Serander.Net | Karadeniz Kültürü... Karadeniz tarihi, kültürü ve folkloru!

Pzt12222014

Son GüncellemePer, 13 Kas 2014 1pm

Back Buradasınız: Ana Sayfa Röportajlar Kemençe Ustası Mustafa KILIÇ (Çago) ile Söyleşi

Kemençe Ustası Mustafa KILIÇ (Çago) ile Söyleşi

Çago Usta

İstanbul’da kemençe yapımı ile uğraşmakta olan Mustafa KILIÇ ile bu senenin başlarında kemençe üzerine yapmış olduğumuz güzel bir sohbeti siz ziyaretçilerimize faydalı olacağını inanarak yayınlıyoruz.

-Mustafa Usta kendinizi bize biraz tanıtır mısınız? Nerelisiniz ve bu mesleğe ne zaman başladınız?

1959 senesinde Trabzon’un Of ilçesine bağlı Cumapazarı beldesinde dünyaya geldim. Babam ahşap işleri ile uğraşırdı. İyi bir marangoz ustası olan babamın yanında ilkokulu bitirdikten sonra 1969-1970 senelerinde aynı mesleğe başladım. Babam ile Trabzon’da başladığım bu mesleği 35 sene bir fiil yaptım. 1983 yılında İstanbul’a geldikten sonra 1995 senesinden itibaren de tamamen kemençe yapımına yöneldim.

-Tanıyanlar sizi Çago Usta olarak anmakta. Bu ismin manası nedir?

Çago dedemin lakabıdır. Rumca hakkında çok bilgim olmasa da Rumca ‘da dosdoğru anlamına gelen bir kelime olduğunu biliyorum. Aynı zamanda eskiden marangozların kullandığı doğru çizgi çekmek için bir alet vardı o alete de eskiden Çago derlermiş.

Mustafa Kılıç (Çago Usta)

-Kemençe yapımına başlamanız nasıl oldu, yani bir hevesle mi başladınız bu mesleğe ya da bu işe başlamanıza neler vesile oldu?

Öncelikle bu işe karşı bir hevesim vardı. Hevesli olmamın yanında bazı arkadaşlarımın olumsuz söylemleri ile sen bu işi yapamazsın gibi laflar etmeleri beni bu işi kesinlikle yapmam gerektiği noktasına getirdi. Büyük bir azimle ve hevesle bu işe başladım. Yaptığım ilk kemençeler randımanlı olmadı. Tabii akabinde hem araştırmalarıma hem de çalışmalarıma daha da fazla ağırlık verdim, çok çalıştım. O günlerden bu günlere geldiğim 10 senelik süre zarfında belirli bir noktaya geldim diye düşünüyorum. Ama yapacak olduğum daha çok şeyler olduğunu düşündüğüm için sürekli çalışmalarıma devam ediyorum. Geçmiş senelerden ağaç yapılarını tanımam benim için bir avantajdı. Kemençe kulağına sahiptim. Eskiden çok saz eserleri de dinlerdim, hatta bir dönemlerde kendimce biraz saz çalabiliyordum.

-Mesela kemençe yapımcılarının çoğu kemençe çalamamaktadır, siz nasılsınız bu konuda?

Kendimce profesyonel bir şekilde kemençe çalamasam da birkaç parçayı çıkartabiliyorum. Zaten yaptığınız kemençenin kontrolünü yapmak, varsa hatalarını görmek için biraz çalabilmek ve seslere tam basabilmek gerekmektedir.

-Bu işin özellikle de piyasa açısından zorlukları var mı?

Piyasa açısından imal edip kemençe satmak çok kolay olmuyor. Satışların çoğu sipariş üzerine oluyor. Piyasada bazı isimler var, insanlar bu isimleri ama doğru ama yanlış bir şekilde benimsemiş. Elime geçen her bir kemençeyi inceleme fırsatım oluyor. Yapılanları doğrularıyla ve yanlışlarıyla kendimce görüyorum. Bu işi yaparken tamamen kendi sistemim üzerine çalışırım. Hiçbir şekilde yapmış olduğum kemençeler diğer yapımcıların kemençelerine benzememektedir zaten benzemesini de istemem. Bugün kemençeleri incelediğinizde kemençelerin birbirlerine benzediklerini görürsünüz. Açıkçası taklitçiliğe karşıyımdır. Mesela benim kemençelerimde uyguladığım klavye sistemim farklıdır. Keman’da kullanılan radussa sistemini kullanırım. Eğer klavye düz olursa sesleri basmakta zorlanırsınız, tam sesleri alamazsınız, özellikle iki telin yüksekliği aynı olduğunda yaptığınız baskıdan tam sesi almakta zorlanırsınız. Sonra klavyeyi geçmeli yapmayı tercih etmem, klavyeyi tamamen üstten monte ederim. Klavyeyi geçmeli yaptığınızda boşluk kalma durumu ortaya çıkabilmektedir. Tam bir bütünleşme ve tekne ile klavye arasındaki iletişimi tam sağlamak için klavyeyi üstten monte ederim.

-Teknik olarak yapım aşamalarında ağacından kapağına kadar dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Özellikle baştan ağaç kütüğünü keserken müzik aleti olacak şekilde kesmeye dikkat etmeliyiz. Müzikteki tınıyı verecek olmasına dikkat etmeliyiz.

-Tercih ettiğiniz ağaçlar var mı? Erik ardıç vs. gibi? Ayrıca bu ağaçların bazı özellikleri vardır bunlardan bahsedebilir misiniz?

Böyle bir tercihim yok aslında, her ağacın tınısı farklıdır. Bir erik ağacından Re tonlu kemençe yapmak için 4,5 cm tekne derinliği elde etmeniz gerekir. Erik ağacı oyma açısından diğerlerinden daha serttir, dut ağacı yumuşak bir ağaçtır, işlenmesi kolaydır. Ardıç ağacı da kolay işlenebilen ağaçlardandır ayrıca kolay deforme olmayan da bir ağaçtır. Kuruma bakımından en fazla zamana ihtiyaç duyan ağaç erik ağacıdır, bir o kadar da bu ağaç neme dayanıklıdır. Erik ağacının tam kuruması 6-7 sene almaktadır. Erik ağacından yapılmış bir kemençe nemli bir ortama gittiğinizde ses bakımından değişikliğe uğramaz. Bir de kemençe yapılacak ağacın kütükten kesilirken üçgen şekilde kesilmesi gerekir. Üçgen şekilde yapılan kesim sonucu kemençe yapılacak teknenin üç tarafı da freze çıkacaktır. Freze dediğimiz olay ağacın yaş hattındaki çizgileridir. Çizgiler düzgün olmalıdır. Yaş hattındaki çizgiler ses iletişimi açısından önemlidir.

Mustafa Kılıç (Çago Usta)

-Bir kemençeyi ne kadar zamanda yapmaktasınız?

Bir kemençeyi her şeyi ile üç günde tamamlamaktayım.

-Kemençede tel tercihini nasıl yapıyorsunuz?

Kemençeye has bir tel türü olmadığı için genelde keman ve başka müzik aletlerinde kullanılan tel türlerinden uygun olanlarını kullanıyoruz.

-Kemençenin baştan yapımına başlamadan evvel LA’ mı RE’ mi olacağına nasıl karar veriyorsunuz?

Bu iş için belirli ölçüler var, bu ölçülere göre hareket edebiliriz. Mesela Erik ağacından Mi tonlu bir kemençe yapmak için 42 cm kapak boyu ve 4,5 cm derinlik meydana getiririz. Ölçülerine göre hareket ettiğiniz zaman sesi yakalarsınız. Fakat bazı müşteriler Mi olan bir kemençeden Fa ses almak için çaba sarfetmeye çalışmaktadır. İşte acaba kemençem şu sese çeker mi? bu sese çekersem nasıl olur gibi denemeler yapmaktalar. Bu şekilde hareket edersek enstrümanın gerçek tınısını kaybederiz. Bu nedenle bir kemençe hangi sesi veriyorsa o ses ile kullanmak gerekmektedir. Bir kemençe Sol sese sahipse onu La’ ya çekip kullanmamalıyız. Gerçek sesi olan Sol olarak kullanmalıyız.

-Kemençenin yapıldığı iyi bir dönem var mıdır? Yani eskiden mi bu iş daha iyi yapılırdı yoksa günümüzde mi yapılmaktadır? Ya da asıl etken usta mıdır?

Aslında bu fark ustandan kaynaklanacak bir farktır. Eğer bir usta araştırmalarını ve çalışmalarını yeteri kadar yapmaz ise hangi dönemde olursa olsun iyi kemençe üretemez. Ama özellikle teknik açıdan günümüzde yapılan kemençeler daha iyidir diyebiliriz. Her gün daha iyi de gitmektedir. Benim için işin teknik kısımları en önde gelmektedir.

-Peki Rum kemençeleri hakkında ne düşünüyorsunuz, rumların kemençe yapıları nasıl? Mesela rum kemençelerinin klavyeleri daha fazla aşağı seslere inmeye imkân sağlıyor gördüğüm kadarıyla?

Onlar bu işi iyi yapıyorlar, onların klavye sisteminde aşağılara indikçe sesleri rahat alabilirsiniz. Klavye haricinde en göze çarpan farklılıklardan birisi de kafa yapılarındadır.

-Bir de bu standart olayına tekrar girmek istiyordum, kemençe yapımı açısından illa bir standart ölçü gerekli midir? Yoksa standartlar usta’dan usta’ya değişmekte midir?

Ustadan ustaya ölçüler değişmez, bu işte uygulanan standart ölçüler vardır. Eğer bazı standartlar olmazsa sesleri tam alamazsınız, ayrıca bu tüm müzik aletleri için geçerli bir kuraldır.

-Eskiden yaşamış ya da günümüzde yaşayanlardan bu Usta işini çok iyi yapmaktadır diyebileceğiniz isimler var mı?

Şu ana kadar hiç rastlamadım, yani bu usta bunu nasıl yapmış diyebileceğim bir kemençeye rastlamadım açıkcası, ama rumlardan elime gelen kemençelerden beğendiklerim olmuştur.

-Sizin de bahsini ettiğiniz rum kemençesi asıl 1900 yılında yapılmış bir kemençe olup sonraki yıllar için bir örnek olmuş ve yapılan kemençeler o modele göre yapılmış. Şu an o kemençe Atina’da bir müzede yer almaktadır. Kemençenin Rum yapılarından modellenmesi konusuna değinebilir misiniz?

Kemençenin asıl yapısı rum şekildir fakat bizde bu şekil değişime uğramıştır, bu gün Görele kemençesi ya da Akyazı kemençesi diye ayırdığımız kemençe şekillerinin asıl şekli geçmişte yapılan rum kemençesinin şekli üzerinde değişikler yapılarak günümüze getirilmiştir.

-Kemençede kullanılan kapaklar hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Borçka Ladin’i dediğimiz ağaç türünü kullanmaktayım. Enstrümanlarda kapak olarak kullanılacak en güzel ağaç Borçka ladinidir. Bu ağaç çırasızdır. Çıralı olan ladinler ses iletimini iyi sağlayamamaktadır. Bu nedenle çırasız ladin tercihimizdir.

-Benim dikkatimi çeken bir nokta yaptığınız kemençelerde süsleme adına yapılmış bazı ekstralar yok bunun belli bir sebebi var mı?

Ağacın tınısını bozduğu için ben süsleme adına yapılan bazı işlemleri (oyma vs.) yapmam. Benim için önemli olan ağacın tınısını sağlıklı verebilmesidir. İşte kemençenin de asıl süsü budur.

-Bir de ağacın boyanması konusunda bir sorum olacak? Bu konu hakkında görüşünüz nedir?

Şimdi boya türüne göre fark eder, anonim ya da kumaş boyası kullanabilirsiniz, ama vernik türü boyalar kullanmak kemençenin sesine zarar vermektedir, tabii buradaki öncelikli neden de bu boyaların doğal olmamasıdır.

-Yay yapımı hakkında söyleyecekleriniz nelerdir?

Yayın da kendine has belirli ölçüleri olmaktadır. Yay için kullanılacak at kuyruğunun erkek ata ait olmasına dikkat ederiz. Çünkü erkek atın kuyruğu dişi ata göre daha sağlam yapıdadır. Yay yapılacak olan ağacın da kuru ve yapı olarak çabuk deforme olmayacak, darbelere karşı daha fazla dayanıklı olan türlerden seçmeliyiz.

-Rumlar yaylarını kendinden gergili bir biçimde yapmaktalar, biz de bu gergi sistemini kullanabiliyor muyuz? Biz de bu gergili yayların kullanılmamasının nedeni nedir?

Tabii ki kullanabiliyoruz. Onunda kendine göre yapımında kullanılan aparatları mevcut. Bizde gergili yay kullanılmaması tamamen alışkanlıktan ileri gelen bir durum. Ayrıca her usta kendine göre farklı stillerde yay yapabiliyor. Ben de kendime göre bir stilde yay yapmaktayım.

Kemençe

-Bugüne kadar birçok kemençe yaptınız, sizin kemençede sevdiğiniz tarz hangisidir?

Re – Mi sesleri arası kemençeleri seviyorum. Diğer Sol-La-Si –Do –Re’ ye kadar bir oktav tiz Re’ ye kadar farklı farklı bir çok sesi seven arkadaşlarımız da var. Bizim Sürmene Çaykara (Re- Mi) arası sesler benim en çok hoşuma giden seslerdir.

-Bugün Karadeniz müziğinin içinde bulunduğu nokta hakkında görüşleriniz nelerdir?

Şuan ki durumdan memnun değilim. Zaten genelde de eski sanatçıları dinlemeye devam ederim. Bir Bahattin Çamurali bir Fahrettin Dilaver’ i çok severim.

-Söyleşinin sonuna gelirken sizin de söylemek istediğiniz şeyler var mı?

Ben diyorum ki bir şeyleri yaparken doğru yapalım, bilinçli yapalım. Yaptığımız iş hakkında önce gerekli bilgileri edinmiş olalım, donanımlı olalım. Bilgimiz olmadan farklı farklı şeyler yapmayalım. Bazı arkadaşlarımız vardı, eskiden öğretmenlik yapardılar emekli olunca kimi saz yapmaya başladı. Hâlbuki o insanların ahşap konusunda bilgisi yoktur. Bu gibi meslekleri yapmak için öncelikle ahşap bilgisine ihtiyacımız vardır. Usta ağacı tanımalıdır. Hangi ahşap nasıl ses verir bilmelidir. Yani kısacası bilgi olmadan iş yapmaya kalkmamalıyız. Bugün böyle bir işi öğrenmek için insanlar 15-20 yılını gözden çıkarmaktadır. Kemençede artık belirli bir standardı oturtmalıyız.

-Bir kemençenin ortalama ömrü ne kadardır?

En uzun ömürlü ağaç bir defa ardıçtır. Ömürsüz bir ağaç diyebiliriz. Genelde temiz bakıldıktan sonra kapağı hariç kemençenin teknesi çok uzun yıllar kendini muhafaza etmektedir. Ama kapak belirli bir zaman içerisinde bozulmaktadır. Bu nedenle kapakta değişmektedir.

-Mustafa Usta yaptığın kemençeleri genelde hangi kemençe icracıları tercih etmektedir?

Başta TRT sanatçısı Naci Keskin olmak üzere Yaşar Keskin, Tahsin Terzi gibi işinde iyi olan sanatçılara kemençe veriyorum.

-Bugün yapmış olduğunuz kemençelerin satış fiyatları hakkında bilgi verir misiniz?

Kemençe satış fiyatlarım 350 YTL’den başlamaktadır. Yay fiyatlarımız da 40 YTL’ dir. Ama değişik opsiyonlara, ağacına göre ekstra özelliklerine göre fiyatta değişiklikler olabiliyor.

-Son olarak hem kemençe yapımına gönüllü olan hem de kemençe çalmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?

Bir defa müziğe ve müzik aletlerine meraklı olmalılar. Tabii günümüzde okullarda verilen eğitim de özellikle yetersiz olduğu için bu işi gelip usta insanların yanında öğrenmeye çaba sarfetmelidirler. Bir de daha önce de söylediğim gibi yaptığımız işi bilinçli yapmaya özen göstermeliyiz. Yapamayacak olduğumuz işlere girmemeliyiz, yapacaksak da işin özünü kavramalı ve bilgiye dayalı bir şekilde yapmalıyız.

***

Kemençe Yapımcısı Çago Usta - Mustafa KILIÇ

Adres: Atatürk Caddesi Öğretici Sokak No: 9 Kılıç Apartmanı (Dükkan Katı) Maltepe İstanbul Telefon: 0535 955 1157

Röportaj ve Fotoğraflar: Meftun Şengün (17-02-2006).

Her hakkı saklıdır. Bu röportaj metni ve fotoğraflar Serander.Net’in izni olmaksızın kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Karadeniz Yemekleri

Gezi & İnceleme

Karadeniz Tarihi

Karadeniz Tarihi
Karadeniz Tarihi ile ilgili en geniş bilgiler Serander.Net'te!

Karadeniz Folkloru (Halk Bilim)

Karadeniz Folkloru (Halk Bilim)
Karadeniz Halk Kültürü ile ilgili bilmedikleriniz Serander.Net'te!

Gezi & İnceleme

Karadeniz Gezi & İnceleme
Karadeniz hakkında Gezi İnceleme yazılarıyla çok şey bulacaksınız.

Karadeniz Türküleri

Karadeniz Türküleri
Karadeniz Türküleri ile ilgili en geniş bilgiler Serander.Net'te!

Röportaj ve Söyleşiler

Röportaj & Söyleşi
Röportajlarımız ve Söyleşilerimizi keyifle okuyacaksınız...