| Yöresel, Ulusal ve Evrensel: Volkan KONAK'a Dair... |
| Röportaj ve Söyleşiler |
| Yazar Aytekin AKAY |
| Çarşamba, 17 Aralık 2008 23:00 |
|
On altı yol önce müzikle kitap yazan bir adam ortaya çıkıyor ve bugün o kitap en çok okunanlar listesinde bir numara. Üstelik bir yörenin kitabı olmasına rağmen. Bu kitabın adı Volkan Konak... On altı sene önce sadece iki kelimeden ibaret bu kitap, kendini sürekli yenilemenin kavgasını veriyor. Yeniliyor da. Üç sene kendini dinliyor, sonra görünüyor. Uzunca bir süre görünüyor. Sonra yine kayboluyor. Karadeniz müziğine ve dolayısıyla da Türk müziğine başta beste formatı olmak üzere önemli açılımlar getiren Konak, on altı sene önceki gibi yine kendisine müzisyen diyor. Fantastik ve bir o kadar da saf müzik hayatında çok şeyler gören Konak, ilk olan ne varsa denedi. ‘Caz yapma da Karadeniz söyle’ dediler, caz yaptı. Adriyatik kıyılarının suyunu Karadeniz’e, Karadeniz’in Akdeniz’e Harran’a taşıdı. Şimdilerde yeni albümünün telaşında, kuluçka döneminin sonunda“Volkan Konak rengi olacak” Aytekin AKAY: Sondan başlayalım isterseniz, bu aralar yoksunuz, neler yapıyorsunuz? Volkan KONAK: Eskiden bir kaset için beyin fırtınaları yapardık. Şimdi öyle değil. Duygular doyuyor. Ruhumu terbiye edebilmem için en az üç yıla ihtiyacım var. Şu aralar da kuluçka ve rüya dönemindeyim. Repertuar seçimi ve nota yazımına başladık, Sonbahar gibi yeni albümümüzü çıkartmayı planlıyoruz. Aytekin AKAY: Nasıl bir albüm geliyor? Yine Volkan Konak’a özgü eserler olacak mı? Volkan KONAK: Karadeniz kokan, memleket sevdasını öne çıkaran, nemli gözler ve duygusallıkla yoğrulan Volkanca müziklerin olduğu bir albüm olacak. Yelpazeyi biraz genişletebiliriz. ‘Yarim yarim’ gibi ulusal ölçekte de bilinen ve çokça dinlenen eserler de albümde yer alabilir. Volkan Konak renginden uzaklaşmamak kaydıyla, içerik olarak biraz daha farklı bir prodüksiyon geliyor. Aytekin AKAY: Hiçbirimizin bilmediği, çok yerel bir halk türküsü gelecek mi? Volkan KONAK: Var öyle bir türkü. Daha önceki albümlerde ‘Cerrahpaşa’ ve ‘Dertliyim Kederliyim’ vardı. Sonbahar’da da çıkacak albümde bu formatta iki aday türkü var. Birini ya da ikisini de okuyabiliriz. Çok bilinen bir türkü olmadığını söyleyebilirim. Aytekin AKAY: Volkan Konak, bugün müziğin en tepe noktasında. Maçka yılları, Trabzon günleri, üniversite derken, o günlere geri döndüğünüzde şu an yaşadıklarınızı hayal edebiliyor muydunuz? Volkan KONAK: Bu kadar değil tabii! Başarılı olacağımı biliyordum. Yola çıkarsın, doludizgin gidiyorsun, birileri atını altından alabilir ama yolunu alamaz. Yola umutla devam edersin. Dolayısıyla; devrimci ruhum bana en kötü başarısızlıktan bile bir güzellik çıkartmayı öğretmiştir. Yıkılmam. Başarısızlık da benim başarısızlığım. Ondan bahtiyarlık ve mutluluk duyarım. Yapılmamışı yaptık! Aytekin AKAY: 90’lı yılların başı, Türkiye değişim sancısı çekiyor ve siz Karadeniz için çok değişik bir müzikle ortaya çıkıyorsunuz. Türk toplumu genel olarak değişimi zor kabullenen bir toplum. Hele müzikte bunu denemek ve değişik farklı bir tınıyla ortaya çıkmak risk değil miydi? Tutmasaydı, olmayacaktınız. Volkan KONAK: Yedi ay uğraştık ve kendi insanımız bir anlamda şok oldu. Önce Karadeniz dışında dinlenmeye başlandım. Karadenizlilere, Karadenizli olmayanlar, “Alın dinleyin sizin adamınız” dedikten sonra dinlediler. 91’de Efulim’i çıkardığımızda kemençe sanatçılarımız dışında Karadeniz’i temsil eden kimse yoktu. Süreyya abla, Kamil abi, radyoda da İbrahim Can vardı. İsmail Türüt kendi alanında sesini daha duyuramamıştı. Bu sanatçı ağabeylerimiz ve ablalarımız Karadeniz müziğini güzel temsil ediyorlar ama biz yapılmamış bir şey yapmamız lazım. Onların yaptığını yaparsak onların önüne geçemeyeceğiz ve zaten buna da gerek yok. Ee, mektep okuduk, batı müziğiyle ilgileniyoruz. Bir de toprağımızdaki çok seslilik, kemençemizle beste müziğini getirdik. Beste müziği ile kökten kopmadık ve müziğin rengini açtık. Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan Nazım Hikmet’e, Sunay Akın’dan Yaşar Miraç’a kadar pek çok şairi besteleyebilir hale geldik. 8’li, 11’li halk şiirinden çıkmış olduk. Biz yolu açtık, arkamızdan sevgili Kazımcığımız geldi. Fuat abi Türkiye’ye döndü. Aytekin AKAY: Siz ilk kasetinizi çıkardığınız 91’de ben de lise öğrencisiydim. O dönemde o albüm bir bakıma Karadeniz’de müzik alanında bilinen her şeyi ters yüz etti. Hatta yaptığınız müziğe gavur müziği bile denildiğini duyduk. Zor değil miydi, böyle muhafazakar bir ortamda böyle bir şeye kalkışmak? Volkan KONAK: İki kez silahlı saldırıya uğradım. Tepkiler oldu, bizi tanımadan çok şeyler söylediler. Davanda haklıysan seni yıkamazlar. Orhan Gencebay’ın desteğiyle çıktım. Benim için CIA ajansı, Ermeni, Rum ajanı, Pontusçu ve daha ağza alınmayacak şeyler söylediler. İnsanlar bu önyargılarından kurtulsunlar. Vatanseverim, bayrak ve İstiklal marşında gözleri nemlenen biriyim. Aile yapımızda bir falso bulamazlar. Aslında biz iki taraftan da kaybettik. Bir de Maçkalıyız ya, Maçkalı eşittir komünist ya. ![]() Aytekin AKAY: Artık bunlar kırıldı. Volkan KONAK: Çok uzun sürdü işte. Şimdi insanlar bizi bir yerden eleştirecek. Ee yani bırakalım komünist desinler. Bir şey diyecek ya! Ailemi tanımıyorlar. Dedemi bilmiyorlar. Nazım Hikmet komünist olabilir ama adam memleketim diyor mu? Beni enterese eden bu. Aynı şey Necip Fazıl Kısakürek için de geçerli. Sen Sakarya şiirini inkâr edebilir misin? İnancım kendimi ilgilendirir. Bazı kelimeler vardır çok şey anlatır. Benim inancım insanları neden ilgilendirsin? İnsanlar müziğime baksın. Müziğimi sonuna kadar eleştirsin. Müziğimde insanlara hakaret yoksa inançlara saygı yoksa o zaman istedikleri eleştirileri yapsınlar. Karadeniz müziği popülaritesini yitirecek! Aytekin AKAY: Biraz da Karadeniz müziğini konuşalım. Karadenizli sanatçılarla nasıl bir diyalog içindesiniz? Onlar sizle nasıl bir iletişim içinde ve Karadeniz müziği şu anda ne durumda? Zirveyi gördü de inişe mi geçti, yoksa bize mi öyle geliyor. Volkan KONAK: Karadeniz müziğine gelince, bir gerilemede olduğu belli ama bunu normal karşılamak lazım. Kullanılan şey eskir. Müzikte geri kalmıştık, sonra sektör olduk. Sevgili Kazım, Fuat ağabeylerle ciddi bir potansiyel olduk. Bir ara Alevi müzikleri de popülerdi; sonra unutuldu gitti. Birkaç sene sonra Karadeniz müzikleri de eski popülaritesini yitirecek. Hatta çoğu yok olacak. Aytekin AKAY: Karadeniz televizyonları bizleri yeni yüzlerle tanıştırdı. Çok fazla türkü dinlemeye başladık. Bu durum Karadeniz müziğinin popülaritesine mi yoksa yok oluşuna mı hizmet edecek? Volkan KONAK: Günde otuz sekiz defa Volkan Konak çalmasınlar. Bu insanları da bıktırır. Yerel kanallar Karadeniz müziğini hızlı bir şekilde dejenere ediyor ve tüketiyor. Müzik kimsenin tekelinde değil. İsteyen istediği çalışmayı yapabilir. Kimseye önyargı ile bakmam. Bir katmanı kalınlığı da varsa o elek üstünde kalır zaten. Müzik zordur. Klasörler dolusu araştırmalar yapıyorum. Kendimi sürekli geliştirmenin derdindeyim. Rock barlara gidip gözlem yapıyorum. Aytekin AKAY: İlk albümden son albüme, bütün eserleriniz içinde çok ses getireceğini düşündüğünüz ama yeterli alakayı göremeyen eser var mı? Volkan KONAK: ‘Gelir misin benimle’yi Orhan Gencebay’la yaptık. Karma albümde kesin değerlendireceğim eserlerden biridir. Feriğim şarkısı da ‘Cerrahpaşa’ ve ‘Dido’nun gölgesinde kalan diğer bir eser. Klibi çekilseydi büyük teveccüh alırdı. Üniversite kesimi şarkıyı anladı ve gereken ilgiyi gösterdi. ‘Pencere İçinde Karanfil Saksı’ da özel eserlerimden biridir. ‘Pedaliza’ albümü albüm olarak amacına ulaşmadı. 40 binlerde kaldı, çünkü caz formatlı bir albüm yaptık. Müzisyen kesime hitap ettiğimiz ‘Pedaliza’ benim içime sindi ama gerekli ilgiyi de görmedi. Aytekin AKAY: Üzerinde durmadığınız ama sonradan çok ilgi gören albümünüz ya da eseriniz oldu mu? Volkan KONAK: Yok. Öyle eserleri albümlerime koymam, bu şekilde dolgu albüm de yapmam. Bir albüm dinlerken hızlı saracağım albümü kasete koymamayı tercih ederim. Aytekin AKAY: Mesela albümlerinizde asgari üç hit parça oluyor. Başka bir sanatçı belki de bu parçaları üçe bile bölebilir. Volkan KONAK: İşte ne yapıyorum, üç senede bir albüm yapıyorum. Sonbahar’da çıkacak albümde de bu şekilde dört-beş eser olacak. Aytekin AKAY: Ama işte o iyilerden sadece biri akılda kalıyor. Volkan KONAK: Doğru. ‘Feriğim’i bir albüm bekletsek patlar gider. Ama mutlu olamıyorum. Herkes, bir albümde en fazla seveceği ya bir ya da iki eser olur. Bizim albümlerde bu sayı üçü buluyor. Son albümüzde ‘Yarim yarim’ acayip sevildi. Aytekin AKAY: Hala daha anlaşılmama sorununuz olduğunu düşünüyor musunuz? Volkan KONAK: Yok. Ege ve Akdeniz’de beni hem çok iyi tanıdı hem de çok sevdi. Bu bölgelerde sahneye çıktığımızda, gösterilen teveccühe şaşırıyoruz. Alevi kesim yine beni çok sever. Keşap konserinde alandan ambulansla ayrıldık. Bu nasıl sevgidir! Aytekin AKAY: Karadeniz’de çok fazla konser vermiyorsunuz. Bu yaz Karadeniz’de nerelerde olacaksınız? Volkan KONAK: Giresun Piraziz ve Maçka’da olacağım. Sinop, Samsun, Kastamonu buralara çok gidiyorum aslında. Bir de Artvin’e gitmek istiyorum. Trabzon için şöyle bir durum var; Beşikdüzü’ne gittin mi artık Vakfıkebir’e gitmeyeceksin. Yani bu esnaflık olur. Birbirine çok yakın ilçelerden sadece birine gitmek bana göre yeterli. Maçka’ya geçen sene gitmedik, bu sene Funda Arar’ı da götüreceğim. Aytekin AKAY: Dünyada bir bölgeden çıkıp sizin gibi ulusal ölçekte müziğe malolan kaç kişi vardır acaba? Volkan KONAK: Avrupa’da önce yöresellik sonra ulusallık ve ardından da evrensellik gelir. Sadece müzikte değil, edebiyatta ve sanatın diğer kollarında da böyledir. Hollanda’da gözleri görmeyen sosyal problem uzmanı biri oraya gittiğimizde boğazımıza sarılıyor, müziğimizi seviyor. Almanya’nın müzik marketlerinde cd’ni görüyorsun. Bunlar önemli şeyler. Sanatçı çekememezliği vardır! Aytekin AKAY: Orhan Gencebay ile yola çıktınız. Sayın Gencebay size, ‘göreceksin Volkan, çok büyük yıldız olacaksın’ dedi mi hiç? Volkan KONAK: Çok söylerdi. İlk albüm patlayacak dedi. Altı ay satışlar kötü gidince bana ‘moralini bozma’ diyen de o. Orhan hoca herkese inanmaz ve herkese de kaset yapmaz. Aytekin AKAY: Orhan Gencebay ile aranızdaki iletişimi bilmeyenler çoğunlukta. Bunu neden çok fazla kullanmadınız? Volkan KONAK: Zordur bu olaylar. Kazım’a destek verelim dedik, neredeyse suçlu ilan edildik. Önyargı çok. Ben de çok insana destek veriyorum. Bayar Şahin’den, Fuat ağabeye çok insana destek verdik. Erkan ağabeye destek olayından söz etmek lazım. İşin içine hastalık girince söz biter. Kazım’a çok yandım mesela. ![]() Aytekin AKAY: Erkan Ocaklı, gecesinde ilk kez pek çok Karadeniz sanatçısı geçmişteki sorunları unutarak aynı sahneyi paylaştı. Birbiriyle kavga edenler, kavgalarını unuttu ki bu çok hoş bir kareydi. Volkan KONAK: O sanatçıların çoğu bana, ‘Abi sen var mısın, varsan ben varım’ diyerek sahneye çıkmayı kabul etti. İsmail ile Erkan abi, konuşmuyorlardı zaten, orada barıştılar. Aytekin AKAY: Sizin Erkan Ocaklı’ya küs olma gibi bir durumunuz var mıydı? Volkan KONAK: Yok. Eskiden benden kaynaklanmayan bazı yanlışlar oldu ama onlar bizim ağabeylerimiz. Aytekin AKAY: Sanatçı çekememezliği diye bir durum var mı? Volkan KONAK: Var ama bende yok. Mesleğime aşık bir adamım. Kendi eksiklerimle uğraşıyorum. İbrahim Can bir renk, onu neden Erkan Ocaklı ile kıyaslayayım ki? Fuat abi, Erkan abi, Süreyya abla, hepsinin bir rengi, tarzı var. Bütün sanatçılar lazım. Aytekin AKAY: Söz Erkan Ocaklı’ya gelmişken neler söylemek istersiniz onun için. Karadeniz müziğinde kilometre taşı, önemli bir misyonun sahibi oldu. Volkan KONAK: Erkan Ocaklı, ulusal anlamda ilk Karadenizli sanatçı. Ondan önce çıkanlar da olmuştur ama yaygın anlamda ilk isimdir. Bağlama ile birlikte yarı beste formunu getirmiştir. Yöre ağzını Süreyya Davulcuoğlu ile birlikte en doğru kullanan sanatçıdır. Dominattır. Aytekin AKAY: Sayın Ocaklı dominattı ama şu yaşına kadar da bir kez sanat gecesi düzenledi. Bu da ayrı bir eksiklik olsa gerek. Volkan KONAK: Hatayı kendinde arayacak. İnsanlar hak ettiği yerdedir. Ben on ya da on beş sene sonra unutulmuşsam, bir yerlerde hata yaptım demek ki! Hak ettiği yerde olmasa da Erkan Ocaklı Erkan Ocaklı’dır. Aytekin AKAY: Konuşmasak olmaz diyeceğimiz ana konumuz Trabzonspor. ‘Trabzonspor fanatiği’ olmadığını söylemiştin. Sorumuz belli de cevabı belli değil. Ne olacak bu halimiz? Volkan KONAK: Devrimciler projeyle yaşar. Beş yıl sonra ne yapacağımı şimdiden planlamışımdır. On yıl sonra Trabzonspor başkanı olmak istiyorum. Tabii bunun gerçekleşmesi için de müzikte belli bir yere gelmem gerekiyor. Aytekin AKAY: Ciddi ciddi düşünüyorsun yani. Volkan KONAK: Trabzonspor bizim en önemli olgumuz. Karı koca ilişkilerinden çocuklarımızın okuldaki başarısına kadar hemen her şeyi belirliyor. Trabzonspor var diye o kentte o havaalanı var, beş yıldızlı otelimiz de Trabzonspor’dan dolayı var. Keşke Trabzonspor dışında başka alanlarda da kendimizi gösterebilseydik.Antalya gibi turizm, Gaziantep gibi sanayimiz olsaydı diyorum hep. Trabzonspor çökünce kentte çöküyor. Bunun için görevden kaçamam. O topraklara bir söz verdik. Bunun için yurt dışındaki kulüpleri inceliyorum. Yabancı dilimi geliştiriyorum. Hiç kompleks yapmadan herkesin ayağına gideriz. O birlikteliği sağlarım diye düşünüyorum. Üç yılda bu olay düzelir. *** “Trabzon’un entelektüel yapısı Türkiye’de çoğu ili ezer geçer. Türkiye ortalamasından fazla sanat ve sanat adamı Trabzonlu. Fatih Sultan Mehmet neden bu kenti feth ediyor? Yavuz Sultan Selim, valilik için neden Trabzon’a gönderiliyor? Tarihten gelen hem zenginliği hem de bir gücü var. Bunu görmek ve kabul etmek gerekiyor. *** Sunay Akın Trabzonsporlu futbolculara seslenirse ne olur? Volkan Konak söyleşi sırasında çok değişik bir öneride bulunuyor. Yazar Sunay Akın’ın Trabzonsporlu oyuncularla buluşmasını öneriyor: “Maç önceleri ya da üç ayda bir Sunay Akın Trabzonsporlu futbolculara anlatımlar yapsın. İnanır mısınız, futbolcuların yürümelerinin değişeceğini düşünüyorum. Biz de futbolculara yönelik müzik dinletisi yapabiliriz. *** Röportaj ve Fotoğraflar: Aytekin AKAY (İstanbul-2008) Her hakkı saklıdır. Bu röportaj metni ve fotoğraflar Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılmaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Bu röportaj daha önce Trabzon Kültür, Sanat ve Yaşam Dergisinin (Mayıs-Haziran) 6. sayısında yer almıştır.
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 1945 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|