• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Karadeniz Türküleri > Giresun Görele İmeci Havaları ve Türküleri
Giresun Görele İmeci Havaları ve Türküleri
Karadeniz Türküleri
Yazar Hayrettin GÜNAY   
Pazar, 01 Ağustos 2010 22:53

Görele İmeci Türküleri

Giresun ve yöresi Halkbilim araştırmacılarımızdan ve aynı zamanda sitemiz yazarlarından olan Sn. Hayrettin GÜNAY'ın Giresun-Görele İmeci Havaları üzerine kaleme aldığı makaleyi paylaşıyoruz...

 

GÖRELE İMECİ HAVALARI

İnsanoğlunun ilk büyük yaratıları;dil (iletişim), ekin (üretim), oyun (dans, çalgı)'dır. Görele'de yüzyıllardır var olan, günümüzde az da olsa Sise, Böğürtlen'e yakın [1] köylerde yaşayan imeci [2] geleneği [3] üretim-iş-müzik üçgeninin köklerini Sümer'den, Hitit'ten... alan binlerce yıllık izlerini taşır.

Emekle, işle sanatın(müziğin) bütünleşmesini yansıtan Görele ekin imecileri sanatın kaynağını açıklayan kimi görüşlerin de belgesi niteliğindedir [4].

Kemençe, düdük eşliğinde genellikle sabahları büyük mısır (darı) tarlalarında oluşturulan imeci havaları Görele kimliğinin özelliklerindendir. Yıllar önce bir denemede okumuştum. Yanılmıyorsam Hindistan'da yabancılar karşılaşınca birbirlerine kim olduklarını sormak yerine, "Sizin türkünüz nasıl, nasıl türkü söylersiniz siz?" derlermiş.

Müziğin gücünü, işlevini, insan kişiliğindeki önemini anlatan bu tümceler Görele insanının tinsel durumu, kişisel özellikleri açısından anılmaya değer.

Shakespeare'in bir oyununda, sanırım Venedik Taciri'nde, "Tükür şu düdüğün ağzına ve üfle... Seni cennetlere götürsün..." sözü bizim için söylenmiş sanki.

Kemençe, düdük yöresi Görele; bu çalgılarla oluşturduğu havaları ne güzel havalandırmış: Çok dingin iş, emek üretiminde ezginin, türkünün işlevi tinsel doygunlukla bedensel devinimleri sanata dönüştürerek yorgunluğu unuturu veriyor.

Bu güzel havaların oluştuğu ekin imecileri bir sürecin başlangıcı: Ekmeden-ekmeğe giden bir sürecin. Bu süreçte yüzden çok sözcük(dil) oluşturulmuş.

Halkbilim çalışmalarına yöneldiğim 1970'li yıllarda Görele'deki imeci havalarını banda aldım notalatmak için [5]. İmeci türkülerinin sözlerini de toplamaya çalıştım.

1969'da Nurettin Ercan ile Kemal Ercan'ın yayımladıkları DÜN VE BUGÜNKÜ DURUMUYLA GİRESUN'DA (Yeşilırmak Matbaası, Amasya) "Görele'ye Ait İmece Türküsü" :

Kaldır kazmayı kaldır
Kaldır başından aşır
Meraklı olan kızlar
Cebinde silah taşır

Ah imeci imeci
İki koyun bir geçi
İmecinin içinde
Ben olsam kemençeci

Kazmayı kaza kaza
Çıktın önlerin yaza
Yenge ben dolanayım
Yanında kara kıza

İmeceye baksana
Geri vuruyur geri
Evlerinin önünde
Vardır konuşma yeri

Yanılmıyorsam bu örnekler Görele imeci türkülerinin ilk yayınlananları.

Bundan on beş yıl önce Görele Lisesi dergisinde GÖRELE İMECİLERİ başlıklı bir yazı yayımlayarak konuyu geniş olarak ilk kez sunmuştum ilgilenenlere.

O yazıda yer alan imeci türkülerine şu örneği vermiştik:

İmeciye gidenler
Hep gazmalı gazmalı
Şu benim sevdiceğim
Başı beyaz yazmalı

Gazmayı gaza gaza
Önleri vurdum saza
Yenge gurban olayım
Yanında gazan gıza

İmeciye baksana
Geri vuruyor geri
Evlerinin önünde
Vardır konuşma yeri

Galdır gazmayı galdır
Galdır boyundan aşır
Bana sebep olanı
Mevla'm yolundan şaşır

Oy imeci imeci
İki goyun bir geçi
İmecinin içinde
Ben olsam kemençeci

İmeci havaları en az üç değişik ezgiden oluşmakta. Birinci ezgi çok devingen bir kazış biçimine göre, ikinci ezgi daha yavaş kazış biçimine göre, üçüncü de geri vurma, çalkalama işine göre oluşturulmuş.

Görele imeci ezgilerinden yola çıkılarak çok sayıda türkü oluşturuluyor otuz kırk yıldır. Son yıllarda yöre ezgilerimizi yeni türkü adıyla kendilerine mal ederek pazarlayanlar için Görele imeci havaları talan alanı...

Ömer Akpınar'ın kaynaklık ettiği, Yücel Paşmakçı'nın derleyip notaladığı Görele türküsü "Al Tavandan Belleri" de imeci havasıdır [6].

Kimi bölgelerimizde de güzel örnekleri olan iş türkülerinin [7] Görele'deki yansıması imeci havalarıdır. Bunlarla ilgili derlediğimiz sözlerin tümünü verelim [8]:

İmeciye gidenler
Hep gazmalı gazmalı
Şu benim sevdiceğim
Başı beyaz yazmalı
 
Gazmayı gaza gaza
Önleri vurdum saza
Yenge gurban olayım
Yanında gazan gıza

İmeciye baksana
Geri vuruyu geri
Evlerinin önünde
Vardır gonuşma yeri
 
Habu dereler gibi
Bi boşalsam bi dolsam
Tene torbacuğuna
Bi mavi boncug olsam

Gazalım ekinleri
Önler edelim önler
Heç ağlımdan çıkmıyu
Güzelim eski günler

Ekinleri gazanlar
Odları da gazacak
Çakır gözlümü benden
Ölüm ayırır ancak

Peşdemalın içinden
Tene mi atıyusun
O ne çalımlı bakış
Ağlımı gatıyusun

İmecimiz var bizim
Guşluğa gelü müsün
Söyle bana sarı gız
Öl desem ölü müsün

Galdur gazmayı galdur
Galdur boyundan aşur
Bana sebeb olanı
Mevla'm yolundan şaşur

Oy imeci imeci
İki goyun bi geçi
İmecinin içinde
Ben olsam kemençeci

İmecinin önünde
Düdük çalarım düdük
Giddi gelmez yollara
Daha dün yemek yedük

Kemençeci çalıyu
Gidelim sıra mele
Köyün bi güzeliydi
Nası gidicek ele

Vurduk ekini başa
Şimdi çalkalayalım
Köyü beğenmedin ki
Sana nasıl yanalım

Dağatın suyumuzu
Tallanın başlarında
Aklım galdı gülümün
Gınalı saçlarında

Belledim tallaları
Tokalağa ezmelü
Seğen ile sarıgız
Yaylaları gezmelü

Kaynaklar:

[1] Geçen yıl, TRT'nin HABER ANADOLU yapımcısı Giresun'u konu almıştı. Giresun halk oyunlarının unutulmaz emekçisi, Giresun Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Cinel'in yönlendirmesiyle Çanakçı Deregözü köyünde doğal bir ekin imecisi çekimi yaptırdık. TRT'de bir iki kez yayımlandı.
[2] İmeci sözcüğü için Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü'ne (İ.Zeki Eyüboğlu) bakılmalı.
[3] Görele'de imeci geleneğini ilk kez on beş yıl önce Görele lisesi dergisinde yayımladık. Son yıllarda bu tür konuları yazmanın çok heveslisi türedi. Makale, araştırma yazısı heveslilerinin makale yazma kurallarından biri olan kaynak göstermeyi en az yazı aktöresi açısından öğrenmesi gerekir. Makale, araştırma yazma konusu SBS'de, LYS'de öğrencilere soru olarak da soruluyor...
[4] Sanatın kaynağı konusunda okunacak yapıtlar: Platon(Devlet), E.Fischer (Sanatın Gerekliliği), E.H.Gob-rich (Sanatın Öyküsü)... Belinski'nin, Plehanov'un, Çennişevski'nin konuyla ilgili yazıları...
[5] Düdükle, kemençeyle çalınmış havalar...
[6] Salih Turhan-Erdoğan Altınkaynak (Giresun Türküleri ve Oyun Havaları)
[7] Cahit Öztelli(Halk Türküleri), Pertev Naili Boratav (Türk Halk Edebiyatı
[8] Tümünü babam(1915-2001, Haşim Günay)'dan derledim.

Hayrettin GÜNAY

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (2)Add Comment
...
Yazar birol, Ağustos 25, 2010
Vakfıkebirde de İmeceye Meci denilir. Fındık haricinde şu an meci olmasada geçmişte yoğun tarım yapıldığından her iş için meci kullanılırmış.
Imeci
Yazar Trabzonli, Ağustos 15, 2010
Türküler gayet güzel. Imeci ye Besikdüzünde "meci" diyorlar. Findik dönemi disinda meci cagrildigini görmedim simdiye dek. Meci, zaman zaman kalabaligi tarif etmek icin de kullaniliyor. Örnegin kalabalik bir ev icin mecazi anlamda "Meciniz mi var?" denir. Eskiden bimizim mecilerde de kemenceci olurmus. Ancak bu güzel gelenege bizzat sahit olma sansina erisemedim. Herhalde gelismis teknolojinin ve makinelerin yapilacak isi kolaylastirmas, az zamanda halletmesi mecide kemence gelenegini ortadan kaldirdi.

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar