| Şenol Güneş'le Hasbihal ve Yomra Finalde! |
| Sedat TUNALI |
| Yazar Sedat TUNALI |
| Salı, 01 Haziran 2010 21:37 |
|
Gazeteci büyüğüm Yılmaz Özdil ve gazeteci arkadaşım Erdoğan Aktaş’ın Şenol Güneş’e yönelik yazı ve sohbetlerle desteklenmiş saygı ve sevgilerine tanık olduğum için, bu iki isimle Şenol “abi” mizi buluşturmak istedim. İki gazeteciye bu konuyu açtığımda “seve seve ve onurla” yanıtını aldığım için durumu Sayın Güneş’e de ilettim. Saygı değer hocamız “hay hay, uygun olan ilk zamanda” dedi ve konuyu kapattık. Ana septik ruhum durur mu, akşam başımı yastığa koyduğumda “Hocam çok da gönüllü konuşmadı, acaba istemedi de beni kırmamak için mi evet dedi!?” soru ikonları Türk Yıldızları gibi uçuşmaya başladı. Dayanamadım, aradım hocamı; “Hocam birlikte Yılmaz Özdil, Uğur Dündar ve Erdoğan Aktaş ziyaretleri önerim sizi sıkıntıya koymasın? “Yok Sedat, ne sıkıntısı, seve seve gideriz. Hem Dündar ve Özdil’le hukukumuz da var öncesinden, bir sıkıntı yok bu konuda, ama biliyorsun transferlerle de uğraşıyoruz. Her an bir yurt dışı seyahati söz konusu olabilir.” Bir an sustum, böyle bir konuşma seyrini n dışına çıkmaz şık olur muydu? Dayanamadım. “Polonya mı hocam?” “Orası da olur, başka da olabilir.” “Polonyalı savunmacıyı siz de görseniz hocam, siz görmeden bir golcü alındı en son, şanssızlığını kıramadan ve gol atamadan bitirdi, malum” “Polonyalı yı Necati (Özçağlayan) birkaç maç izledi ve beğendi, ama ben de göreceğim” “Semih’le ilgilendiğiniz doğru mu hocam? “Evet. Ama spor ahlakına ve Trabzonspor’a yakışan bir seyir izlemeye özen gösteriyoruz. Semih yurt dışına gitmezse Trabzonspor forması giyebilir” “Çağlar?” “Çağlar beni m de istediğim bir oyuncu , ama sanırım bazı mali sorunlar oluştu. Galatasaray birçok genç oyuncu vererek bu transferde bir adım öne geçti. Mali konular benim yetki alanım dışında, ama Çağlar olsa iyi olurdu, olmazsa da Çale ile devam edebiliriz.” “Hocam “Kuzeyli Yazılar” adıyla bir kitabımız daha oldu. 5 Haziran’da Trabzon Fikir Kulübü olarak bir tekne gezisinde hem kitap, hem Hakan Dilek’in tek kişilik gösterisi hem de hasbihal için buluşacağız. Ev sahibi olarak katılımınızı bekliyoruz.” “Eğer o tarihte İstanbul’da olursam, mutlaka gelirim Sedat. Seni de sıkıntılı görüyorum, sıkma canını sakın” “Teşekkür ederim hocam.” Rica… YOMRA FİNALDE, ÇUKURÇAYIR SENEYE… Ankara’da olmanın şansıyla, Kadim dostum Ömer Baştımar, baba dostu sevgili Serkan Kılıç ve Bakanlık Basın Müşaviri Harun Çelik’le birlikte “amatör” bir ziyafet çektik. “Mor menekşelerin” rakibi, sarı- lacivert Fatsaspor’du. Maçın son anarına denk geldik, ama izlediğimiz kısa sürede Trabzon takımının çok daha organize olduğunu söyleyebiliriz. Pozisyonlar Çorum görünümlü Çankırı leblebisi gibi harcanınca penaltılara geçildi. Yomra’nın kalecisinin güven veren duruşu avantajın Trabzon takımı lehine olduğunun da işaretiydi, nitekim öyle oldu . Fatsalı oyuncuların bir atışı kalecide kalırken birini de karga kovaladı ve Yomra finale çıktı. İkinci yarı finalde de bir Trabzon takımı olan Çukurçayır vardı, rakip ise Sivas Belediye. Hemen söylemeli ki, Sivas takımı fizik güç olarak büyük bir fark oluşturdu ve ilk yarıda bulduğu golü son ana kadar koruyarak Yomra’nın rakibi oldu. Ankara Yenimahalle Stadı’nda Pazar günü saat 15 de oynanacak finalin adı da Yomra – Sivas Belediye oldu. Birbirine benzeyen iki dengeli takımın mücadelesinden kim galip çıkar bilinmez, gönül Yomra der vicdan hak eden. Ben Pazar saat 15 de gönlümle vicdanımı buluşturmaya gidenlerdenim, sizi de bekleriz. *Hasbihal: Söyleşi, Muhabbet Sedat TUNALI (28.05.2010) Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net’in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 611 Geri dönüş(0)
Yorum (0)
![]() Yorum
|