• Font boyutunu büyüt
  • Varsayılan font büyüklüğü
  • Font boyutunu küçült
Font +-

Serander.Net ® | Karadeniz Kültürü - Karadeniz Bölgesi tarih ve kültürü

Serander.Net 4. Yılında!

Anasayfa > Sedat TUNALI > 'Egemen' Türk Medyasının Trabzonspor Kompleksi
'Egemen' Türk Medyasının Trabzonspor Kompleksi
Sedat TUNALI
Yazar Sedat TUNALI   
Cuma, 16 Eylül 2011 23:10

Trabzonspor’un dünyanın en “en” organizasyonunda, bir yıl öncesinin şampiyonu karşısında ve üstelik deplasmanda üç puanlı bir başlangıç yapmasını; “bekliyordum, valla bak” ifadesiyle dile getirenler ya fazla iyi niyetliydi ya da mucizeleri sıradanlaştırma eğilimli. Ama futbolu “cazip” kılan da belki bu sürprize açık yapısı değil mi zaten. Hâsılı, beraberliğe evvelki günden razıydım.

Ancak dakikalar ilerledikçe Inter takımının harbi harbi bir sıkıntı içinde olduğunun yavaş yavaş açığa çıkmaya başladığına, başta Tolga olmak üzere tüm takımın da bu durumun farkına vararak, “buradan puansız çıkmak saflık olur” iç sesini vücut dillerine dönüştürdüğüne tanıklık ediyorduk. Eh serde asilik olduktan sonra, haddinizi de bir yere kadar biliyorsunuz!

İkinci yarıdaki bordo-mavi siluetlerin, devre arası konuşmalarından epey ders çıkardıklarını ve birbirlerine daha sıkıca bağlandıklarını, bunu yaparken de özellikle aslen Arsin Zazana köyünden olan Colman ve Arafilboy çocuğu olan Zokora’nın asi Karadenizlilik damarlarından büyük destek aldıklarını söylememiz lazım.

Tolga’nın hiçbir zaman “beklenen düzeyde bir kaleci olamayacağına” inanan biri olarak özür yazımı ligin son maçlarındaki harika performansı üzerine kaleme almış ve kendisine bu büyük gelişim için teşekkür etmiştim. Tolga’yı başından beri yakından izleyen pek çok futbolseverin benimle aynı duygular içinde olduğuna inanıyorum. Kendisine bir kez daha teşekkür edersek boylarımız kısalmaz.

Trabzon takımına bu maçı kazandıran ayağa pasa dayalı oyun felsefesiydi aslında. Özellikle Colman’ın, sıkışan oyun ve Inter baskıları sırasında topu hep takımında tutan akılcı kısa pas alış verişleri ve oyunun önünü değiştirme yeteneği, Inter’in ritmini bozan en etkin performanstı. Inter-Barcelona maçındaki topla oynama yüzdeleriyle Trabzon-Inter yüzdelerinin birbirine bu kadar yakın olmasının sebebi bu sihri çözülememiş ayaklardı biraz da. Zokora’nın topsuz oyundaki büyük tecrübesi ve yetenekleriyle örtüşen iş ahlakı da alkışa değerdi. Yanı sıra, yıllar sonra ilk kez Trabzon takımının iki kenar bekinin de “oh” dedirten portrelerin kahramanları olmaları tarihî galibiyetin şifreleri olarak öne çıktı. Bu orta sahanın Adrian’ın da katılımıyla çok iyi işler çıkaracağından kuşkumuz yok.

Biri bana şunu açıklasın. Zazanalı Colman adlı oyuncu, nasıl oluyor da aynı dakika içinde sahanın her yerinde üstelik de böylesine soğukkanlı bir şekilde olabiliyordu? Ben Trabzon’un mağlup olması için gol duasına çıkan, “hasetlerinden prangalar eskiten” ve madara olan hazımsız “sözüm ona” Fenerbahçelilere, Kızılay sodalarını kasa kasa bitireceklerine, Colman’ı “kaçak ciğer” kattığı şüphesiyle incelenmesi için UEFA’ya başvurmalarını önerirdim. Nasıl olsa sonuç alamayacaklarını bildikleri halde taraftarı oyalamak için elin avukatlarına çuval çuval para veriyorlar, araya bunu da sıkıştırsınlar.

Son sözümüz de “Forza Inter” baskılı tişört hazırlayan Fenerbahçelilere olsun:

Siz değil miydiniz, “Trabzon’un yerinde olsam iç işlerimize karışan UEFA’ya karşı tavır alırdım, ulusal onurun gereği budur” diyen.

Bu nasıl bir onur anlayışıdır ki, iki günde unutuldu:) Pabucumun anti-emperyalistleri sizi.

Tarihî galibiyet derken, İstanbul Spor Medyası’nın haber yaparken kendi arşivlerine bile bakma gereği duymadan, “İlk kez bir Türk takımı (İstanbul Medyası’nın bir kısmı bilmiyor olabilir, Trabzon bir Türk takımıdır, ve bunu kendilerinin biliyor olması aslında yetiyor Trabzonlulara.) bir İtalyan takımını deplasmanda yendi” şavullamasını haber diye önünüze koyabilmesi de habercilik utancıydı, ha utanırlar mı derseniz, tabii ki hayır.

Hatayı düzeltelim de tam olsun, 1999 yılında Trabzonspor bir Avrupa Kupası maçında İtalyan Peruggia ile eşleşti. İlk maçı Trabzon’da İtalyanlar 2-1 kazandı. Rövanşta Trabzon Peruggia yı normal sürede 2-1 mağlup etti (İkinci golü amcazadelerimden Selahattin atmıştı.) ve maç uzatmaya gitti. Trabzon Hami ile 3-1’i yakalayınca İtalyan seyirciler sahayı taş-pet yağmuruna tuttu ve hakem maçı tatil, UEFA da Trabzon’u 3-0 hükmen galip ilan etti. Yani Trabzon bir İtalyan takımını resmî bir maçta deplasmanda daha önce de yenmiş ve daha önemlisi kupadan elemişti. Gazeteciliğe dip yaptıranlara duyurulur... (Ah Namık Sevik, Ah İslam Çupi, Ah Tayfun Gündoğar, Ah Değer Eraybar nerelerdesiniz... Ulan hem de bu internet çağında!)

Tüm bunlara rağmen Trabzon ilinde ve Trabzonsporlular nezdinde Hürriyet gazetesinin Taraf gazetesinden çok sattığına adım gibi eminim. Hayır, elbette kimseye zorla Taraf alın diyemeyiz, ama şunu söyleyebiliriz;

Şu kokuşmuş futbol düzenimize isyan eden ve her pisliği kamuoyuyla cesaretle paylaşanlardan yana Taraf olun, kötülüğün, hasedin, kula kulluğun, güce tapıcılığın çeşmesine su taşımayın.

Bir iki “cılız” örnek bir yana bırakılırsa, İstanbul Spor Medyası Trabzonspor’a bir kez daha “öteki” muamelesi çekmiş ve hazımsızlığını belgelemiştir. Üzücü olan, “Fenerbahçe çok sattırıyor, ne yapalım yani” kaçışları değil, İlker Yasin’in sesi özelinde bar bar bağıran “ulan çekemediğimiz belli olmasın bari seviniyor gibi yapayım” ikiyüzlülüğüdür. Seri A ile La Liga’yı birbirinden ayıramayan, anlattığı takımlardan Türk olanının futbolcularının isimlerini telaffuz bile edemeyen, anlatacağı maça hiçbir şekilde hazırlanmayan ve yapamadığı tüm bu işler için bir de “hatırı sayılır bir cukka” alan adamlara mahkûm edilmemiz en büyük çelişkimizdir.

Sedat TUNALI

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Geri dönüş(0)
Yorum (1)Add Comment
...
Yazar ŞİMAL, Eylül 26, 2011
Bunlara sodadan ziyade müshil de lazım ki hazım tam anlamıyla gerçekleşsin.

Yorum
daha küçük | daha büyük

busy
 

Serander.Net Twitter'da!

Serander.Net Facebook'ta!

Son Yorumlar