Serander.Net | Karadeniz Kültürü... Karadeniz tarihi, kültürü ve folkloru!

Cum09192014

Son GüncellemePaz, 24 Ağu 2014 1pm

Back Buradasınız: Ana Sayfa Röportajlar İstanbul'da Bir Tulum Ustası: Sebahattin İbrahim Gangal

İstanbul'da Bir Tulum Ustası: Sebahattin İbrahim Gangal

Sebahattin İbrahim Gangal

İstanbul’da bir Tulum Ustası… Tulum yapımına ilk günkü heyecanı ile devam eden Sebahattin Usta ile Eylül ayı içerisinde Serander.Net okurları gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi keyifle okuyacaksınız.

Söyleşimizde Sebahattin usta’yı hem daha yakından tanıyacak hem de tulum hakkındaki bilgilerimize yenilerini ekleyeceğiz.

Buyurun efendim...

Meftun Şengün: Sebahattin Usta, öncelikle sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz? Aslen nerelisiniz, Tulum’a olan merakınız nasıl başladı?

S. İbrahim Gangal: 1946 Yılında Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Yücehisar köyünde dünyaya geldim. Çocukluğumuz hep memleketimizde geçti. Küçük yaşlardan tulum’a karşı bir merakım vardı. Bu merak bende öyle bir hale geldi ki ilerleyen zamanla birlikte yapımını da öğrenme isteğim beni bugünlere getirdi. Usta yüzü hiç görmedim. Çok iyi bir kulağa sahiptim, sesleri çok iyi kavramıştım. Hal böyle olunca ilerleyen zamanla birlikte birçok işler yapmış olduk. Hatta Tulum’da yaptığım birçok değişiklik bu konuda nerede olduğumun göstergesidir. Tabii bunlara söyleşi esnasında elbette değineceğim. Sonuç olarak yıllardan beri Tulum yapmaya ilk günkü heyecanım ile devam ediyorum.

Sebahattin İbrahim Gangal

Meftun Şengün: Tam olarak Tulum yapımına hangi senede başladınız?

S.İbrahim Gangal: 1963 yılında başladım. Tam olarak o dönemlerde de yaş olarak 16 ya da 17 yaşındaydım. O senden bu seneye devam ediyoruz…

Meftun Şengün: Tulum hakkında bizlere biraz bilgi verebilir misiniz? Saz olarak nasıl bir yapıya sahiptir?

S. İbrahim Gangal: Bizlerin eskilerden aldığımız duyumlarımız ve öğrendiklerimiz bu sazın Orta Asya’dan çıkmış olan bir müzik aleti olduğu yönündedir. İlk önce Lazlar bu sazı değerlendirmiş fakat zamanla üzerine düşmediklerinden ötürü Hemşinliler sahiplenmişlerdir. Hemşinliler Tulum’a diğer yörelere göre çok daha fazla ağırlık vermişlerdir. Günümüze kadar da şu an ki şekli ile bizlere ulaşmış. Tulum konusunda yapılacak çok şeyler var, söylenecek çok şeyler var. Ama bugüne kadar kimseler elini taşın altına koymadı. Sanatçılar yetişmiyor, biraz bir şey bilen yanına öğrenmeye gelenden bu bildiklerini esirger oldu. Birisi birine “Aman mesleğim elimden gidecek” düşüncesi ile bir şeyler öğretmez oldu. Şimdi bakıyorum da Avrupa’da dahi birçok müzik yapıtlarında Tulum kullanılır oldu.

Meftun Şengün: Ben yeri gelmişken hemen sormak istiyorum, İskoç Gayda’sı ile bizim Tulum arasındaki farklar nelerdir, genelde bilmeyenler her iki saz arasında pek fark olmadığını düşünüyor?

S. İbrahim Gangal: Gayda dediğimiz ve İskoçların kullanmış oldukları bizim Sipsi dediğimiz sazın farklı bir hali olarak düşünülebilir. Gayda tek sestir, dem olarak yandan verilen ayrıca bir ses vardır. Tulum ile arasında bu tarz farklar vardır.

Meftun Şengün: Bir Tulum’un yapım sürecinden kısa da olsa biraz bahsedebilir misiniz? Deri olarak tercihiniz nedir? Ne kadar sürede bir tulum yapılıyor gibi…?

S. İbrahim Gangal: Tulum keçi derisinden yapılırsa güzel olur. Koyun derisinden de olur fakat ince kalabiliyor. Bu da dayanıklılık sağlamıyor. Yine bunun yanında Buzağı derisi de kullanılıyor fakat bu deri de kalın olabiliyor. Onun için en güzeli keçi derisini tercih etmektir.

Ayrıca keçide hayvanın dişi ve 8 ay ile 1,5-2 yaş arasında olmasını tercih ediyoruz. Erkek ya da dişi ayırmaksızın da kullanabilirsiniz.

Elimizdeki ham deriyi öncelikle terbiye ediyoruz. Buna tabaklama işlemi de denmektedir. Burada tabaklama işlemi eski usullere göre yapılmalıdır. Genelde yeni usullerde kimyasal maddeler kullanılıyor, bu şekilde yapılan tabaklama sonucu deride koku oluşabiliyor. Bu durum belirli bir süre sonra rahatsızlık vermektedir.

Tabaklama işleminden sonra derimizi kullanmakta olduğumuz özel malzemelerle birlikte 4-5 gün süren işlemler ile meşin haline gelmesini sağlıyoruz.

Bu süreçlerden sonra artık derinin üzerine isteğe göre kılıfını dikiyor, önceden hazırladığımız nav’ı bağlıyor ve hazır hale getiriyoruz. Ortalama bir tulumun hazırlanması 10-15 gün sürmektedir.

Tulum Tulum

Meftun Şengün: Sebahattin Usta, tulum’u çıplak ya da üzerinde kılıf ile kullanmak ses noktasında herhangi bir farklılık oluşturuyor mu?

S. İbrahim Gangal: Hayır, seste herhangi bir değişim olmaz. Deriye kılıf giydirmemizin nedeni deriyi tutması içindir. Uzun süre kullanımlarda insan nefesinin deri içerisinde nem yapma durumu vardır. Eğer tulumu yapan usta deriyi iyi işleyememiş ise nemden dolayı derinin kendisini kısa sürede salması söz konusu olabiliyor. Tabii, burada biraz da tulumu kullanan kişinin tulumun bakımına özen göstermesi lazım.

Meftun Şengün: Benim merak ettiğim konulardan birisi de Nav seçimi, bizleri biraz da Nav konusunda bilgilendirmeniz mümkün mü?

S. İbrahim Gangal: Nav’ın ses ile bir ilgisi yoktur, fakat güzellik açısından önemi vardır. Nav yapımında birçok ağacı kullanabilirsiniz. Şimşir, erguvan, gül, dut, çınar, akasya gibi ağaçlardan çok çeşitli Nav’lar yapıyoruz. Yine deride olduğu gibi Nav’da da işleme çok önemlidir. Ağacı iyi işlemelisiniz ki güzel bir Nav ortaya çıksın.

Meftun Şengün: Nav’ları incelerken deliklerin üzerinde Balmum’u görüyorum?

S. İbrahim Gangal: Tulum’da ses akordunu Nav’ın deliklerinin kenarlarına koyduğumuz balmumu ile yapıyoruz. Sesleri sağlıklı bir şekilde alabilmeniz için akort yapmada balmumu kullanmanız gerekiyor.

Nav

Meftun Şengün: Tulum’un çeşitleri var mıdır?

S. İbrahim Gangal: Yapı olarak tulumlar aynıdır, fakat ses olarak çeşitlilikten bahsedebiliriz. Seslerin tercihine göre farklı farklı tulumlar yapılıyor. Genelde müzisyenler notalara uygun ses veren tulumları tercih ediyorlar. Mesela bu anlamda nota yapısına uygun tulum yapan ustalar olmadığı için sanatçılar benim yapmış olduğum tulumlarımı tercih ediyorlar. Erkek ve Bayan sesine göre farklı tulumlar yapmaktayız. Bayanlarda ses olarak Do, Do Diyez sesler Erkeklerde ise Sol, Sol Diyez ve La sesli tulumlar çokça tercih ediliyor.

Meftun Şengün: Yapmış olduğunuz Tulumları yurt içi ve yurt dışından nerelerden talep ediyorlar? Yine bununla beraber tulumlarınızı kullanan sanatçılardan da isimler vermeniz mümkün mü?

S. İbrahim Gangal: Yurt içinde her yerden alıcılar çıkabiliyor, fakat Rize ve Artvin daha ağırlıkta oluyor. Eskiden tulum’a çok rağbet olmadığı için yaptığımız tulumları satamadığımız zamanlar olurdu. Şimdi ciddi anlamda bir talep var.

Yurt dışından da talepler geliyor. Almanya, Fransa, Avustralya, Gürcistan gibi ülkelerden alıcılar oluyor. Hiç unutmuyorum, 1981-82 yıllarında Pazar’a gelen bir grup Japon turistlere dahi aşağı yukarı 10 civarı tulum verdik.

Kendi yaptığım tulumlara rağbetin bir nedeni de makine kullanmadan tamamen el yapımı tulumlar yapmamdır. Elde yapılan tulumların tadını makine kullanarak yaptığınız tulumlarda bulamazsınız.

Müzik camiasından Birol Topaloğlu, Selim Bölükbaşı, Ayhan Alptekin, Bayar Şahin, Gökhan Alptekin gibi birçok sanatçı yapmış olduğum tulumları tercih ediyor.

Meftun Şengün: Sizinle birlikte ülkemizde tulum ustaları olarak kimler bulunmaktadır?

S. İbrahim Gangal: Benim ile birlikte eskilerden Murat Atacan, Şükrü Parlak, Varol Gariboğlu gibi ustalarımız var. Bununla beraber yeni yeni isimleri de duymaya başladık. Tabii ben tam olarak tanıdığım isimleri vermiş oldum.

Meftun Şengün: Sebahattin Usta, Tulum’ da ses noktasında birçok yenilikler yaptığınızı duyduk, bu yeniliklerden biraz bahsetseniz?

S. İbrahim Gangal: Şöyle söyleyeyim, normalde tulumların makamı uşaktır. 1995 yılı ile birlikte biz bunun yanına Hicaz, Nihavend, Kürdîli, Segâh makamlarına uygun ses veren tulumları da eklemiş olduk. Bu noktada Sevgili Selim Bölükbaşı ile çok çaba sarf ettik. Onunla baş başa gelerek çok ama çok çalıştık. O bana yardımcı oldu, ben de ona yardımcı olmaya çalıştım ve ortaya birçok yeniliği çıkarmış olduk.

Meftun Şengün: Söyleşimizin sonuna gelirken dile getirmek istediğiniz sözler var mı? Gençlere bir mesajınız olacak mı?

S. İbrahim Gangal: Bu iş sabır isteyen bir iştir. Bir insan bu işe gönül vermiş ise tüm zorluklarına katlanmayı da göze almalıdır. Güzel ve iyi olan hiç bir şey kolay olmuyor.

Meftun Şengün: Sebahattin Usta, bu güzel söyleşi için size çok teşekkür ediyoruz.

S. İbrahim Gangal: Ben teşekkür ederim, kapımız sizlere her zaman açıktır. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum…

İletişim Bilgileri:

Sebahattin İbrahim Gangal

Ayvalık Yolu No:1 Çengelköy – İSTANBUL

GSM No: 0542 395 6464

Röportaj: Meftun ŞENGÜN (İstanbul-2007) Fotoğraflar: Meftun ŞENGÜN - Selim BÖLÜKBAŞI (Arşiv).

Her hakkı saklıdır. Bu röportaj metni ve fotoğraflar Serander.Net’in izni olmaksızın kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Karadeniz Yemekleri

Gezi & İnceleme

Karadeniz Tarihi

Karadeniz Tarihi
Karadeniz Tarihi ile ilgili en geniş bilgiler Serander.Net'te!

Karadeniz Folkloru (Halk Bilim)

Karadeniz Folkloru (Halk Bilim)
Karadeniz Halk Kültürü ile ilgili bilmedikleriniz Serander.Net'te!

Gezi & İnceleme

Karadeniz Gezi & İnceleme
Karadeniz hakkında Gezi İnceleme yazılarıyla çok şey bulacaksınız.

Karadeniz Türküleri

Karadeniz Türküleri
Karadeniz Türküleri ile ilgili en geniş bilgiler Serander.Net'te!

Röportaj ve Söyleşiler

Röportaj & Söyleşi
Röportajlarımız ve Söyleşilerimizi keyifle okuyacaksınız...