| 23 Nisan Kimin? |
| Nezahat DEĞİRMENCİ |
| Yazar Nezahat DEĞİRMENCİ |
| Salı, 12 Mayıs 2009 15:56 |
|
Birkaç gün sonra dünyada çocuklara adanmış ilk bayram olan 23 Nisan ‘ı kutlayacağız… Çocuklarına bayram vermiş bir ülke olarak her yıl dünya çocuklarının da katılımı ile coşku içinde geçiriyoruz bu günleri… Bir şekilde seçilmiş çocuklar gösteriler yapacaklar, egemenliğin kayıtsız, şartsız millete ait olduğunu haykıracaklar… Buraya kadar her şey öyle güzel ki… Oysa bir de bu duruma uzaktan seyirci olanlar var… Acaba onlar bu özel günün ne kadar farkındalar sorgulamışımdır hep.23 Nisan kutlamaları için yapılan seçmelere parasızlık yüzünden katılamayan kaç çocuğun katılan diğer çocuklar gibi mutlu olmasını bekleyebiliriz? Eğitimde fırsat eşitliğinden söz edilir, hep ister ve destekleriz… Fakat gerçek olan bir kesim çocuk çok iyi şartlarda, çok iyi seçimler yapabilirken bir kesim ne yazık ki o imkânların yanından bile geçememektedir… Bu kadarla kalsa yine bir derece… Gün geçmiyor ki cinnet geçiren bir baba çocuğunun boynuna bıçağı dayamasın. Babasından kurtulan tacizden kurtulamıyor. Çocuklar düşük ücretlerle tehlikeli işlerde çalıştırılıyor… Kaçırılıp organları alınanları mı anlatsam, uyuşturucu satıcıları tarafından kullanılanları mı? Dilenci çetelerinin ellerine düşenler ve daha nice istismara maruz bırakılanlar… Öylesine savunmasızlar ki…. “Çocuklar kabul edilmiş dualarımızdır!”der Senai DEMİRCİ, pekte güzel der. Her anne baba çocuğunun dünyaya geleceği müjdesini aldığı andan itibaren bu ilahi mucize için içi titrer. Kutlu bir törendir bebeğin eve gelişi. Fakat sonrasında bu kadar değer verdiğimiz çiçeklerimizin yaşantıları içinde onları incitmeden büyütme sıkıntısı başlıyor. Çocuklarımız ya ailenin ya da çevresel faktörlerin etkisi ile istismara açık hale geliyorlar… Baba işsizdir, çocuğunu döver, anne mutsuzdur sorumlusu sanki çocukmuş gibi davranır. Sürekli parasızlıktan yakınılan bir evde çocuk bir şekilde para bulacağı her yolu mubah sayabilir… Örnekler çoğaltılabilir. Temelde derdimiz çocuğun mutsuz bir birey olması. Mutsuz çocuk genel olarak çevresinde arayış içine girer ve istenmeyen sonlara doğru yol almaya başlar. Çocukça düşündüğü ve dünyanın kirinden pasından hiç haberi olmadığı için de yaşıtlarının 23 Nisan kutladığı zamanlarda o farklı bir dünyada sırtındaki yükü taşır hale gelir… İlk başta aileler sorumluğunu alabileceği sayıda çocuk sahibi olarak onların kendilerine ve ülkelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerini sağlayabilirler. İmkanları fazla olanlar çocuklarını yetiştirirken imkanları olmayanlarla paylaşmayı öğretebilir çocuklarına… Belki bir yerinden tutarsak bu sorun yumağının hepsini çözemesek de hiç değilse bir kısmında ilerleme kaydedebiliriz.. İşte o zaman eşit şartlarda yaşayan çocuklarımız el ele 23 Nisan kutlayabilirler diye düşünüyorum. İlk bakışta biraz ütopik gibi görünüyor ama bir gün neden olmasın? Nezahat DEĞİRMENCİ Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 826 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|