| Stalin Döneminde Sürgün Edilen Hemşinliler ile Söyleşi |
| Röportaj ve Söyleşiler |
| Yazar Ülkü ÖNAL |
| Salı, 22 Mart 2011 21:32 |
|
Stalin döneminde sürgün edilen Hemşinlileri Ardanuç'ta bulan Ülkü Önal onlarla konuştu... Yıllarca anayurtlarından ayrı kalan, onlarca eziyete ve baskılara maruz kalan sürgün Hemşinliler kendilerini anlatıyor... Stalin'in sürgün ettiği Hemşinlileri ilk defa Ülkü Önal buldu, onlar şimdi Ardanuç'ta yaşam savaşı veriyorlar... Hemşinliler denince aklıma Bilbilan yaylasına koyun sürülerini çıkarırken yolları kapattıkları için arabada sürüleri seyrettiğim günler aklıma gelir. Daha sonra Fındıklı’da çalışırken Hemşinli komşularım arkadaşlarım oldu. Sıcak kanlı insanlardı. Hemşin köylerine ziyarette bulundum ve derleme yapacak manileri tek onlardan bulmuştum. Lazlardan Gürcülerden aşık çıkmamış. Fındıklılı eski milletvekili Şadi Pehlevanoğlu “bayramlarda oynadığımız halk oyunları da Hemşinlilerindir.”demişti. Stalin’in sadece Ahıska Türklerini sürdüğünü zannediyorduk. Bir zamanlar bizim çok yakınımızda olan insanların şimdi Orta Asya’da yaşadıklarını ve sürgün olduklarını kimse bilmiyor. Çünkü bugüne kadar kimse yazmamış. İlgilenmemiş. Hemşinlilerin kökenleri hakkında uyduruk yorum yapanlar sürgün yemiş Hemşinlileri bulup Türk kamuoyuna tanıtmaları daha iyi olur diye düşünüyorum. Tesadüfen öğrendiğim Ardanuç’un Yolüstü köyüne yerleşen ve zor şartlarda yaşam mücadelesi veren kulağı zor duyan çilekeş Hemşin’li Süleyman amcayla yaptığım röportajı sizlere sunacağım. -Adınız soyadınız? Stalin'in sürdüğü Gönyeli Hemşinlilerin torunları 5. ülke olarak Türkiye'yi seçip Ardanuç'ta yaşıyorlar... -Adın soyadın? Ülkü ÖNAL Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 3024 Geri dönüş(0)
Yorum (6)
![]()
1944-45 yıları arasında batum ve ahıskadan sürgüne giden karadeniz türkleri ve ahıska türkleri.
Yazar İslam Uzunoglu, Şubat 23, 2012
Ben Kırgızistan doğumlu Karadeniz türklerindenim. 1944-45 yılları arasında sibiryaya ve orta asyaya sürgün olduk. Ben Sibiryadakilerden haberim yok ama Orta Asyadakilerini çok iyi bilirim. Lazlar ve Türkler Kırgızistanda Oş şehrinde birleşmiş ve 3 köye ayrılan Kok-Car, Valakış ve Razyezd'de yaşamaktadırlar. Valakış köyünde çoğunluğu laz, Kokcarda çoğunlukla türk ve Razyezdde tamamı türk olarak belirlenmiştir. Lazlarla Türklerin arası iyidir. Zaten Lazlar kendilerine Türk diyorlar. Hiç bir ayrımcılık görünmemiştir aralarında. Hemşinlilere gelince, 1991 yılına kadar kendilerine ttürk diyen hemşinliler bu tarihten sonra kendilerini ermeni ilan etmişler. Kürtlerden zaten pek haberimiz yok onlar Kırgızistanın Kara-Balta şehrindeler ve Türk düşmanlarıdır açıkçası. Orta Asyada kendilerine Türk diyenler Türklerdir, Lazlardır ve Ahıska Türkleridir. Bu arada ben Rize, Fındıklıdan bir türk uşağiyim.
KOCA BİR YALANN!...
Yazar erdal KARAGÖZ, Şubat 12, 2012
SÖYLEŞİDE BATUM CİVARINDAN 72 TREN VE 80 VAGON DOLUSU HEMŞİNLİ VE KÜRDÜN MÜSLÜMAN OLDUĞU GEREKÇESİYLE LAZLARIN KIŞKIRTMASIYLA VEYA RİCASIYLA BÖLGEDEN STALİN TARAFINDAN SÜRÜLDÜĞÜ İDDAA EDİLİYORR...EL İNSAF EL VİCDAN YAA..KÜRTLER VE HEMŞİNLİLERİ BİR SİYASİ OYUN GEREĞİ BU SÖYLEŞİDE BİR ARAYA GETİRMENİZİ ANLAYABİLİYORUM FAKAT NASIL OLURDA HEMŞİNLİLERİN LAZLARDAN ÖNCE MÜSLÜMAN OLDUĞUNA İNANIR HELE HELE STALİN DÖNEMİNDE EN BÜYÜK ZULMÜ GÖRMÜŞ LAZLARI TÖHMET ALTINDA BIRAKIRSINIZ ANLAYABİLMİŞŞ DEĞİLİMM..UMARIM SİZDE ANLAMAMIŞSINIZDIR..
Unutmadık
Yazar tabilişi, Aralık 30, 2011
Lazlar doğu karadeniz(karadenizin doğusu gürcistanın batısı megrel-laz) kadim yerli halkıdır bu nedenlede kültürlerini ve dillerini unutmamışlardır. iberia da yaşayan gürcüler (karadeniz kıyısıyla bağlantıları yoktur. Armeniada yaşayan ermeniler bunlarında karadeniz kıyısıyla bağlantıları yoktur lazların yaşadığı bölgeye gelen hemşinliler ve de gürcüler şu anda düzce adapazarı bölgesine osmanlı rus savaşında göç etmek zorunda kalan laz gürcü hemşinliler gibi daha önceki yüz yıllarda laz toprakklarına yerleştirilen halklardır osmanlı rus savaşında güvenli bölge düzce adapazarı bölgesi gibi laz topraklarıda önceki yüzyıllarda güvenli bölgeydi bu nedenle bu halklar bu bölgeye yerleştirilmişlerdir. Bunun sonucu olarak da buranın kültüründen etkilenmişlerdir.
Unuttunuz!
Yazar Şakir Aksu, Haziran 04, 2011
Rzie Hemşinliyim. Çocukluğumun ilk yılalrında çıktığımzı Ankara gurbetinde ilkokul 1Den başlamak üzere her sene memleketime gittim. Dağlarımzıda babaannemle çobanlık yıllarım gençlik yılalrıma kadar da sürdü. Hemşin kültürünü hem yaşadıım hem öğrendim. Çobanlık yıllarımın yanlarında geçtiği insanalrın Türkçe dışında bir dil konuştuklarını hiç görmedim. Bu sadece benim köyümle ilgili de değildi. Çamlıhemşinli olan annemin köyünde de Türkçe dışında dil bilinmezdi. Hopa'da da Hemşiniller olduğunu duymuştum ama onlarla ilk karşılaşmam üniversite hayatımın ilk yıllarında oldu. Onların bir dili vardı ama biz Rize Hemşinlileri o dili bilmiyorduk. Zaman içinde gördüm ki Hopa Hemşinlileri ile farklılıklarımız sadece dil ile de sınırlı değildi. Yemek, kıyafeti, gelenekelr de pek birbirine benzemiyordu. İşin doğrusu adınmız dışında birbirine benzeyen özelliklerimiz de yoktu. Rize Hemşinlileri ne kadar barışçı ve hoşgörülü ise Hopa Hemşinlileri de tam tersine bir intibaya sahipti. Hopa Hemşinlilerinde kan davası var mı bilmiyorum ama Rize Hemşinlilerinde tüm tarihleri boyunca kan davası hiç olmamıştı.
Hemşinlilerin kökenleri konusunda çok tartışma vardır. Ancak köken konusunda Hopa Hemşinlilerinden bazıları Dil'i öne çıkarırken aynı şey Rize Hemşinlileri için sözkonusu olduğunda sışındıkları tek yalan vardır; "Siz dilinizi unuttunuz!" 1970'li yılalrda babaannem ile çobanlık yaptığım emzrada bizim köye evli bir yaşlı kadın vardı. Rahmetlinin adını hala bilmem. Kenidsini Megaliskiritli (Ardeşen Yolkıyı Köyü) Ebe olarak çağırırdık. Bu kadın bizim aramızda 50 sene geçirmişti ama tek kelime Türkçe konuşamazdı. Aynı şekilde pazar'a bağlı Hudisa, Kuzika gibi Laz köylerinde Türkçe bilmeyen yaşlı insanalrın varlığını biliyorum. Peki bu insanlar nasıl oldu da Türkçeyiş öğrenemediler. Oysa yaşadıkalrı bölge osmanlı ile daha çok yüzyüze olduğu bir bölgeydi. Lazlar osmanlı'nın denizci askerlerinin neredeyse yarısını oluşturuyordu. Buna rağmen Türkçeyi öğrenememişlerdi. Sahilde yaşayan Lazlar türkçeyi öğrenememiş ama nasıl olduysa dağlarda, yaylalarda yaşayan Hemşinliler ana dillerini unutmuş ve Türkçeyi öğrenmişti. Diyelim ki bu tez doğru. Peki Hemşlinlilere Türkçeyi kim öğretmişti? Bölgedeki bu alandaki çalışmaların kaynağı bu ülke dışındandır. szie burada hangi STK'ların ABD, Almanya gibi ülkelerdeki hangi vakıf ve kurululuşlardan ne kadar para aldıklarını da sayabilirim. Bu çalışmaların altında samimiyet aramak sıradan insanlar için belki gaflet olarak değerlendirilebilir ama tepede bir avuç namussuzun kimlerle bağlantısı olduğunu da söyleyebilirim. DTP'den İstanbul'da bir Hopa Hemşinlisi Azınlık (Ermeni azınlık) oalrak Bağımszı aday olmuş O ismin üzrinden gittiğinizde akrşınıza çıkan simileri takip edin. Hepsi aynı noktaya çıkacaktır. Soros'un 2 c3ebi vardır. Sağ cebinden Dincileri beslerken sol cebinden sözde solcu sosyalist işbirlikçileri beslemektedir. Bu ülkedeki her unsur Bütün'ü zenginleştiren bir parçadır. Bütün'den parçalar ayırmaya çalışan ya ahmaktır ya hain. İkisini arası yoktur. Bu böyle biline...
hemşinliler....ya ermenisin ya türk...
Yazar ithaka, Mayıs 26, 2011
Sn.Önal,
"Hemşinlilerin kökenleri hakkında uyduruk yorumlar yapanlar"..... minvalinde yapmış olduğunuz yorumu hayretle karşıladığımı ifade etmek istiyorum.Hemşin kökenlimisiniz bilmiyorum. Ama bir hemşinli olarak son dönemlerde yapılan ve hemşinlilerin kökenlerine yönelik çalışmaları eğer kuru bir milliyetçi söylem üzerine kurulu değilse oldukça önemsiyorum. Yeterki kökenler hakkında hakikaten uyduruk bir takım görüşleri hemşinlilere dayatmasınlar. Keza kürtlerin kökenin ve kart-kurt efsanesi hafızalarımızda oldukça taze. Hemşinlilerle ilgili tartışmanın asıl eksenini hemşinlilerin ermeni olup olmadıkları ile ilgili çalışmalar oluşturuyor. Çalışmaların bir kısmı ısrarla hemşimlilerin ermeni olduğunu iddia ederken diğer bir kısım ise hemşinlilerin kafkas türkü olduğu iddiasını tekrarlayıp duruyor. Her iki grupta yapılan çalışmaların oldukça sığ ve önkabuler üzerinden yapıldığını düşünüyorum. Sizin çalışmanızıda bu kapsamda değerlendiriyorum. Hemşincenin büyük bir oranda neredeyse ufak tefek lehçeler haricinde ermenice kelimelerden mütevellit olduğunu özellikle sarp sınır kapısından sonra gelişen ilişkilerle birliktr öğrenmiş bulunmaktayız.Ama bence bugün tartışılması gereken asıl sorun hemşinlilerin ermeni olup plmadıklarından çok hemşin dili, hemşin kültürü vehemşin toplumunun hızla şehirlileşip kendi bağlarından uzaklaşmalarıdır. Artık yeni kuşağın tamamına yakın bir çoğunluğu hemşinceyi anlamasına karşın konuşma yetisinden oldukça uzak, belki birkaç kuşak sonra hemşince tamamen unutulacak.Hemşin kültürünün yok olmaya yüz tutması sadece doğal toplumsal yaşam süreçlerinin bir sonucu olmakla birlikte bilinçli olarak uygulanan ve el altından can yakmadan yürüyülen bir asmilasyon politikasının da sonucudurda aynı zamanda. Hemşinliler köken olarak her neye ait olurlarsa olsunlar, doğu karadenizin önemli bir kültürel parçası ve renkleridir. Bu renk çok hizli bir şekilde flulaşmaktadır.Karadenize özgü kültürel çeşitlillik, kültürel potpori hızla aynılaşmakta ve tekdüzeleşmektedir. Önemli olan bunun önüne geçebilmektir. Unutulmamalıdırki kendine güvenen toplumlar çeşitlilikten ve farklılıklarda korkmazlar.Sayh beyaz bir yaşam istemiyorsak çeşitlilklerimizi önyargılardan uzak bir şekilde korumaya çalışmanız dileğiyle Yorum
|