| Şimal'in Erkan Ağabeyi... |
| Nezahat DEĞİRMENCİ |
| Yazar Nezahat DEĞİRMENCİ |
| Cuma, 04 Nisan 2008 15:15 |
|
9 Yaşımdaydım… Amcamlar İzmir' e taşınmışlardı. Kendimi hep bir başıma hissettiğim bu yerde sonunda ailemden birileri yanımda diye ne kadar sevinmiştim! Amcama olan sevgimi bilmeyen yoktur... Onunla vakit geçirmeyi çok seviyordum. Amcam müziğe ve özellikle yöremizin atma türkü kültürüne yatkındı. Bilenler bilir, Torsan marka radyolar vardı. Tıpkı bir sandığa benzerdi. Kapağını açınca plak çalmaya yarayan bir kısmı vardı. Amcamda da çokça plak vardı. Bazen onlara gittiğimizde, içlerinden seçer hem o hem biz eşlik ederek dinlerdik.Yine öyle günlerden birinde Erkan OCAKLI'nın plaklarını çıkardı. ‘Kıbrıs Barış Harekatı’ ve ‘Tara Saçını Tara’ türkülerini dinledik beraberce… İşte benim Erkan OCAKLI ile tanışmam böyle oldu. Amcamların tekrar İstanbul'a dönmeleri ile ben hem amcamdan, hem de Erkan OCAKLI'nın plaklarından mahrum kalmıştım. O zamanlar böyle şimdiki gibi her sanatçıyı, her şehirde bulma şansı yok gibi bir şeydi. İlk gençlik yıllarımda ‘Lahana Disko’ diye bir albüm yaptı. Trabzon'a giden ağabeyim sayesinde bu albüm bana da ulaştı. Albümün elime geçmesine çok sevinmiştim. Albüme ismini veren lahana türküsü bu gün gibi aklımda... Lahana lahanasun Evlerinin önünde Sosyeteler çok sever Hey gidi günler! Diğer türkülerde güzeldi ama bu türkü dilimden düşmüyordu. Halama fındık toplamaya gittiğimizde başlıyordum söylemeye, lahana lahanasun diye... ‘Ha bu Erkan sever lahana sarmasını’ kısmını ‘Ha bu Nezahat sever lahana sarmasını’ olarak söylerdim. Arkasından halacığımın sevgi dolu sözleri gelirdi: ‘Halan kurban olsun yüreklerine’ … ‘Ezanlar bizim için okunuyor sevgilim’ de bu albümdeydi..Nedense ben dahil herkes bu türküde dalar gider, hiç bilmediğimiz bir boyuta geçerdik… Erkan OCAKLI'nın tanındığı yıllar Karadeniz müziğinin daha yoğun olarak dinlenmediği yıllardı. Yani çok insan yokken o vardı. Her şeye rağmen insanlar onu sahiplenmişti. Lahana diskodan sonra Mısır Disko albümü çıktı. ‘Mısırı Kuruttun mi’ herkesin benimsediği bir türkü oldu. Onun ‘Hapishane İçinde’, ‘Ula Ula Niyazi’, ‘Emine’, ‘Tara Saçını Tara’ türküsünü duyup, sevmeyen kaç kişi vardır… Geçen yıl Eylül ayından beri pankreas kanseri ile mücadele ediyor. İlk öğrendiğimde çok üzüldüm .Ama sonra tedavisinin iyi gidiyor olduğunu, onun için düzenlenen 40. sanat yılı gecesinde şahsından duyduğum için seviniyorum… Umuyor ve diliyorum ki daha uzun yıllar Karadeniz müziğine varlığı ile renk katacak...Daha çok genç ‘Emine’ türküsünde ağlayıp, ‘Mısırı Kuruttun mi’ türküsünde coşacak. Kim bilir belki de adına türkü yazdığı Trabzonspor'un başarılarını görüp, yeni bir türkü daha yazacak… Demişti dersiniz... Nezahat DEĞİRMENCİ Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 1070 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|