"Elektriğe, motora" yaslanan araç gerecin karşısında geleneksel olanın yenilmesi, yaşamımızdan çıkıp gitmesi doğal.

"Taş"ın "beton" a yenilmesi de...

Eski köy evlerini coşumcu anlayışla övsek de özlesek de savunsak da oturduğumuz "betonarme".

Yapılması gereken var olanların iyi örneklerini derlemek, toplamak; geçmişte kalanların örneklerini de araştırarak derlemek,uygun yerde korumak, günümüzden geleceğe doğru insanların beğenisine sunmak dahası gelecek kuşaklara aktarmak...

Geçmişini, kültürünü araştıran ülkeler, ülkelerin kentleri, yerel yönetimleri bu anlayışla çalışarak halkbilim, budunbetim müzeleri kuruyor.

Bir eksiğimiz de bu bizim.

Hayrettin GÜNAY

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (0)Add Comment

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar