| Trabzon Kolbastısı !: "Espiye Deresine...!" |
| Seyfullah ÇİÇEK |
| Yazar Seyfullah ÇİÇEK |
| Cumartesi, 27 Aralık 2008 14:17 |
|
Başlığımız sizi şaşırttı, değil mi? Evet, ayniyle vaki. Şimdi yazdıklarımızı iyi okuyun,ne demek istediğimizi anlarsınız. Son zamanlarda biliyorsunuz, Tirebolu “Yeniköy Kolbastı Team” topluluğunun Star TV’de sunduğu muhteşem “Kolbastı” gösterisi, tartışmaları da beraberinde getirdi. Bu işin uzmanı sevgili Ayhan (Yüksel) bu konuyu ilgili sitelerdeki (medyatirebolu ve giresungazete.net) köşelerinde belgelere dayanarak ayrıntılarıyla çok güzel anlatmış. O bakımdan teferruata girmeyi gereksiz buluyorum. Sevgili Ayhan’ın da ifade ettiği üzere, özellikle birbirine yakın iller arasında kültür etkileşimlerinin olması doğaldır. Buna sözümüz yok. Ancak, içinde Giresun’la ilgili ögelerin bulunduğu yılların hatta yüzyılların derinliklerinden kopup, günümüze kadar ulaşan ezgilere de birilerinin “bu bizimdir” demeleri yanlış ve yakışıksızdır. Şimdi gelelim, başlığımızın açılımına… Dostlarımızla fırsat buldukça TRT İstanbul Radyosu’nun Türk Halk ve Sanat Müziği konserlerine gideriz. Yanılmıyorsam 5 yıl önceydi. Günlerden bir gün, bir arkadaşımla birlikte bir Halk Müziği konserindeyiz. Program akışı içersinde sunucu dostumuz THM Sanatçısı Ali Gürlü şöyle bir anons yaptı: “Alkışlarınız Ali Rıza Gündoğdu için.Okuyacağı türkü Ordu’dan: “Lazutlar Salkım Saçak…” Hemen gayrı ihtiyari sol dirseğimle arkadaşımı dürterek, “yahu” dedim: -Bu türkü bizim yani Giresun’un.Nasıl olur da Ordu türküsü olarak anons edilir? Neyse, türkü başladı. Birinci kıta bildiğimiz gibi: “Lazutlar salkım saçak Alçak boylusun alçak. Seni dediler küçük, Sen doldurursun kucak.” şeklinde söylenip, varyantı (bağlantı) da seslendirildikten sonra şöyle devam etti: “Oy Giresun Bulancak, Bu iş nasıl olacak. Ben hakime danıştım, O yar benim olacak” Tekrar arkadaşımı dürterek, “Dikkat ettin mi?” dedim: -Türkü nasıl da kendini ele veriyor! Evet, atalarımız “Güneş balçıkla sıvanmaz” diye çok anlamlı bir söz söylemişler. Yani,herkesin bildiği bir şeyin üzeri suni zorlamalarla örtülemez. Şimdi gelelim “Kolbastı” konusuna. Halk müziği uzmanı değiliz. Bu konuda ahkam kesmek bize düşmez. Ama eli kalem tutan, iyi bir halk müziği dinleyicisi bir Giresunlu olarak birkaç kelam etmeyi de kendimize vazife biliyoruz. Yukarıda da değindiğimiz üzere, özellikle birbirine komşu iller arasında kültür etkileşimi olabiliyor.Olmaması da mümkün değil. Bu nedenle, bir türkünün ya da oyunun ufak tefek değişikliklerle de olsa birbirine yakın illerin mensupları tarafından sevilerek söylenmesini veya oynanmasını normal karşılamak gerekir. “Niye bu türküyü söylüyorsun ya da bu oyunu oynuyorsun ?” gibi saçma sapan bir soru sorulması da abesle iştigaldir. Aksine, bir türkü ya da oyun ne kadar geniş bir sahaya yayılıp kabul görürse, mensup olduğu yerin adını da yüceltmiş olur. “Kolbastı” havası da böyledir. Sevgili Ayhan’ın da ifade ettiği üzere bu oyun, Samsun’dan Trabzon’a kadar olan bölgede bazı farklılıklarla da olsa severek oynanmaktadır. Ama tüm Türkiye’ye hatta rahmetli Barış Manço sayesinde tüm dünyaya (1975’de Japonya Konseri’nde) adını duyuran… Hemen hemen tüm radyolarda,TV’lerde, tavernalarda, müzikhollerde, düğün-derneklerde, şenliklerde…söylenen türkünün adı “Dere Boyu Kavaklar” olup,sözleriyle, ezgisiyle öz be öz Giresun’a aittir.Bunun ezgisiyle oynanan oyuna da “Kolbastı” denir. Kaldı ki, Trabzonlu sanatçı Fuat Saka bile “Dere boyu kavaklar” diye başlayıp,daha sonra “Gidiyom Giresun’a/Kızlar meyhanesine…” ve “Espiye deresine/Taş köprü kurulacak…” şeklindeki dörtlüklerle türküsünü söylüyor. Nitekim TRT’de yayınlanan, sunuculuğunu can dostum sevgili İbrahim Can’ın yaptığı “Türkülerin Dilinden” adlı bir programda bu “Kolbastı” havamızı Fuat Saka seslendirmiş, Trabzonlu bir grup folklorcu da aslına uygun şekilde oynamışlardı. Bugün “Faroz Kesmesi” ya da “Hopdek” adıyla bilinen “Kolbastı” havası… Rahmetli Erkan Ocaklı’nın (ki,çok sevdiğim bir sanatçıydı.Cenaze namazını kılmamız da nasip oldu),Giresun’a ait “Dere boyu kavaklar” türküsünün sözlerini Trabzon’la ilgili başka sözlerle (Oynayalum uşaklar/Trabzon Kolbastısi… gibi) değiştirip, müziğin ritmini de hızlandırarak yeni bir düzenleme yapmasından başka bir şey değildir. Yine Ayhan Yüksel’in yazısında belirttiği üzere, bugün gençlerin oynadıkları oyun, “Kolbastı”nın Rock müziğe uyarlanmış yani otantiği bozulmuş halidir. Aralarında, devletin çizmiş olduğu idari bir sınırdan başka ayrılık-gayrılık olmayan “aynı tavanın balığı” iki kardeş ve komşu il arasında suni “senin-benim kavgasına” da bence hiç gerek yok. Nasıl ki, Doğu Karadeniz’in ortak oyunu “horon”,oynandığı illere veya ilçelere göre “Akçaabat Horonu”, “Sürmene Sallaması”, “Görele Tuzcuoğlu Horonu”…gibi özel adlarla anılıyor ise… Kolbastı da; “Trabzon Kolbastısı”, “Giresun Kolbastısı” gibi adlarla anılır, olur biter. Sonuçta “ne şiş yanar, ne de kebap”. Hatta biraz daha ileri gidelim. Eski bir folklorcu olan TİRDEF’in kurucu başkanı Çınar (Çetinkaya) dostumuzun da yazısında (medyatirebolu) belirttiği gibi, dileyen “Faroz Kolbastı Ekibi”, “Tirebolu Yeniköy Kolbastı Ekibi” gibi özel adlarla “Kolbastı” oyununu dilediği gibi icra eder. Konuya ilişkin akademik bilgilere dayalı daha ayrıntılı bilgi almak isteyenlere Ayhan Yüksel’in “Kolbastı Tartışmaları ve Geçmişe Bir Yolculuk” ve yine aynı konuyu uzlaşmacı bir üslupla ele alan Çınar Çetinkaya’nın “Kolbastı Oyunu ve Çekilen Bıçak” başlıklı yazılarını öneririm. “Dere Boyu kavaklar” (Giresun Kolbastısı) adlı ünlü türkümüzün sözleriyle yazımızı noktalıyoruz: “Dere boyu kavaklar Hadi gülüm yandan yandan Dere bayırı düzü Gidiyom Giresun’a (Bağlantı) (Hele hele kaymakamdan *) Espiye deresine (Bağlantı) Oy Bulancak Bulancak (Bağlantı) (*)Fuat Saka bu bölümdeki varyantın tekrarında bu mısrayı da ilave etmektedir. Seyfullah Çiçek’den… (*)Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu.(TDK Sözlüğü,Ankara,1975) SÖZÜN ÖZÜ: “Güneş balçıkla sıvanmaz” (Atasözü) Seyfullah ÇİÇEK Her hakkı saklıdır. Yazarının ve Serander.Net'in izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Bilgi için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Favorilerinize ekleyin
Bu yazıyı e-posta ile gönder
Hit: 1781 Geri dönüş(0)
Yorum (1)
![]()
lazutlar ve karşılama Yazar dursunali28, Aralık 13, 2009
seyfullah abi bu sitenin forumunda ordulu bi iki kişi lazutlar salkım saçak türküsüne uydurma iki kelime karıştırıp türkümüzü orduya mal etmeye çalışıyorlar.dediğin gibi güneş balçıkla sıvanmaz ama tabiki herkes tepki verip yanlışlıkları düzeltmeli
Yorum
|